*
Lakin CHP'nin alamet-i farikası olan bu saldırganlık bugün başlamadı, korkarım bugün de bitmeyecek.
Tıpkı 81 yıl önce, o zaman iktidar koltuğunu gasp etmiş bulunan CHP'nin yönlendirdiği kitlenin bir gazetenin kendilerince sakıncalı addedilen yönetim binası ile matbaasını basması ve masa ve makinalarına varıncaya kadar kırıp dökmesi olayında olduğu gibi.
Ne olmuştu o 4 Aralık 1945 günü Beraberce hatırlayalım.
Sol görüşlülerin yayın organı olan Sertellerin Tan gazetesi Sovyet taraftarlığı yapıyordu.
4 Aralık sabahı İstanbul Üniversitesi önünde yönlendirilen 20 bin öğrenci önce protesto yürüyüşüne geçti, ardından Cağaloğlu'nda Tan gazetesi ve matbaasının önüne kadar ilerledi.
Hedef gösterilen bu iki kuruluşu yakıp yıktıktan sonra vandallar bu defa Taksim'e kadar yürüdü ve buradaki yine sol dergi büroları ile kitabevlerini tahrip etti.
İlginç olan nokta, içlerinde sonraları solculuğa merak salacak olan İlhan Selçuk'un da bulunduğu göstericilerin ellerinde Türk bayraklarının yanı sıra Atatürk ve İnönü'nün resimlerini de taşımasıydı.
Kalabalık dönüp İstanbul Valiliğinin önüne geldiğinde bu defa CHP'li vali Lütfi Kırdar ve Cumhuriyet Halk Partisi lehine tezahüratta bulunacak ve gösteri burada sona erecekti.
Dahası, Sıkıyönetim Komutanlığı emrinde görev yapan Kâzım Alöç öyle bir iş yapmıştır ki, baskında Tan gazetesi matbaasını yıkan, yağmalayan kışkırtılmış gruplar yerine gazetenin sahipleri olan Zekeriya Sertel ve Sabiha Sertel ile yazar Cami Baykurt'u "hükümetin manevi şahsiyetini tahkir" suçlamasıyla tutuklamış ve bu isimlerin soruşturmasını yürütmüştür.
Yıllar sonra Başbakan olan Adnan Menderes TBMM'de bu feci olayı hatırlatacak ve
"Daha dün işlerine gelmeyen yayınları durdurmak için İstanbul'un göbeğinde matbaaları yakıp yıkan CHP değil miydi"
diye bu eylemin CHP'nin ezelden beri süregelen entrikalarının bir parçası olduğunu kamuoyuna hatırlatacaktı.
*
Aradan yıllar, yıllar geçti.
Türkiye çok partili hayata intikal etmiş, köprülerin altından nice sular akmıştı.
Aynı Kâzım Alöç pişman olmuş olsa gerek ki 13 Nisan 1967 tarihli Yeni Gazete'ye ifşaatında Tan gazetesi ve matbaasına yapılan baskın ve tahribatın bizzat CHP örgütü tarafından düzenlendiğini söyleyecekti.
Gazetedeki manşet tam da Aziz Nesin'in öfkeli bildirisinde dediklerini doğrular mahiyetteydi:
"Ey Türk faşisti!
Birinci vazifen Türk matbaalarını yıkmak, makinelerini ısırmak, demirleri dişleyip duvarlara saldırmaktır. Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli, gazeteleri çamurlara serip üzerinde ağzın köpürünceye kadar tepinmektir. Bu temel partinin hazinesidir."

31