Latif Bozdoğan

Latif Bozdoğan

Milat
Yaşam 426 yazı 1 takipçi

Anafartalar'dan Mavi Vatan'a

Conkbayırı'nda kurulan o stratejik mayanın bugünkü tezahürü: Basiret, Feraset ve İstiklal Mücadelesi Saat 04.30. Conkbayırı'nın taşlı yamaçlarında sabah sisi henüz dağılmamıştı. Gökyüzü maviye dönmeden önce, barut dumanından gri bir çarşaf gibi tepenin üzerine çökmüştü. Bir askerin avucundaki tüfeğin namlusu buz gibiydi; siperdeki toprağın kokusu,

Kelimeler eve dönmeden

Bir iskele kahvehanesinin buharlı camının ardında, aynı masayı paylaşan iki insan... Ellerinde aynı gazete, gözleri aynı satırlarda. Biri haberi okuyup bitirdiğinde yüzünde hafif bir tebessümle çayından bir yudum alıyor. Diğeri ise dişlerini sıkarak kâğıdı öfkeyle buruşturup masanın kenarına itiyor. İkisi de aynı vapuru bekliyor. Aynı gökyüzünün al

Eski harita yırtıldı yeni rota Ankara'dan geçiyor

Hint Okyanusu'nun ılık sularında demirleyen bir ticaret filosunun rotası değiştiğinde, Atlantik'in ötesindeki karargâhlarda alarm zilleri çalmaya başlar. İşte tam da böyle bir anın eşiğindeyiz. Gündelik siyasetin sığ sularında çırpınmak, anlık krizlerin rüzgârına kapılıp savrulmak her zaman en kolay yoldur. Ancak hakikati arayan bir zihin için asıl

Karanlığı hatırlattığı ışık

Ay, gece boyunca şehrin üzerinde sessiz bir nöbet tutmuş gibidir. Gümüş rengi ışığıyla çatıları, boş sokakları ve uykuya dalmış pencereleri aydınlatırken kimsenin dikkat etmediği bir hikâyeye tanıklık eder. Sonra yavaş yavaş ufka çekilir. Gökyüzünün lacivert örtüsü incelmeye başlar. Gece, sahneden ağır adımlarla ayrılan bir oyuncu gibi geriye doğru

Görmek ve anlamak arasında

Gözlerimiz her şeyi görüyor, ama gerçekten anlıyor muyuz İşte asıl mesele bu. İnsanlık tarihinin hiçbir döneminde bu kadar çok şey görmedi. Ekranlarımız her gün milyonlarca görüntüyle doluyor. Haberler, videolar, yorumlar, grafikler ve bildirimler kesintisiz bir akış halinde önümüzden geçiyor. Bir zamanlar bilgiye ulaşmak güçtü; bugün ise asıl güçl

Bazı şeyler hâlâ çalışıyor

Yokuş dikti. Bisiklet ağırdı. Gidona asılmış birkaç poşet, her pedal darbesini biraz daha zorlaştırıyordu. Durursam yeniden hareket etmek güçleşecekti. Tam o sırada arkamda bir araç belirdi. Bekledi. Sonra biraz daha bekledi. Korna çalmadı. Yokuş bitene kadar sessizce arkamdan geldi. Garip olan, bunun beni şaşırtmış olmasıydı. Oysa şaşırmamam gerek

Hayal yetmezliği çağı

Bir zamanlar insanlar ufka bakardı. Ufuk, yalnızca güneşin battığı çizgi değildi. Çocukların büyüdüğü, şehirlerin kurulduğu, yolların açıldığı ve medeniyetlerin filizlendiği yerdi. Bir çiftçi toprağa tohum bırakırken de, bir öğretmen sınıfın kapısını açarken de, bir genç geleceğe dair hayaller kurarken de gözünü biraz öteye dikerdi. Çünkü insanı ay

Haritanın zanaatkarları

Siyaset, sesi en çok çıkanların nefes tükettiği bir panayır alanı değil; yeryüzü fay hatlarını ve milletin kaderini ince ince şekillendiren ağırbaşlı bir zanaattır. Bu zanaatin hamuru, evvela kişinin kendi elleriyle yoğurduğu şahsi tezgahında sınanır. Kendi örsünde demiri tavına getiremeyen, kendi mesleğinin toprağını hakkıyla sürmeyen bir aklın, d

Fikir avluları

Aşağıda zümrüt yeşili, buz gibi sularıyla usulca ama derinden akan Neretva Nehri. Zamanın kimsesiz bir rüzgar gibi estiği, asırların acısını ve aklını o taş kavislerinde sırtlayan sarsılmaz Mostar Köprüsü'nün tam üzerindeyiz. Düşüncenin ve aklın yeryüzüne nasıl kök salacağını bulmak; işte bu iki yaka arasında, o eşsiz taş kütlesinin merkezinde duru

Ezberlenmiş geleceğin çöküşü

Kızgın kumların altında yeni bir çağın devasa kervansarayları inşa ediliyor. Uçsuz bucaksız çöller artık suya değil; milyarlarca cümlenin, eski hataların ve hesaplanmış ihtimallerin istiflendiği soğuk ve uğultulu hafıza silolarına ev sahipliği yapıyor. Bir zamanlar göğe bakıp toprağa tevekkülle tohum bırakan o ağırbaşlı vakar, yerini her bir fısılt

Yeni aklın kervansarayları

İnsanlık, asırlardır gücün menşeini yeryüzünün derinliklerinden çıkarılan, yandıkça tükenen kara sızıntılarda aradı. Hükmetme iradesi uzun bir süre coğrafyanın sunduğu o kaba enerjiyle sınandı. Şimdilerde ise ufuk çizgisi sessizce yer değiştiriyor. Hükümranlık artık sadece sınır boylarında tutulan nöbetlerle değil; aralıksız çalışan işlemcilerin, s

Mürai idollerin avlak anatomisi

Köklerin hafızasını yitirenler, kendilerine ışıksız dehlizlerden yeni kahramanlar yontuyor. Uluslararası basının manşetlerine bakılırsa, dünya kendine o sarsılmaz idolü buldu: Dario Amodei. Anlatılan o ki; Amerikan yönetiminin sert rüzgarlarına göğüs geren, devletin o ağır baskılarına boyun eğmeyi reddeden, inatçı ve cesur bir direnişçi var karşımı