Dinlen ki iki katını yap
Çok iş yapmak değil, enerjinizi hangi işe ayırdığınız verimliliği belirler; peki uyku ve dinlenmeyi stratejik araç olarak görmeyenler ne kaybediyor?
05.04.2026
112
Çok iş yapmak değil, enerjinizi hangi işe ayırdığınız verimliliği belirler; peki uyku ve dinlenmeyi stratejik araç olarak görmeyenler ne kaybediyor?
05.04.2026
112
Zihin durmaksızın sorular ürettikçe hakikat uzaklaşıyor; acaba sessizlikte bulduğumuz şey gerçekse, neden hala cevap aramaya devam ediyoruz?
04.04.2026
149
Küresel fırtına sarsarken, başkalarının kırılan dalları değil, kendi toprağına sıkı tutunmanın gücü belirleyecek mi geleceğimizi?
03.04.2026
106
Japonya Büyükelçisi'nin İskender sorusundan başlayan diplomasi yolculuğu, gerçekten de iki kültürü birleştiren sofrada yapılacak mı yoksa yazarın romantize ettiği bir hayali mi?
02.04.2026
103
Gürültü pazarında satılan körleşmeyi seçmek mi, asırlık sükûnetin gücünü idrak etmek mi—ya da tam tersi mi?
31.03.2026
101
Pazar sabahının telaşsız, kendi içine dönük sükûnetindeyiz. Belki elinizde sıcak bir çay bardağı, pencereden dışarı bakıyor ve sokağın bildik, yorgun ama aşina dinginliğini dinlemek istiyorsunuz. Ancak bu ıssızlık, ilkin ufuk çizgisini kemiren ağır ve soğuk hafriyat uğultusuyla bölünüyor. Ardından sokağın başından otomobiller geçiyor. Bir yanda hay
29.03.2026
153
Kadim bir dağ başında yakılan işaret ateşi, dumanıyla ufku boyarken sadece bir haberin değil; sarsılmaz bir kararlılığın ve toplumsal sükûnetin vakur müjdecisiydi. Şimdilerde o dumanın yerini; yeryüzünün görünmez katmanlarında süzülen, eşyaya yeni bir ruh üfleme deneyleri ve hakikati binlerce parçaya bölüp her milisaniyede yeniden birleştiren sessi
28.03.2026
109
Kuzeyden inen rüzgâr, İstanbul Boğazı'nın tuzlu nemine sadece soğuğu değil, etrafımızda kaynayan sınırların o ağır yanık kokusunu da taşıyor. Dalgalar kıyıya vururken suların altında yatan o eski coğrafya, dün sabah yeniden sınandı. 140 bin ton ham petrol. 27 mürettebat. İstanbul'a sadece 26 kilometre mesafede, geceyi bölen ağır bir patlama oldu. A
27.03.2026
159
Ağır, maundan oyulmuş bir karar masası. Üzerinde, sınırları binlerce kilometre öteden çizilmiş, kırmızı mühürlü bir dosya duruyor. Odanın sessizliğini bozan tek şey, sayfalar çevrildikçe havaya yayılan o keskin barut ve tuz kokusu. Kağıdın üzerindeki harfler, okuyan göze sadece duymak istediği o ninnileri söylüyor: "Halk ayaklanacak, rejim içeriden
26.03.2026
105
Geniş, loş bir salon. Ortada meşeden oyulmuş devasa bir masa ve masanın üzerine serilmiş, sınırları cetvellerle çizilmiş kıtalar. Karartılmış odanın tek ışığı, haritanın tam ortasına, ele geçirilmek istenen o bereketli topraklara vuruyor. Haritanın etrafında gezinen parmaklar şehirleri yutuyor, nehirleri kurutuyor. Büyük kararlar alınıyor, ağır bed
25.03.2026
123
Sert, tavizsiz bir çizginin taşa veya ahşaba kazındığı o ilk anı düşünün. Yuvarlak hatların o uysal rehavetini kökten reddeden, dik açıların o keskin kokusunu odaya yayan bir nizam. Kûfî, kâğıt üzerinde uslu duran, salt estetik bir leke değildir; aksine, tavanı omuzlayan bir sütun, odanın köşesine sinmiş koyu bir gölgedir. Siz sadece bir metin okud
24.03.2026
87
Sabahın kör ayazında, kalorifer peteği nefesini tutar. Binlerce kilometre ötede atılmış bir imzanın isli kokusu odaya dolmaya o an başlar. Soğuyan sadece demir değildir; bir coğrafyanın damarlarında dolaşan enerjinin nabzı usulca yavaşlar. Tahran'dan kesilen gazın faturası, İstanbul'daki bir sabah çayının buğusunu dondurmaya yetecek kadar ağırdır.
23.03.2026
123
380
336
331
326
314
292
292
276
276
265
© 2025