'Mükemmel anne' diye bir şey yok

Sarah Vaughan'ın romanından uyarlanan "Little Disasters", 6 bölümlük bir psikolojik gerilim dizisi. Paramount+'ta yayınlanan dizi, 'doğum öncesi kursu'nda tanışan dört kadın; Jess, Liz, Mel ve Charlotte'un 10 yıl süren dostluğunu merkeze alıyor. Dizide Jess karakterine hayat veren Diane Kruger ile Los Angeles'ta annelik, toplumun kadınlar üzerindeki dayatmaları ve yönetmen Fatih Akın'la dostluğu hakkında konuştuk.

Barbaros Tapan

Tuşların efendisi...

'Chopin, Chopin!' ünlü piyano virtüözü Frederic Chopin'in hayatından kimi kesitleri aktarıyor. Michal Kwieciński imzalı yapım sanatçının tüberküloza yakalandıktan sonra müziğe sığınmasını anlatıyor. Ana karakterini Leh aktör Eryk Kulm'un canlandırdığı çalışma, yaklaşık 17 milyon dolarlık bütçesiyle Polonya sinema tarihinin en pahalı ikinci filmi olmuş.Paris, 1830'lar...

Uğur Vardan

Zeynel Emre'nin soruları...

2050 yılında -o da doğum kontrolde gerekli başarı sağlanırsa- dünya nüfusunun 10 milyara ulaşacağı varsayılıyor. Küremizdeki fırsat eşitsizliği insanlığın geleceğini belirleyen ana etmenlerden biri olarak karşımıza çıkıyor: Bölgesel, aynı ülke içinde bile yer alabilecek coğrafi ve toplumsal eşitsizlikler üç temel başlığı oluşturuyor. Böyle bir nüfus artışı içinde geleceğin en büyük sorunlarından

Eren Aysan

Nerede GoT nerede A Knight...

Game of Thrones sekiz sezon boyunca alfa karakterlerle tarih yazarken, A Knight of the Seven Kingdoms alfasız yapısıyla seyirciyi, bir çırak şövalyenin "adam olmasını" izlemek için sabır testine sokuyor.HBO Max yapımı Game of Thrones, yalnızca sürükleyiciliğiyle değil; oyuncu kadrosundan görsel efektlerine, prodüksiyon tasarımından

Sema Sezen

Altın Koza'da seyirci izdihamı vardı

Adana Altın Koza Film Festivali'nin ikinci günü İstanbul'un keyifsiz havasından Adana'nın fön makinesinden çıkmış kadar yakıcı sıcağına dalmak eski günleri hatırlattı. Şakirpaşa Havalimanında İstanbul uçağını çelenklerle karşılayan ve herkese karanfiller-güller uzatan o şenlikli kalabalık sıcağı unutturur, farklı bir insan karakteriyle muhatap olacağınızı daha o saniye hissettirirdi.

Coşkun Çokyiğit

Neyi unuttuğunu hatırla…

Sinemanın bir misyonu da hatırlatmaktır. Geleceğe değil sadece, bugüne de… Geçmişi değil sadece, yarını da hatırlatmaktır… Neyi unuttuğumuzu hatırlamamız için sinemaya tutunmak gerek. Yani ben öyle yapıyorum (Genel manada olumsuz olacak her şeye karşı sinemaya tutunuyorum ama neyse…). İnsanoğlunun umudunun tükendiği anda, her şeyin bittiğini ya da bitmesi

Abdulhamit Güler