Nerede GoT nerede A Knight...

Game of Thrones sekiz sezon boyunca alfa karakterlerle tarih yazarken, A Knight of the Seven Kingdoms alfasız yapısıyla seyirciyi, bir çırak şövalyenin "adam olmasını" izlemek için sabır testine sokuyor.

HBO Max yapımı Game of Thrones, yalnızca sürükleyiciliğiyle değil; oyuncu kadrosundan görsel efektlerine, prodüksiyon tasarımından yönetmenliğine kadar her aşaması titizlikle inşa edilmiş ve dizi tarihinin en profesyonel yapımlarından biri olarak öne çıktı. Sekiz sezon boyunca devasa bir evren kurarak izleyiciyi politik entrikalar, mitolojik tehditler ve görkemli savaş sahneleriyle etkiledi.

House of the Dragon da GoT kadar olmasa da aynı şekilde izleyiciyi doyuran bir yapım oldu. GoT hayranlarının iple çektiği Spin-off'u A Knight of the Seven Kingdoms ise şahsen beni hayal kırıklığına uğrattı.

FİZİK VAR AURA YOK

GoT izleyicisinin temel beklentilerinden biri, anlatının merkezinde alfa bir ana karakterin belirmesiydi. Ancak dizide ana karakter dahil bir tane bile alfa göremedim. The Knight of the Seven Kingdoms, Game of Thrones'un inşa ettiği alfa evrenine bilinçli olarak ters düşüyor.

Bu da başrolü (Dunk) insani kılıyor ama etkileyici yapmıyor. Gücü değil iyi niyeti, iktidarı değil ahlaki doğruluğu merkeze alıyor tamam ama bu GoT izleyicisini tatmin etmiyor. Başrol Dunk, fiziken güçlü, dürüst ve temiz kalpli bir çırak şövalye olsa da, GoT evreninin gerektirdiği karizmayı ve tehdit hissini taşımıyor. Yani bir "Höt" desen olduğu yere sinecek gibi duruyor.

BÖLÜM SÜRELERİ ÇOK KISA

Henüz 2 bölümü yayınlanan A Knight of the Seven Kingdoms'ın bölüm sürelerini de çok kısa tutmuşlar. İlk bölüm 42 dakika, ikinci bölüm 33 dakika. Dizi zaten ilerlemiyorken bir de sürelerin kısalığıyla izlenmenin sürekliliğini getirmeyi zorlaştırıyor. Dizi kötü değil ancak bir GoT evreninin dizisi de değil. Nerede o ters köşeler...