Umut Öztürk

Yeni Birlik

Parasosyal – Yılın kelimesi

Birçoğumuz için çok da alışık olmadığımız bir ifade: Parasosyal. Parasosyal ilişki, bireyin hiç tanımadığı fakat medya üzerinden sürekli gördüğü bir kişiye, sanki gerçekmiş gibi hissettiği tek taraflı yakınlık ilişkisini ifade ediyor. Uzun yıllar radyolarda ve televizyonlarda yaptığım programlarda, takipçilerimin bana yaklaşımlarından bu duyguya ai

Zihinsel gürültü, kendi sesimizi duyamaz hâle geldik

Dijitalleşen dünya ile birlikte ekranımıza düşen haberler, görüntüler ve etkileşim çılgınlığı bizi bambaşka bir hâle dönüştürdü. Güne başlar başlamaz elimize aldığımız telefonla zamanın nasıl akıp geçtiğini fark etmiyoruz. İzlediğimiz her bir görüntünün anlık olarak bize dopamin salgılatması, o evren içerisinde kalmamızı sağlarken; daha sonrasında

Yılın kelimesi

Her yıl seçilen "yılın kelimesi", aslında yalnızca bir sözcük tercihinden ibaret değil. Bir yıl boyunca yaşadığımız duyguların, toplumsal ruh hâlinin, huzursuzlukların, umutların ve belirsizliklerin yansımasını içinde taşıyor. Hayatımız üzerindeki etkisi o kadar büyük ki; kullandığımız kelimeler gündelik yaşantımızda, birbirimize hitap etme biçimim

Dijital itaat: Beğen tuşuyla onaylanan hayatlar

Artık hayatımızın içinde yaptığımız eylemlerden kullandığımız ifadelere, gittiğimiz yerlere, giyim tarzımıza ve hatta yaşam felsefemizin tamamına yön veren şey; sosyal medyada bize uygulanan etkileşimler. Aldığımız her beğeni, beynimizde yaptığımız eylemlerle ilgili olayın derinliğine iniyor. Beğeni almadığımız herhangi bir durumda ise kendimizi gü

Empati adaleti: Dinlemeden yargılamak

İletişim evreninde en önemli olgulardan biri etkin dinlemektir. Sosyal medyada, haberlerde, hatta aile içi diyaloglarda bile birbirimizi gerçekten dinlemiyoruz. Dinlemeden hüküm veriyoruz. Oysa adalet, empatiyle başlar. Dinlemek; adil bir toplumun da temelidir.Her şeyin bu kadar manipüle edildiği bir dönemde, sosyal medyada gördüğümüz herhangi bir

Mutluluk esareti: Konfor alanı

Son zamanlarda hepimizin dilinde bir "konfor alanı" var. Kendimize ait bir mutluluk alanından bahsediyorum aslında. "Kendimize ait" derken, çoğu zaman başkaları tarafından çizilmiş olguları tamamladığımızda bir konfor alanına ulaştığımızı, mutlu olduğumuzu düşünüyoruz. Çünkü birileri bizim adımıza bambaşka tanımlamalarla "Bunu yapmalısın, buraya gi

İstanbul'un başarılı valisi

Dünyanın en büyük metropollerinden biri olan İstanbul; milyonlarca insanın yaşadığı, yurt içi ve yurt dışından pek çok turistin ziyaret ettiği muhteşem bir şehir. Böylesine büyük metropollerin yönetimi, ciddi bir sorumluluk ister.En son kendileriyle Cumhuriyet Bayramı resepsiyonunda karşılaştık. Sayın Valimizin, değerli eşlerinin ve ekibinin ev sah

Artık hiçbir şeye şaşırmıyoruz

Dijital dünya ile birlikte duygusuzluk çağı başladı diyebiliriz. Her şey normalleşti; ekranımıza sıkça düşen görüntülerle savaşlar, ölümler, felaketler, katliamlar sıradanmış gibi hissediyoruz. Toplumun duygu eşiği değişti. Çok fazla olumsuz habere maruz kalmamız, duyarsızlaşmamıza sebep oldu. Bu alışma süreci, yaşadığımız olayları normalmiş gibi a

Gazze'yi unutma

Gündemde olduğunda hepimizin odaklandığı konular dikkatimizden kaçmıyor. Ancak kamuoyunun üst başlığından düştüğünde, insanların aynı hassasiyeti sürdürmediğini görüyoruz. Gazze'de bir ateşkes süreci sağlanmış gibi görünüyor. Katliamın durması, vicdani ve insani anlamda çok önemli ve kıymetli.Diğer taraftan koca bir şehrin yıkıldığını, adeta enkaz

Güzel konuşmanın gücü

Güzellik göreceli bir kavram, tıpkı "güç" kavramı gibi. Ancak bugünlerde hepimizin özellikle dikkat etmesi gereken bir şey var: Dil. Sokakta, siyasette, gündelik yaşantıda, hatta dijital mecralarda kullanılan dil ve üslup giderek daha gergin ve saldırgan hale geliyor. Düşüncelerini karşı tarafa aktarmaya çalışan insanların bu dikkatsizliği, büyük i