Ragıp Karadayı

Ragıp Karadayı

Türkiye
Yaşam 671 yazı 2 takipçi

"İnsan ışığı arkasına alırsa kendi gölgesi önüne düşer!"

Karanlık sokaklarda rahat yürüyebilmek için çıralardan bir fener hazırlamış, getirmiş. Baba önde oğul arkada yürümeye başlamışlar.Babasının ebedî saadeti için bu noktaya gelmesi bir fırsatmış akıllı evladı için. "Ne yapmam lazımsa onu hemen yapmalıyım" diye düşünmüş şöyle cevap vermiş:"Babacığım, ne güzel karar! Bunu sonraya niçin bırakıyorsun, sen

"Pek yakında Sultan'ımızın fermanını duyarsınız..."

"Kendimize itimadımız elbette tamdır yiğidim! Lakin düşman 'ben geliyorum' diyerek delikanlıca karşımıza çıkmıyor, çıkmaz da!"Dinleyenlerden biri fazla dayanamayıp söz istedi:"Efendim! Öyle bileğimizi bükebilecek kuvvetli kimler var ki Etrafımızdaki küffarın cümlesini de tanıyoruz! Gelecekleri varsa görecekleri de vardır!""Kendimize itimadımız elbe

"Sultanındediğini yapmak için yarış içinde olmalısınız!"

"Gençler, sakın unutmayın! Yıldırım Han'ımızın büyük hedefleri var! Ya onlara layık olur ya da hepten ziyan olup gideriz!.."Süleyman Çelebi konuşuyor, kalabalık dinliyordu."Gençler, sakın unutmayın! Yıldırım Han'ımızın büyük hedefleri var! Ya onlara layık olur ya da hepten ziyan olup gideriz. Fırsatları kaçırmamak lazım, bir daha ele geçmeyebilir!

Ayakları ondan habersiz çoktan hareketlenmişti...

Eski günleri hatırladıkça keyifleniyor, Müslümanlara yapılan zulümleri hatırladıkça da yüzü daha da buruşuyor, iki tabiatlıymış gibi farklı biri olup çıkıyordu.Senelerce gidip geldiği yollarda ne çok hatıraları vardı. Aşinası olduğu medreseyi karşısında görünce çok hislendi. Gözleri nemli durdu, önünde yükselen taş binaya baktı baktı... "Gençliğimi

Karıncamisali, küçük bir fedakârlık...

Hane-i saadetlerine geç döndü Doğan Bey. Karınca gibi tarafını belli etmişti. Fedakâr yiğitlerin gür sesleri peş peşe yankılanıyordu: "Ben de varım, ben de..." sesler de sayısı da gittikçe artarak büyüyordu.Neredeyse bir saat bile sürmeden onlarca genç yiğit toplandı. Niyet ve gayretleri bir nameye yazıldı ve Yıldırım Han'a ulaştırılmak üzere en ya

"Ağlamanız için değil, tedbirli olmanız için anlattım…"

Görünmez devletler Osmanlıya harp mi ilan etmişlerdi de kimsenin haberi yoktu Bu hadiseler ne mânâya geliyorduBüyümüş gözlerle etrafına baktı, tanımadığı niceleri de hareketsiz ve hissiz öyle taş kesilmişlerdi. "Az değil sayısız yerlerinden bıçaklamışlar, baldıran zehiri içirmişler, aç ve susuz bırakmışlar..." dedi, orta yaşlardaki biri.Acaba bu ya

Gece gündüz, zahmetliçekimler yapıyoruz...

O kâbus dolu gece "uyuyamadım" desem yalan söylememiş olurum. Sabaha kadar yatağımda döndüm durdum.Benim gözüm yırtıcı kuşta ama aklım nineciğimin anlattıklarında. Duru ve kuvvetli kanat çırpışları, birbirlerine olan ani davranışları insanı hayran bırakıyor, bu harikulâdeliğe imreniyor insan elinde olmadan. Bu sakin tabiat köşesinde, ninemin anlatt

"Nineciğim, bunları bana niçin anlatıyorsun şimdi!."

"Bak Ragıb'ım! Bir ana baba, nene ve dedeleri de sayabilirsin, evladına alacağı hanımı rastgele seçmez!"Şu ormanın ayısı,Artar her yıl sayısı,Hayırlı işimizeHayır demez dayısı.***Ninemin çağırmasıyla; o müşfik sesi duyar duymaz, tek odamızın, tek penceresine koştum. O; Mevlüt Ustaların damına çoktan varmıştı. Yolun kenarındaki taş duvarın üstüne mi

Şirin ilçemizin maddi ve manevi güzellikleri saymakla bitmez...

Kuzulardan, danalardan yapılan enfes cağ kebaplarını;bir de kültür zenginliği, manevi değerleriyle ayrı bir diyarda olduğunuzu hissediyorsunuz.Bol oksijenli havası, şifa olsun diye yiyebileceğiniz çiçek balı, tereyağı, sütü, kaymağı, civil gök peyniri ve mis gibi yaylalarda otlamış, kuzulardan, danalardan yapılan enfes dönerleri, cağ kebapları, bir

"Bu kızcağızı çok beğendim gelin edeceğim kendime..."

Rahmetli nenem; âlime bir hanımefendiydi. Bir bakışta kimin ne olduğunu; ferasetiyle anlar, ona göre muamele ederdi.Al giyip allanıyor,Bal yiyip ballanıyor,Ninesinin torunu,Beşikte sallanıyor.Babamın mesleği icabı sık sık köy değiştirmesinden olsa gerek ebeveynlerimiz insan sarrafı olmuşlardı. Hele rahmetli nenem; âlime bir hanımefendiydi. Bir bakı

Doğan çocuklar vaktinde nüfusa kaydedilmezdi...

Personeldeki arkadaşlarımız sicillerimizi kaydederken hanımımın yaşının benden büyük olduğunu fark etmişler. Pek de merak etmişler.O zaman ben de dramalardan Mesul Genel Müdür Yardımcısıydım. Personeldeki arkadaşlarımız sicillerimizi kaydederken hanımımın yaşının benden büyük olduğunu fark etmişler. Pek de merak etmişler. Umumiyetle erkekler hanıml

Sabrıma sabırlar ekliyorum...

"Çok küçük yaşta evlenmişsiniz. İbret olabilecek hadiseler yaşamışsınızdır mutlaka."Bu gece uzun ve derin bir soluktur. Bir derin iç çekmesidir. Huzurdan, saadetten doğan, tatlı bir baş dönmesi gibi bir şeydir. O anlatılmaz, sadece yaşanır...Bu nûrlu gece şimdi korku vermeyen bir düzlükte yayılmakta, kalp, beklenen bir mutlu sona doğru çarpmakta, s