Kültür-Sanat

Zangoçluk Edenler

Yaz boyu seyrek seyreden İstanbul trafiği geçtiğimiz hafta yeniden yoğunlaşmaya başladı. Yazlıkçılar yazlık, deniz, kum ile vedalaşmaya; köylüler bağlarını, bostanlarını bozup araçlarının bagajlarına kışlık erzaklarını doldurup köylerinden ayrılmaya başladı. Her ayrılma ve veda büyük şehirlere yol almak demek. Bundan en çok payını alan da İstanbul.İstanbul reklam

Ali Barskanmay

Milli eğitim müdürünün hanımı

Yıllar evvel, göreve başlayan bir bakanın hanımına, bir grup akademisyen hanım, "hayırlı olsun" ziyâretine gitmiş. ("Akademisyenler, böyle saçma bir şeyi niye yapıyorlar" sorusu dilimin ucuna geldi ama anlatıcı bozulmasın diye sormadım.) Hoşbeşten sonra içlerinden birisi, gaflete düşüp yüksek tahsili olmayan bakan eşine, uzmanlık alanını sormuş. Bakan eşi, başlamış saymaya:

Kerime Yıldız

Dermanı dertte arayan ses

Bazı sözler insanın içini aşan bir yerden gelir.Bir sır gibi iner gönle."Derman arardım derdime, derdim bana derman imiş."Bu ses Niyâzî-i Mısrî'nindir.17. yüzyıl Malatya'sında başlayan bir yolculuk... Medresenin disiplinli bilgisiyle yoğrulmuş, fakat öğrendiklerinin ardında daha derin bir hakikatin peşine düşmüş bir gönül.

Bekir Fuat

Muhsin Mete ya da Muhsin Mete...

Bazı insanlar hayatın ve kalplerin gizli kahramanıdırlar. Biz onların varlığında aradıklarımız kadar bulduklarımızın da şuuruna ereriz. Hiç şüphesiz Muhsin Mete ihtirassız fakat kelimenin tam manasıyla sakin bir idealistti. Nahif mizacı kişiliğini inceden örerken savunma hallerinde kendiliğinden sertleşir ve onda aşılması zor bir sur yüksekliğine evrilirdi. Sevdiğini karşılıksız ve hasbi olarak

Ömer Erdem

Yüz altı yıl sonra Sevr'i kendimiz konuşturuyoruz

Yeni sürecin iyilik getirmeyeceği basit bir şüphe veya kuruntu değildir. Baştan beri itiraz sebepleri ve gerekçelerini anlatanlara kulak vermek gerektiğine dikkat çekiyoruz. Komisyon, raporu ve arkasından gelen gizli saklı isli puslu kanun konuşuluyor. Yangından mal kaçırır gibi davranılıyor. Şeffaflık yok. Kamuoyu olanı biteni bilmiyor.Sokak tepkilerinin cılız görünmesine

A. Yağmur Tunalı

Kızıltoprak'ta bir Karzeg prensesi

Bütün bunlardan Bezmigül Dilber Hanım'ın '31 sonbaharı ile '32 yazı arasında vefât ettiği ortaya çıkıyor. Biliyorum, bayram değil, seyran değil, muharrir niçin Bezmigül Dilber Hanım'ı diline doladı diyeceksiniz. Bizim Kızıltopraklı Bezmigül Dilber Hanımımız Sultan II'nci Abdülhamid'in ikinci zevcesi Bedrifelek Kadınefendi'nin ablasıdır. Şunu da söyleyeyim, Bezmigül Dilber Hanım Çerkes sülâlerinden Karzeglerin prensesiydi.

Taner Ay

Yapay zekâ, robotlar ve özgürlük

Yapay zekâ ve robot teknolojilerindeki gelişmeler inanılmaz boyutlara ulaştı. Peki bu ilerleme bize ne getirecek Çevremizdeki savaşlar, klasik savaş anlayışının da köklü bir değişime uğradığını gösteriyor. Bugün savaşlar yalnızca insan gücü, tanklar ve uçaklar üzerinden değil; insansız sistemler, algoritmalar, sensör ağları ve otonom karar mekanizmaları üzerinden de tartışılıyor.

Şenol Kaluç

Artık hiçbir şey

Zamanı ölçmek, saymak, bölmek ne zor iş. Masalarda, duvarlarda, ekranlarda çeşit çeşit bunca takvim. Cepte, duvarda, meydanda bunca saat. Hepsi ne içinBazen yan yana duran iki kişi, başka mevsimleri bölüşür. İnsan bir gün kendi miladını bulur. Herkesin takviminde başka bir isim durur."Sen gittin, tarih bitti, milat neyi açıklayabilir" demişti Mevlana İdris. Koca bir takvim aniden biter bazen.

Enes Batman