Kültür-Sanat

Kekik kokulu bir mayıs günü

Kasım günleri bitti. Hızır günlerinin ikinci haftasını devirdik. Dışarıda gülün üşümediği vakitlerdeyiz. Tevfik Fikret, mayıs ayını, "sâf u dilber şûh u sevdâkâr bir köylü kızdır" diye târif ediyor. O hâlde bu köylü kızının en saf hâli, kırda bayırda, hattâ yaylada görülür.Geçen hafta yağmurdan fırsat bulduğumuz bir gün İznik'in Hacıosman Yaylası'na doğru

Kerime Yıldız

Bir ruh olarak Türkiye

Dünyada hiç görmediğimiz, hiç tanımadığımız insanlar hakkında bir kanaat taşırız.Hiç İngiliz görmemiş olabiliriz ama herkesin zihninde bir "İngiliz imgesi" vardır. Bu imgeyi besleyen hafıza, günlük tecrübemiz değil, tarihtir.Tarihin ayrıntıları bilinmese de onun ruhu sezilir.Biz "İngiliz" derken sokakta gördüğümüz bir turisti değil, tarih içinde oluşmuş bir siyasî aklı kastederiz.

Bekir Fuat

Benzemek mi ayrışmak mı

Şiirimiz adına sadece Tanzimat ile başlayan yeni dönemde değil daha eskide de bir dizi zihniyet ve estetik ayrışımlarına sahibiz. Şeyh Galib'in Hüsn ü Aşk'ına bakarak bile kimin nerede kimden ayrıldığını, kendi yolunu nasıl tuttuğunu görebiliriz. Nabi'nin başını çektiği 'dünya fani ahiret baki' mottosu da kendince hikemi bir yol geliştirmiş ve estetik olduğu kadar düşünsel

Ömer Erdem

Yaşadığımız bozgunun merkez üssü

On beş yıl önceydi. Kavga Günleri kitabımda yeni muktedirlerin davranışlarının sistematiğini nitelemek için din dilini kullanarak "nifak siyaseti" demiştim. Bazı dostlarımız o zaman ağır bulmuşlardı. Şimdi yetmez diyorlar. Çünkü dinden yürüyenlerimizin hemen tamamına yakını, Allah adıyla ve Allah adına konuşarak yanlışlarını da Allah'a yüklüyorlar. Sorumsuzca hüküm verme, yargılama ve hakka girme başta, dedikodu, gıybet, iki veya çok yüzlülükle görünüyorlar.

A. Yağmur Tunalı

14 Mayıs 1950'den günümüze: Demokrasi, vesayet ve siyasal meşruiyet...

14 Mayıs 1950, Türkiye'nin demokratikleşme tarihindeki en önemli dönüm noktalarından biri olarak kabul edilir. Bu tarihte halk, ilk kez seçim sürecine etkili biçimde katılmış ve iktidar sandık yoluyla el değiştirmiştir.Söz konusu önem yalnızca Demokrat Parti'nin iktidara gelişiyle sınırlı değildir. Uzun yıllardır ülkeyi yöneten Cumhuriyet Halk Partisinin seçim sonuçlarını

Şenol Kaluç

Özcan'dan yeşil erik turşusu Baylan'dan kup griye

Vahi Öz'ü '69'un Şubatında kaybetmiştik ama her gece rüyâlarıma "Bekâr Odası" filmindeki '48 model yıllı ve 34 EE 019 plakalı sarı bantlı Dodge arabasıyla park ediyor, yanındaysa dudaklarından düşürmediği Sipahi Ocağı sigarasıyla Kâzım Külduman oluyordu. Okuma yazma bilmediğinden ehliyet alamayan Kâzım Külduman ağabeyimiz ona Süleyman değil de Sülüman diyordu. Yanılmıyorsunuz,

Taner Ay

Tabiat, Tefekkürün Mektebidir

İnsan Yayınlarından Cemal Atabaş çevirisiyle çıkan Rubert Spira'nın "VARLIK FARKINDALIĞINI KEŞFET" kitabında Spira :"Dünyanın içinde yürüyen bir beden değiliz. Beden ve dünya bizim içimizden akmaktadır." diyor. Geçtiğimiz hafta şehrin ve işin keşmekeşliğinden kaçıp tabiatın koynuna sığındım. Erzurumlu Emrah'ın dediği "Bahçenin kapısın açtım /Sanırsın cennete düştüm." misali bir tabiat.

Ali Barskanmay

Artık hiçbir şey

Zamanı ölçmek, saymak, bölmek ne zor iş. Masalarda, duvarlarda, ekranlarda çeşit çeşit bunca takvim. Cepte, duvarda, meydanda bunca saat. Hepsi ne içinBazen yan yana duran iki kişi, başka mevsimleri bölüşür. İnsan bir gün kendi miladını bulur. Herkesin takviminde başka bir isim durur."Sen gittin, tarih bitti, milat neyi açıklayabilir" demişti Mevlana İdris. Koca bir takvim aniden biter bazen.

Enes Batman