Kültür-Sanat

'Kanunlar olmadan da iyi biri olarak yaşayabilirdi!'

Başlık, bir Güney Kore filminde geçen bir konuşmadan alındı. Hamile bir kadın, trafik kazasında kaybettiği eşini tarif ederken ağzından bu cümleler dökülüyordu. Biz ise yıllardır iyi olmayı bir dine, inanca, ideolojiye bağlamayı gerekli görüyoruz. İyi olma ile kendi inancımızı, aidiyetimizi bir tutma hâli genel bir hastalığımız.Yol üstünde gördüğümüz işaretler, bizim insanlar

Şenol Kaluç

Jilet Yılmaz ortalar, Alpay ağları havalandırırdı

'73 veya '74 yazı olmalı, toprak sahada şöhretlerin her akşam üstü mavi sarılı Taç Spor'un veya kırmızı beyazlı Tan Spor'un şöhretler karması ile maç yaptığı şeker şurubu renklerindeki günlerden bahsediyorum. Yeşil sahaların şöhretlerini geçin, onların kadrosunda sahne dünyasından Alpay ve Metin Ersoy mutlaka olurdu. Alpay yeşil beyaz çubuklu formasıyla doksan dakika boyunca

Taner Ay

Yazılanın hemen her şeyi fakat yazanın hiç kimsesi...

Nesnenin iktidarında öznenin hükmü kalmaz. İmalat ile yaratım arasındaki çizgi silinir. Nesne yüceltilirken onu ortaya çıkaran varlık bilinçle bastırılır. Nesneyi değerli kılan alım satım değeridir. Piyasa tecrübesiyle ölçülüp biçilmiş ve risk oranını düşürülmüştür. Dünyada bölge bölge değişse de 'değerleri yerine oturmamış' toplumlarda özellikle nesnenin önemini belirleyen kalite

Ömer Erdem

Develerin üstündeki şeref

Rahmetli Mehmet Doğan, Suudların Kâbe'nin etrafını ne hâle getirdiğini ısrarla yazardı."Umreye veya hacca giderken gerçekten Kâbe'ye mi gidiyoruz Mekke, Mekke olmaktan çıkmış, bir Amerikan şehrine benzetilmiş. Kâbe dışında değişmeyen hiçbir şey yok. Kapitalizmin zincirleme otellerinin reklamları gözleri kamaştırıyor. Kâbe'yi, Haremin içine girmeden göremiyoruz

Kerime Yıldız

Göç eden kelimeler

Şiir sessizce gelir. Gölgesiz, telaşsız, su gibi... Ne yüksek sesle bağırır, ne büyük iddialar taşır. Sadece akar.Sanki suyun ayak sesi...Sohrab Sepehri'nin (1928-1980) şiirleri hayata böyle bir sesle dokunur.Gürültünün uzağında durur. Sözü sessizce kurar.Kaşan'da doğmuştur. Şiirinde hep daha derin, daha içsel bir yurt arar:

Bekir Fuat

Memlekette yağma ve talandan geçilmez oldu

Neden ve nasıl bu duruma düştüğümüzü iyi anlamak lazımdır. Adım adım 16 yılda bugünlere geldik. Kısadan söylenecek kök sebep, kuralların yok sayılması veya birilerine işlemez hale gelmesidir. Yoksa gücü yetenin yettiğine çökmesi, o kurumu bu makamı kendisi için kullanması ve suistimallere girişmesi nasıl mümkün olabilirdiBu anarşinin sürmeyeceği, sürdürülemeyeceği kesin

A. Yağmur Tunalı

Okulu Şiddet Sarmalından Nasıl Kurtarabiliriz

Maalesef Maraş olayından sonra okullarda şiddete başvurmak yol oldu. 15 Nisan 2026'da yaşanan olay şiddete meyilli çocukların kulağına kar suyu kaçırdı. Şeytanın aklına gelmeyeni hayata yeni filiz veren, bıyıkları terleyen, geleceğe dair umutları olan, hayatta beklediklerini bulamayan öğrencilerin aklına getirdi. Şiddet şiddetle çözülemez. Daha sıkı güvenlikle azalabilir ama çözülemez. Şiddet, şiddete giden yolları bulup bu yolları tıkamakla engellenir.

Ali Barskanmay

Artık hiçbir şey

Zamanı ölçmek, saymak, bölmek ne zor iş. Masalarda, duvarlarda, ekranlarda çeşit çeşit bunca takvim. Cepte, duvarda, meydanda bunca saat. Hepsi ne içinBazen yan yana duran iki kişi, başka mevsimleri bölüşür. İnsan bir gün kendi miladını bulur. Herkesin takviminde başka bir isim durur."Sen gittin, tarih bitti, milat neyi açıklayabilir" demişti Mevlana İdris. Koca bir takvim aniden biter bazen.

Enes Batman