Kültür-Sanat

Soru çalmak değil, soru çalınmasına itiraz etmemek

Zaman zaman çeşitli mecralarda FETÖ bağlantılı itiraflar önümüze düşmekte. Yakın zamandaki itiraflardan birisinde, askerî okullara yıllarca nasıl soru çalarak öğrenci yerleştirildiğinden bahsediliyordu. Bu tür itirafların çoğunda samimi bir pişmanlık görmediğimi belirtmem gerek.FETÖ'nün yaptığı hilenin aslında çok daha farklı ve komplike bir yüzü var. Bu soru çalarak,

Şenol Kaluç

Mâzîyi renk cümbüşü yapan yıllar...

Chevrolet Bel Air kadar Chevrolet Impala da yaygındı. Chevrolet Impala'nın Aspen yeşili, dağlık yeşili, buz mavisi, liman mavisi, taç safiri, gotik altın ve Inca gümüşü '59'lardaydı. Ama '60 model yıllılarında daha fazla renk seçeneği vardı.Geçen haftaki zamanda yolculuğumda en son Kızıltoprak mahallindeki Depo

Taner Ay

Dostluk üzerine...

Michel de Montaigne'nin Denemeler'ini kitaplığımda arayıp buldum. Nihayet, İsmail Yerguz'un çevirisiyle eksiksizce okuma imkanına kavuşmuştuk onu. Nicedir dostluk üzerine düşünüyorumdum. Araba kullanırken, vapurda yolculuk ederken, mevsim geçişlerindeki ince detayları düşünürken. Fakat en çok da etrafımızı çeviren insan ilişkilerine dikkat kesilirken daha bir meşgul oluyordum.

Ömer Erdem

Zangoçluk Edenler

Yaz boyu seyrek seyreden İstanbul trafiği geçtiğimiz hafta yeniden yoğunlaşmaya başladı. Yazlıkçılar yazlık, deniz, kum ile vedalaşmaya; köylüler bağlarını, bostanlarını bozup araçlarının bagajlarına kışlık erzaklarını doldurup köylerinden ayrılmaya başladı. Her ayrılma ve veda büyük şehirlere yol almak demek. Bundan en çok payını alan da İstanbul.İstanbul reklam

Ali Barskanmay

Dermanı dertte arayan ses

Bazı sözler insanın içini aşan bir yerden gelir.Bir sır gibi iner gönle."Derman arardım derdime, derdim bana derman imiş."Bu ses Niyâzî-i Mısrî'nindir.17. yüzyıl Malatya'sında başlayan bir yolculuk... Medresenin disiplinli bilgisiyle yoğrulmuş, fakat öğrendiklerinin ardında daha derin bir hakikatin peşine düşmüş bir gönül.

Bekir Fuat

Milli eğitim müdürünün hanımı

Yıllar evvel, göreve başlayan bir bakanın hanımına, bir grup akademisyen hanım, "hayırlı olsun" ziyâretine gitmiş. ("Akademisyenler, böyle saçma bir şeyi niye yapıyorlar" sorusu dilimin ucuna geldi ama anlatıcı bozulmasın diye sormadım.) Hoşbeşten sonra içlerinden birisi, gaflete düşüp yüksek tahsili olmayan bakan eşine, uzmanlık alanını sormuş. Bakan eşi, başlamış saymaya:

Kerime Yıldız

Yüz altı yıl sonra Sevr'i kendimiz konuşturuyoruz

Yeni sürecin iyilik getirmeyeceği basit bir şüphe veya kuruntu değildir. Baştan beri itiraz sebepleri ve gerekçelerini anlatanlara kulak vermek gerektiğine dikkat çekiyoruz. Komisyon, raporu ve arkasından gelen gizli saklı isli puslu kanun konuşuluyor. Yangından mal kaçırır gibi davranılıyor. Şeffaflık yok. Kamuoyu olanı biteni bilmiyor.Sokak tepkilerinin cılız görünmesine

A. Yağmur Tunalı

Artık hiçbir şey

Zamanı ölçmek, saymak, bölmek ne zor iş. Masalarda, duvarlarda, ekranlarda çeşit çeşit bunca takvim. Cepte, duvarda, meydanda bunca saat. Hepsi ne içinBazen yan yana duran iki kişi, başka mevsimleri bölüşür. İnsan bir gün kendi miladını bulur. Herkesin takviminde başka bir isim durur."Sen gittin, tarih bitti, milat neyi açıklayabilir" demişti Mevlana İdris. Koca bir takvim aniden biter bazen.

Enes Batman