Kültür-Sanat

Parayı veren düdüğü çaldırır

Aynı Yağmur Altında dizisi, çok gürültü çıkarsa da reytingi dibe vurdu. Yok Hülya Avşar'ın baş bağlama şekli, yok domuz eti sahnesi derken gözden kaçan çok mühim bir ayrıntı var.Sizleri, çeyrek asır geriye götürmek istiyorum. Dizilerin (dönem dizileri hâriç), 28 Şubat'ın gölgesinde çekildiği yıllardı. Ekranda adı konmamış bir başörtü yasağı vardı. Bu târihten yıllar

Kerime Yıldız

Yanlışı görmenin ve dönmenin erdemini arıyoruz

Başkanlık sistemi sistemsizlik değildir. Kontrolsüzlük değildir. Sorumsuzluk hiç değildir. Demokratik bir ülkede sistemin adı ne olursa olsun denge denetim mekanizmaları işler. Rejimin Cumhuriyet veya Meşrutiyet olmasıyla da alakası yoktur, işler.Bizdeki abartılara bakmayınız, rejimler araçtır. Hiçbir sisteme kutsallık izâfe edilemez. Avrupa'nın yarısı Meşrûtî krallık,

A. Yağmur Tunalı

Tepkiselliğimizin sınırsızlığı ve ahlaki panik üzerine

Vur deyince öldürmek en büyük sporumuz olsa gerek!.. Herhalde dünyada duygularını bizim kadar derinden ve sert bir şekilde yaşayan bir millet çok azdır. Mutluluğun da kederin de ızdırabın da keyfiyetin de zirvelerinde dolaşmak bizim için çok normal. Sevdi mi ölümüne seven, sevmedi mi gene ölümüne nefret eden bir yapımız var.Sosyolojik çalışmalar, kolektif kimliğin güçlü

Şenol Kaluç

Yedikule'den Aksaray'a dönerken, kayıp bir medeniyeti arayışlarım......

Yedikule'deki Safa'nın kapısına gelmesine geldim de, şehr-i Ramazan'da olduğumuzdan içeriye girmedim, ayrıca raflarda epeydir "Gıravatlı" şişeleri görünmüyor, yerine başka bir markanın aslan sütünü dizmişler, sizi bilmem ama bana sorarsanız raflardan masalara inen zevk-i vâsılı böylece yok etmişler derim. Benim gençliğimde "Gıravatlı" şişesinin etiketindeki İhap Hulusi ve Fazıl Ahmet Aykaç mutlaka sohbet-i yârânımıza katılırdı.

Taner Ay

'Mary'nin küçük bir kuzusu vardı' ya da kültürde arkeoloji

18 Haziran 1877'de Thomas Edison en büyük icadını yapmıştı. Fonograf üzerine ses kaydetmeyi ekibiyle birlikte başarmıştı. Ses biraz bulanıktı fakat amaç gerçekleşmişti. Böylesi bir durumda kayda geçirilecek ilk söz ne olabilirdi Bir mırıldanma, bir çığlık yeterli olur muydu O günün tarihinin söylenmesi yeterli değil miydi Hayır hayır onun kaydettiği ilk söz İngilizce bir çocuk şarkısına

Ömer Erdem

Garipler yurdu Katmandu

Nepal'de insanlar her sabah 2565 rakımlı kartal yuvasını andıran yurtlarından dünyaya gözlerini açar, gökyüzü onların bakışlarını kendi rengine boyar ve tebessüm siyah sert derilerinin altında birden belirir.Coğrafya kaderdir sözü sert coğrafyada doğup büyüyen Nepallileri aksi istikamete yöneltmiş. Coğrafya'nın sertliğinin aksine göğe yakınlıkları onların tavırlarına yumuşaklık zuhur ettirmiş. İyi olan her şey tanrıdır ve tanrıdandır.

Ali Barskanmay

İkramın ve vefanın ismi: Hilmi Oflaz

Her Ramazan geldiğinde, hüzünle ve muhabbetle hatırladığım bir isim var: Hilmi Oflaz.Hüzün kısmı şuradan gelir…İstanbul'da İLESAM'da oturuyorduk. Ezana bir dakika vardı. Hilmi Abi çıkageldi: "Haydi gençler, iftara gidiyoruz," dedi.Sevinçle peşine takıldık. Bizi Birlik Vakfı'na götürdü. Kapıda durdurulduk: "Davetiyeniz yok, alamayız."

Bekir Fuat

Artık hiçbir şey

Zamanı ölçmek, saymak, bölmek ne zor iş. Masalarda, duvarlarda, ekranlarda çeşit çeşit bunca takvim. Cepte, duvarda, meydanda bunca saat. Hepsi ne içinBazen yan yana duran iki kişi, başka mevsimleri bölüşür. İnsan bir gün kendi miladını bulur. Herkesin takviminde başka bir isim durur."Sen gittin, tarih bitti, milat neyi açıklayabilir" demişti Mevlana İdris. Koca bir takvim aniden biter bazen.

Enes Batman