Kültür-Sanat

Gerçekte ne istiyoruz

Bugüne kadar kendime sıklıkla sorduğum bir sorudur: "Gerçekte ne istiyoruz" Uzun yıllardır temel hak ve özgürlüklerden eğitime kadar pek çok konuda kalem oynattım ve bu soruyu her soruşumda, açıkçası hayal kırıklığına uğradım.Sorunları sıralarken bile nalıncı keseri gibi hep kendimize doğru yontuyor, çözümü kime ya da kimlere faydası olup olmadığı üzerinden değerlendiriyoruz.

Şenol Kaluç

Sağımda Zaharof İskelesi solumda Ahır Palas önümde Mühürdar Bahçesi...

Son otuz altı yıl içinde Kargalı'da kimse kalmadı, Süleyman Fransa'ya, Vedat ise Almanya'ya yerleşti. Ayça da bildiğim kadarıyla Fethiye'de yaşıyor. Biliyorum, Kargalı'nın toprak bahçesini, ayakları kırık ahşap masalarını ve sandalyelerini soracaksınız, ben de anıları için onların arkasından estavdi'ullâhe emâneteke diyeceğim.Bu

Taner Ay

Bir şehri uyandırmak...

Sokağa adım attığımda henüz sabah ezanı patlamamıştı bile. Resepsiyondaki görevliye etrafta başıboş köpek benzeri baş etmekte zorlanacağım bir varlığın olup olmadığını sordum. Gayri ihtiyari sağ kolunu kaldırdı, bu istikamette yürüyün dedi. Kiremit kırmızısı tenteli, az katlı, alabildiğine geniş odalı oteli geride bıraktığımda ezan çoktan yıldızlara elini uzatmış bir elmas gibi koparıyordu

Ömer Erdem

Okulu Şiddet Sarmalından Nasıl Kurtarabiliriz

Maalesef Maraş olayından sonra okullarda şiddete başvurmak yol oldu. 15 Nisan 2026'da yaşanan olay şiddete meyilli çocukların kulağına kar suyu kaçırdı. Şeytanın aklına gelmeyeni hayata yeni filiz veren, bıyıkları terleyen, geleceğe dair umutları olan, hayatta beklediklerini bulamayan öğrencilerin aklına getirdi. Şiddet şiddetle çözülemez. Daha sıkı güvenlikle azalabilir ama çözülemez. Şiddet, şiddete giden yolları bulup bu yolları tıkamakla engellenir.

Ali Barskanmay

Böğürtlen, kuşburnu, kokulu üzüm

Dün gündemle ilgili bir yazıyı bitirdim. "İçimiz dışımız siyâset oldu. Yeter ya!" diye vazgeçtim göndermekten. Ver elini tabiat! Bu tür yazılar, nefes aldırıyor. Sizlerin yorumları da böyle. Siyâset, pazar keyfimizden uzak dursun biraz.Benim için ağustos, eylül, ekim, sırasıyla böğürtlen, kızılcık, çakal eriği ve kuşburnu ayları. Aslında bunlar, kırda bayırda gezmek

Kerime Yıldız

Şiirin vatanı Muhammed Hüseyin Şehriyar

Sanatçı, yürekten konuşur. Gönlünü gökkuşağının renklerine bırakır.Yüreği titretmeyi bilen bir şair: Muhammed Hüseyin Şehriyar."İzin ver, toy gecesi men de sene daye gelim,El gatanda sene meşşate temaşaya gelim.Men cehennemde de baş yastığa goysam senle,Heç ayılmam ki, durub cennet-i me'vaye gelim.

Bekir Fuat

Güçteki alkol derecesi hiçbir içkide yok

Fonzi'nin Ak Parti'de bir dönüşüme yol açacağını düşünenler bu kadar ağır bir soygunun üstü örtülemez diyorlardı. "Üstü örtülemez tamam da suçluların kimliği hep olduğu gibi Ak Partili verilmez" diyenler üç günde haklı çıktılar. 25 yılın gösterdiği buydu ve değişmeyecekti. Bakarsanız yöneten partide kimsenin bir sorumluluğu yok. Bu yağmalar dünyada bile değil, başka bir galakside oldu zaten. Verilen hava bu.

A. Yağmur Tunalı

Artık hiçbir şey

Zamanı ölçmek, saymak, bölmek ne zor iş. Masalarda, duvarlarda, ekranlarda çeşit çeşit bunca takvim. Cepte, duvarda, meydanda bunca saat. Hepsi ne içinBazen yan yana duran iki kişi, başka mevsimleri bölüşür. İnsan bir gün kendi miladını bulur. Herkesin takviminde başka bir isim durur."Sen gittin, tarih bitti, milat neyi açıklayabilir" demişti Mevlana İdris. Koca bir takvim aniden biter bazen.

Enes Batman