Kültür-Sanat

"Monşer"lere şiddetle ihtiyacımız var

Türk diplomatları için Monşer tabiri zaman zaman kullanılırdı. İlk kullanılışı Tanzimat değişimleriyle gelen yenileşmeye karşı çıkanların toplu hücumlarının parçasıdır.İmparatorluğumuz çatırdarken, dünyanın gidişine ayak uydurabilmek için giriştiğimiz reformların temelinde ona göre insan yetiştirme vardır. Hâriciyemiz baştan ayağa yenilenmiştir. Büyük insanlar yetişmiştir. Yüksek başarılar elde edilmiştir. Osmanlı Türkiyesi, Alman birliğini sağlayan

A. Yağmur Tunalı

Yetenek, yetkinlik ve yatkınlık sarmalında eğitim sistemimiz

Türkiye'nin en büyük sorunlarından birisi eğitim sistemini yeniden organize edebilmektir. Bu sorun sadece pedagojik bir tartışma değil, doğrudan doğruya bir insan kaynağı yönetimi problemidir. Bugün dünyada sermaye bulabilir, teknoloji satın alınabilirsiniz; ancak doğru insan kaynağı ne hızlı yetiştirilebiliyor ne de kolayca ithal edilebiliyor. Buna rağmen biz hâlâ eğitim sistemini bir kalkınma aracı olarak değil, diploma dağıtım aracı olarak görüyoruz.

Şenol Kaluç

"Adalar vapurları durdursun, Heybeli'den yüzerek geçsinler"

Büyükada'daki Milano Restaurant'ta cermakcuru sohbete meze yapmak güzel de, benim Heybeliada hasretim depreşince kendimi Şehir Hatları vapurunda buluverdim. Ermeni hoşorlarının ve Yahudi koriçolarının çoğu Büyükada'da indiğinden, kafa şişirecek kimse kalmamıştı. Onlar yerlerini kendi gönüllerine ümük hanımlara ve çubuklu pijamalarla denize girenlere bırakmıştı. Sesleri çıkmasa

Taner Ay

Şirazlı Hafız'ı ve Sadi'yi Öldüren Amerikan ve İsrail'in Elleri...

İran, bir devlet değil. İranlılar ulus olmadı. Bir çok milletin barındığı yurt bahçesi. Mimari yapıları, bahçeleri, bağları, çölleri, süslemeleri, çinileri, desenleri, selvileri, gülleri, çarşıları, kaleleri, göğü, ağıtları, matemleri, ehli beyt nidaları, Hüseyin Hüseyin Hüseyin çığlıkları, muharrem matemleri, narları, sıcağa serinlik veren meyveleri, Şiraz bahçeleri, sarayları, şairleri,

Ali Barskanmay

Sadece bizim olan günler ve saatler…

Toprak bölüşüldü. Dağlar, nehirler, denizler ve gökyüzü de bölüşüldü. Daha doğrusu güçlü olan görülür görünmez çitler çevirdi her birinin etrafında. Ondan izinsiz yol almak hayal kurup hayat çatmak neredeyse imkansız. Öylesine çok hammaddeye, insan gücüne, suya, madene ihtiyacı var ki bu iştahı hiç dinmeyen canavarın, durmaksızın üretip satması gerekiyor. Kimin evinde bir çift yumurta varsa

Ömer Erdem

Enver'in rüyasıyla buluşmak

İki yıl süren bir yolculuğun sonunda bir kitap ortaya çıktı: Melekler Tebessüm Eder / Enver'in Rüyası.İtiraf edeyim, çok heyecanlıyım.Tarihimizin en çalkantılı dönemlerinden birinde yaşamış; ancak sıradan bir tarih şahsiyetinden çok daha fazlası olan bir adamın, Enver Paşa'nın hikâyesini yazmak nasip oldu.Onu yalnız askerliğiyle

Bekir Fuat

"Hangisini bıraksam"/Ayşe'nin Seçimi

Geçen hafta Beyrut'da, Lübnanlı bir annenin Habertürk muhâbiri Gizem Türemen'e çocuğunu vermek istemesi, hepimizi derinden yaraladı. Eğer, "Bir anne çocuğunu nasıl verir" cümlesini kuranlarınız varsa bilsinler ki bu, savaş, kıtlık gibi durumlarda son derece normal bir davranış. Ya sonrası İşte bu kısım, hazin mi hazin.2011 yılındaki "Somalili annelerin

Kerime Yıldız

Artık hiçbir şey

Zamanı ölçmek, saymak, bölmek ne zor iş. Masalarda, duvarlarda, ekranlarda çeşit çeşit bunca takvim. Cepte, duvarda, meydanda bunca saat. Hepsi ne içinBazen yan yana duran iki kişi, başka mevsimleri bölüşür. İnsan bir gün kendi miladını bulur. Herkesin takviminde başka bir isim durur."Sen gittin, tarih bitti, milat neyi açıklayabilir" demişti Mevlana İdris. Koca bir takvim aniden biter bazen.

Enes Batman