Kültür-Sanat

Alçakların dilinde ne işin var güzel gönül

Bir adam tanıyorum, bir sivil toplum kurumunun başında. Benzinine kadar kurum ödüyor. Resmî devlet memuru olmadığı için resmî maaş hesâbı yok. Bir yerden maaş geliyor. Bütün masrafları kurum tarafından karşılandığından bu maaşa dokunmaya gerek kalmıyor. Bunlar az gelmiş olacak ki iş yaptığı kurumları da dolandırıyor. Yanında çalışanların yurt dışı harcırahlarına el koyuyor. Sonra da "ödeme

Kerime Yıldız

Gönlümüzün İstiklâl Marşı

"Uyku girmez gözüne, gönlü viran olanın."Neşet Ertaşİçim daraldığında Gönül dağını dinlerim. Ferahlarım. "Allah var, umut var" derim. Gönül bir türküde kendi sesini duyar."Gönül dağı yağmur yağmur boran olunca / Akar can özümde sel gizli gizli..."

Bekir Fuat

Okuru göze almak ya da ne gezersin bu taşlıkta sen

Gözümün önünden gitmiyor. Şairin dediği gibi 'mıh gibi aklımda'. Kitap fuarlarının İstanbul'da, şehrin dışına kaçmadığı zamanlardı. Tepebaşı'nda düzenleniyordu ilkin. Gençliğin merakı kadar heyecanı içinde o stanttan bu etkinliğe koşuyorduk. Birden iri gözleri geniş yüzü ve çok uzağa bakan nazarıyla onu gördüm. O curcuna ve kalabalık ortasında sabırla, kendi ıssızlığında oturuyordu.

Ömer Erdem

Jilet Yılmaz ortalar, Alpay ağları havalandırırdı

'73 veya '74 yazı olmalı, toprak sahada şöhretlerin her akşam üstü mavi sarılı Taç Spor'un veya kırmızı beyazlı Tan Spor'un şöhretler karması ile maç yaptığı şeker şurubu renklerindeki günlerden bahsediyorum. Yeşil sahaların şöhretlerini geçin, onların kadrosunda sahne dünyasından Alpay ve Metin Ersoy mutlaka olurdu. Alpay yeşil beyaz çubuklu formasıyla doksan dakika boyunca

Taner Ay

'Kanunlar olmadan da iyi biri olarak yaşayabilirdi!'

Başlık, bir Güney Kore filminde geçen bir konuşmadan alındı. Hamile bir kadın, trafik kazasında kaybettiği eşini tarif ederken ağzından bu cümleler dökülüyordu. Biz ise yıllardır iyi olmayı bir dine, inanca, ideolojiye bağlamayı gerekli görüyoruz. İyi olma ile kendi inancımızı, aidiyetimizi bir tutma hâli genel bir hastalığımız.Yol üstünde gördüğümüz işaretler, bizim insanlar

Şenol Kaluç

Memlekette yağma ve talandan geçilmez oldu

Neden ve nasıl bu duruma düştüğümüzü iyi anlamak lazımdır. Adım adım 16 yılda bugünlere geldik. Kısadan söylenecek kök sebep, kuralların yok sayılması veya birilerine işlemez hale gelmesidir. Yoksa gücü yetenin yettiğine çökmesi, o kurumu bu makamı kendisi için kullanması ve suistimallere girişmesi nasıl mümkün olabilirdiBu anarşinin sürmeyeceği, sürdürülemeyeceği kesin

A. Yağmur Tunalı

Okulu Şiddet Sarmalından Nasıl Kurtarabiliriz

Maalesef Maraş olayından sonra okullarda şiddete başvurmak yol oldu. 15 Nisan 2026'da yaşanan olay şiddete meyilli çocukların kulağına kar suyu kaçırdı. Şeytanın aklına gelmeyeni hayata yeni filiz veren, bıyıkları terleyen, geleceğe dair umutları olan, hayatta beklediklerini bulamayan öğrencilerin aklına getirdi. Şiddet şiddetle çözülemez. Daha sıkı güvenlikle azalabilir ama çözülemez. Şiddet, şiddete giden yolları bulup bu yolları tıkamakla engellenir.

Ali Barskanmay

Artık hiçbir şey

Zamanı ölçmek, saymak, bölmek ne zor iş. Masalarda, duvarlarda, ekranlarda çeşit çeşit bunca takvim. Cepte, duvarda, meydanda bunca saat. Hepsi ne içinBazen yan yana duran iki kişi, başka mevsimleri bölüşür. İnsan bir gün kendi miladını bulur. Herkesin takviminde başka bir isim durur."Sen gittin, tarih bitti, milat neyi açıklayabilir" demişti Mevlana İdris. Koca bir takvim aniden biter bazen.

Enes Batman