Kültür-Sanat

Zincir marketlerde iftar vakti

Bu köşede zaman zaman zincir market çalışanlarının sorunlarını yazmaya çalışıyorum. Oturacak sandalyeleri yok. Fazla mesai ücreti almıyorlar. Çalışma şartları çok ağır. Kışın ısınamıyorlar. Yüzleri gülmüyor. Ramazanın başından beri ekranda dönüp duran bir reklam var. Ben diyeyim 75, siz deyin 80 yaşındaki Filan teyze, bastonuyla falan markette alışveriş yapıyor. "Akşama çok

Kerime Yıldız

Uzaktan sevilen insanlar

Uzaktan sevilen insanlar vardır; farkında olmadığımız, yalnızca takvim günlerinde hatırlanan…Bu düşünce, dostum Selman Devecioğlu'nun mektubunu okurken daha da anlam kazanıyor. Kendisi görme engelli ve satır aralarında bir sitem taşımıyor, bir kalbin sessiz beklentisi var:"Size içimden geçenleri yazmak istedim. Asıl muradım bu sözlerin birilerine ulaşması.

Bekir Fuat

Hoşçakal nereye

O mini kavanozu zor buldum. Mutfakta onca eşya arasında âdeta gizlenmiş keşfedilmeyi bekliyordu. Elimdekiler onun içinde ancak bütün varlıklarıyla görünür olabilirdi. Hayatta her şey bir denge ve oran meselesidir. Eğer daha büyük bir kavanoza koysaydım o hacimde yok olup gideceklerdi. Tuhaf bir boşluk oluşacaktı. Bu halleriyle mini bir pencereden bakan iri gözlere benziyorlar. Her göz biraz

Ömer Erdem

Değer etiketli değersizlik zindanı

Etrafımız ateş çemberi. Biz birbirimizle kıyasıya kavgadayız. Gücü ele geçiren ötekinin tepesine biniyor. Hak hukuk hak getire.Ramazan'dayız. Her tarafta din sosu, din etiketi, dinden görünme yarışı. Ama ortada dinden eser yok. Evet yok. Din değerler sistemidir. Emanet, adalet, liyakat, meşveret ve maslahat istenen değerlerdir. Bunlar yoksa her tarafı camilerle donatsanız

A. Yağmur Tunalı

Yüzsüz bir bebek, hissiz bir dünya zamir üzerinden savaşın sosyolojisi...

Hakan Günday'ın Zamir adlı romanı, daha ilk sayfalarında okuru sarsıcı bir sahneyle karşı karşıya bırakır. Bir mülteci kampında patlayan bomba, altı günlük bir bebeğin yüzünü paramparça eder. Kampta sağlam kalan tek ameliyathanede saatler süren bir operasyon gerçekleştirilir. Bebek hayatta kalır; ancak artık belirgin bir yüzü, mimikleri ve hatta gözyaşları yoktur.Bu

Şenol Kaluç

Musa'nın kahvehânesi, Yorgi'nin bakkalı ve Abidin'in kasabı...

Yedikule'den Aksaray'a döndüğümde mecâlim kalmamıştı, oysa niyetim az daha yürüyüp Sahhaflar Çarşısı'nda Turan M. Türkmenoğlu'na afili bir Turist Ömer selâmı çakıp, Ramazan Minder'in Bâyezîd Kütüphânesi'nde nefeslenmekti. Ancak bu defa Sirkeci'den trenle Tuzla'ya dönmek en iyisiydi.Trende oturacak koltuk bulunca çantamdan bir kitap çıkarıp

Taner Ay

Garipler yurdu Katmandu

Nepal'de insanlar her sabah 2565 rakımlı kartal yuvasını andıran yurtlarından dünyaya gözlerini açar, gökyüzü onların bakışlarını kendi rengine boyar ve tebessüm siyah sert derilerinin altında birden belirir.Coğrafya kaderdir sözü sert coğrafyada doğup büyüyen Nepallileri aksi istikamete yöneltmiş. Coğrafya'nın sertliğinin aksine göğe yakınlıkları onların tavırlarına yumuşaklık zuhur ettirmiş. İyi olan her şey tanrıdır ve tanrıdandır.

Ali Barskanmay

Artık hiçbir şey

Zamanı ölçmek, saymak, bölmek ne zor iş. Masalarda, duvarlarda, ekranlarda çeşit çeşit bunca takvim. Cepte, duvarda, meydanda bunca saat. Hepsi ne içinBazen yan yana duran iki kişi, başka mevsimleri bölüşür. İnsan bir gün kendi miladını bulur. Herkesin takviminde başka bir isim durur."Sen gittin, tarih bitti, milat neyi açıklayabilir" demişti Mevlana İdris. Koca bir takvim aniden biter bazen.

Enes Batman