Kültür-Sanat

Öne Çıkan Konular | Tüm Kültür-Sanat Konuları →
Edebiyat ve Ahlak 30Kutuplaştırılan Tarih Anlatısı 18İslam Dünyasında Özgür Düşünce ve Ahlaki Cesaret 13İmparatorluk, Cemaat ve Saflık: Körleştiren Söylemlerin Tehlikesi 10Kemalizm ve Kimlik Çelişkisi 9Körleştiren Söylemlerin Tehlikesi: Türk Edebiyatı Çözülmeyi Beklerken 6Batı Medeniyeti ve Ruh Krizi 5İstanbul'un Unutulan Katmanları 3
#Eğitim#edebiyat#Zekeriya Sertel#Yalçın Küçük#Tarih#Osmanlı mimarisi#ebeveynlik#İslam#medeniyetler çatışması#Tan Gazetesi#seçicilik#öz-sansür#kentsel dönüşüm#Devlet ve bireyler#Trump

Bir akademisyenin üç hali

Onunla ilk karşılaşmam, 2006 yılında oldu. Ulusalcılığın fırtına gibi estiği yıllardı.Ankara'da bir vakfın çarşamba sohbetine gittim. Konuşmacı, Ankara'daki üniversitelerin birinde doçentti. Neler anlattı neler... Hani eline silah alıp önüne çıkan ilk AK Partiliyi vursan garanti cennetliksin. Öyle uç ve mesnetsiz şeylerden bahsetti ki salondakilerin çoğu bir şey

Kerime Yıldız

Türk'ü tanımak

Türk'ü tanımak, bir milletin duruşunu, umudunu ve taşıdığı rüyayı anlamaktır.Ankara'da gönül ehli bir isim vardır: Mahir Damatlar.Militanlıktan geçerek çetin bir hayatın içinden süzülüp gelmiştir.Ben onu "milletin ve devletin derin vicdanı" olarak tanıdım, sevdim.Bir gün "Türk kimdir, kime Türk diyorsunuz" diye sordum.

Bekir Fuat

Sevgili mizah...!

Sezai Karakoç'ta mizah duygusu zaman zaman zirve yapar, ağzında düşürmekten imtina ettiği özel gülüşüyle tatlı tatlı bir hikaye anlatmaya dönüşürdü. Hayat böyle anlarda daha bir sevimli gelirdi bize. Olup bitenler, bazen tekrarın hamuruyla iyice yoğrulur, mayalanır sonra da kaçınılmaz bir mizah arzusuyla paf paf patlardı. Her şeyin yerli yerine oturabilmesi, içle dışın birleşebilmesi,

Ömer Erdem

Hüsrev Hâtemî'nin aynasında

Hüsrev Hâtemî, güzellerden bir güzel insandı. İpek yumuşaklığında bir ruhu vardı. Bu bize görünen ve besleyen tarafıdır. Asıl o güzellik dediğimiz değer hazinesinin nasıl elde edildiğine bakmak lazımdır. O yetenekle doğulur. İşlemek ve cevheri parlatarak o sıfatı kazanmak ağır çilelerden sonra gelir.

A. Yağmur Tunalı

'Ada vapuru yandan çarklı, bayraklar donanmış cafcaflı'

Şehir Hatları'nın şeker beyazının Kınalıada'ya uğramasına rağmen ben inmeden Bostancı'ya geçtim ya, iskelede içim içimi yedi. Hadi gideyim dedim, nasıl olsa iki üç vapur sonra dönerim, çünkü küçücük bir ada, bin üç yüz elli altı kilometre kare olarak aklımda kalmış, en yüksek noktası da yüz on beş metrelik Çınar Tepesi, bu yüzden dolaşmam bir saati bulmaz.Benim

Taner Ay

Artemis II Ay yolunda, gündem Murat Övüç

Artemis II Ay'ın yörüngesine girip karanlık yüzünden insan gözüyle çekilmiş ilk resimleri gönderirken, bu heyecanı yaşamak yerine, yanıbaşımızdaki ateş çemberiyle ilgilenmek zorunda kalmak insanlık açısından gerçekten bir utanç kaynağı. Aya elimizi uzatabilecek kadar yakınlaştığımız bir çağda, siyasal olarak hâlâ güvenlik korkularının belirlediği bir dünyada yaşıyor olmamız, modern/postmodern medeniyet iddialarının başarısızlığını da ortaya koyuyor.

Şenol Kaluç

Amcamın Televizyonu

1980'lerin ortasında amcam bir gün şehirden siyah beyaz televizyonla eve geldi. Yengem bu da ne der gibi amcamın suratına baktı. Amcam güngörmüş bir beyefendiydi. Şehirde dahi değme evde televizyonun bulunduğu yıllarda amcamın imkansızlıklar içinde köy evine televizyon alması çok şeydi. Amcamın köy insanına göre şehirle bağlantısı fazlaydı. Köylülerin emanet ceket ve

Ali Barskanmay

Artık hiçbir şey

Zamanı ölçmek, saymak, bölmek ne zor iş. Masalarda, duvarlarda, ekranlarda çeşit çeşit bunca takvim. Cepte, duvarda, meydanda bunca saat. Hepsi ne içinBazen yan yana duran iki kişi, başka mevsimleri bölüşür. İnsan bir gün kendi miladını bulur. Herkesin takviminde başka bir isim durur."Sen gittin, tarih bitti, milat neyi açıklayabilir" demişti Mevlana İdris. Koca bir takvim aniden biter bazen.

Enes Batman