Kültür-Sanat

Beyoğlu'nda bir cevelân...

Başlıkta cevelân dedim ya, biliyorum her kafadan farklı ses çıkacak; ama kim ne derse desin, müzikalitesi hoşuma gittiğinden ara sıra kullanıyorum. Kelimenin anlamını öğrendiğimde orta ikide veya üçteydim. '60'ların sonundaki ve '70'lerin başındaki Türkçe ders kitaplarımız harikaydı, Namık Kemal'i, Ahmed Midhat Efendi'yi, Muallim Naci'yi, Rûşen Eşref'i ve Leskofçalı

Taner Ay

Bozulan fiyat algımız ve açgözlülük

Bizim yaş grubunun en büyük travmalarından birisi enflasyon canavarı idi. Fiyatlardaki yükselişin bir türlü durdurulamadığı, paranın her gün değer kaybettiği yıllar. Gazetelerde de bol bol enflasyon canavarı ile ilgili karikatürler olurdu. İnsanların çoğu ev, araba alabilmek için emekli ikramiyesi beklerdi, maalesef şimdi o da yok.Üniversiteye başladığımda Ankara-Kırıkkale

Şenol Kaluç

Dişi kulak erkek koku mu

Kulağı tetiktedir kadının. Dünyanın bütün duyargaları daima açık, olacaklara ayarlanmıştır sanki. Hangi kadının diye sorulursa anneden aşık kadına, genç kızdan çocuğa kadar tüm dişilere gidebilirsiniz. Antropoloji çokça işe yarar kadını düşünürken. İnsanın geçmişine dair söylenenler hayal ile gerçek arasında gidip gelirler. En eskiçağlarda av için erkeğinin eve dönüşünü

Ömer Erdem

Atalar ''çıkarayım'' der tahta, döner dolaşır gelir bahta

İnsan, bahtına müdâhale edebilir mi Dayağın bile nasiple yenileceğine inanarak, bahtın açılmasını beklemek mi gerekir yoksa baht hep açıktır da biz mi görmeyiz Behrengî'nin, "Feleğin Peşinde" masalında, tâlihini sorgulamak için feleği arayıp bulan genç, feleğin kendisine gösterdiği kısmetleri bir bir teper. Yaptığı aptallıkları da başının ağrısından kurtulmak

Kerime Yıldız

Ülkücü Hareket'in entelektüel imtihanı

İki haftadır bu köşede Ülkücü Hareket'in yaşadığı "entelektüel irtifa kaybı"na işaret ediyorum.Bu kaybın bir isimler meselesi olmadığını, daha derin bir "zihnî kopuş"a dayandığını vurguladım. Dündar Taşer'i, Galip Erdem'i, Erol Güngör'ü andım. O isimleri zikretmek, düşünceyle kurulan bağın mahiyetini hatırlatma çabasıydı.

Bekir Fuat

Kafalardaki işgal

İktidarlar sistem içinde hareket eder, kurallara uyar ve uyulmasını gözetirler. Yönetenler ayırmaz, birleştirir. Ayrılık varsa birleştirmeye çalışır ve doğacak ayrılık sıkıntılarına karşı tedbir alırlar.Bizde maalesef son yıllarda tam tersi yaşanıyor. Her fırsatta, mercekle etnik grup arayan ve söyleyerek egemen millet adıyla yarıştırmaya kalkan yöneticilerimiz var. Federal sistemlerde bile böyle bir ortak koşma yoktur.

A. Yağmur Tunalı

Kurdun İninden Yola Düşmek

1980'li yıllar. Şehre akın akın göç var. Köy nüfusu halen yoğun. Birkaç baş hayvan, birkaç dönüm arazi temel geçim kaynağı. Daha çok çılgınlığı yok. Bulduğuyla şükreden günler. Yoksulluk herkesin ya giydiği bir kıyafette ya sofrasında bir katık ekmekte. Kimsenin yamadan iğrenip yamalı elbise giymekten imtina etmediği yıllar. Giyecek bir hırka yiyecek bir lokma

Ali Barskanmay

Artık hiçbir şey

Zamanı ölçmek, saymak, bölmek ne zor iş. Masalarda, duvarlarda, ekranlarda çeşit çeşit bunca takvim. Cepte, duvarda, meydanda bunca saat. Hepsi ne içinBazen yan yana duran iki kişi, başka mevsimleri bölüşür. İnsan bir gün kendi miladını bulur. Herkesin takviminde başka bir isim durur."Sen gittin, tarih bitti, milat neyi açıklayabilir" demişti Mevlana İdris. Koca bir takvim aniden biter bazen.

Enes Batman