"Bütün gazete ve internet medyası köşe yazarlarını buradan takip edin."

Ömer Erdem Tüm Yazıları

88 yazı (1 - 10 arası) listeleniyor

Kitap kapatmak

Kitabı kapatmakla kitabı gereksiz görmek birbirinden farklı durumlar olmalı. Kitabı kapatan kişi o ana kadar kitapla birlikte onun etkisine açık doğal bir etkileşim halindedir. Yorulmuş, düşünme ihtiyacı duymuş hatta kitabın etkisine daha fazla dayanamamış olabilir. Ya da beklediğini bulamamıştır o kitapta da bir başka kitaba geçmeye hazırlanmaktad

11.05.2021
7 0 0

Kapanmanın diyalektiği

Her tür kapanma özünde bir koruma ve korunma eylemidir. Düşmana karşı kale kapısını kapamakla görülmek istenmeyen bir şey karşısında göz kapamak da öyle. Dilimizin etkin ve geçişken kelimesi kapanmak, nice durumu, psikolojiyi ve hareketi karşılamaya alabildiğine muktedirdir. Kelimeler de hayattan doğarlar. Bunca coğrafya katetmiş, bunca tecrübe yaş

04.05.2021
8 0 0

Erguvanları beklerken

Yine ağaçlar altına oturdum. Akasya, sakız ağacı, çitlembik, defne, meşe ve birkaç arsız sarmaşığın ne olduğunu sakladığı gövde, sade bir kendiliğindenlik içinde bahara baş uzatıyorlar. Kiminin dalları parmak uçlarından çoktan yaprağa durdu. Savaş naralarını bazen tek bazen koro halinde savuran karga gaklayışları arasında sayılamayacak kadar ince k

27.04.2021
12 0 0

Yazar burnu

Sadece yüzümüzün denge noktası değil dilimizin de hayli işlek kelimelerinden birisidir burun. Kimi insan bilimciler burun yapısından çıkarak insan kişiliğini okumaktan yana. Gerçekten böylesi bir bağlantı var mıdır bilmiyorum. Fiziksel olarak vücudumuzun en uç organı odur. Karanın denize sokulduğu en son yere de burun deniliyor. Bozburun, Karaburu

20.04.2021
11 0 0

Şiirden düşmek şiirden düşünmek

Biz de Şeref Bilsel gibi yapalım düşmek ve düşünmek kelimesini ilkin aynı anlamda buluşturalım sonra da adım adım ayrıştıralım. Bugün Orta Asya'da 'anladım' manasında hala kullanılıyor 'düşmek'. Düş kelimesi kökeninden başlayarak taşıdığı bütün anlam yükleriyle başlı başına ilginç bir kelimedir zaten. Çok anlamlılık ve aradalık yerli yerinde kullan

13.04.2021
8 0 0

Ayların en zalimi nisan!

Boğaz'ın Marmara'ya açılan genişliğinde, Karadeniz yönüne giden bir yük gemisi eski zaman öküzü gibi böğürdü. Martılar aldırmadılar buna. Sabah vakti yorgun dönen balıkçı teknelerinin izinde şamatayla dönüp durdular. Yalnız kargalar huylandı bu kıyamet borusu gibi dipten yükselen sesten. Erken uyanmayı huy edinmiş üç beş eski İstanbul hanımefendisi

06.04.2021
6 0 0

Maske ve yüz

Bir yanlış tartışma başlayınca ve rüzgarın sürüklediği alev misali yangın her yere yayıldığında mümkün olduğunca geri çekilmekte yarar var. Ama bir yangın seyri değildir bu geri çekiliş. Olup bitene hakikatle bakma, sebep ve sonuç üzerine düşünme eylemidir. Nitekim geçtiğimiz günlerde 'en büyük şair kim' türünden boş, şiir yönünden yarar getirmeyec

30.03.2021
7 0 0

Yaşanmıyormuş gibi yaşanıp gidilen şeyler

Adamın biri daldaki bir kuşa taş attı. Sabahtı. Bir taş daha vardı elinde. Oradan geçen birisi ona 'kuşa neden taş attın' diye sordu. O, elindeki diğer taşı gösterdi. 'Bak, benim taşım burada, başka birisi atmış olmasın taşı kuşa' Gördüm, sendin atan taşı, üstelik ikimizden başkası da yok ortalıkta, söyle kuş sana ne yaptı Diğeri, 'yanılıyorsun, ü

23.03.2021
20 0 0

Edebiyat ve ekmek

Edebiyatla ekmek arasındaki bağı somut bir fayda anlayışına indirgeyenler, sıklıkla 'edebiyatın karın doyurmadığı'ndan dem vururlar. Alttan alta edebiyatla ilgilenmenin, kitap okumanın insanı bir yere götürmeyeceğini, hayatın gerçekliğinden çıkarıp hayal alemine sürükleyeceğini de ima ederler. Özellikle gençleri kısa zamanda iş güç sahibi olmaya,

16.03.2021
16 0 0

Kitaptan bakmak kitapla yaşamak

Kitabın şekil olarak neye dönüşeceği ile varlık olarak neyi karşılayacağı her zaman ilgi çekici olmuştur.Gelecekte bildiğiniz manada somut kitap olacak mı henüz bilmiyoruz. İnsan bir iz bırakmak için yönelmez kitaba, kendisini ifade etmek için keşfettiği yollardan birisi olduğu için sürekli olmuştur o. Eğer bir varlık olarak kendisini ifade etmekte

09.03.2021
12 0 0