Ömer Erdem Tüm Köşe Yazıları

125 yazı (1 - 10 arası) listeleniyor

Ey kar ey güzel kar!

Geldin. Bu yıl yine geldin. Korkuyoruz nicedir hepten göçüp gideceksin diye. Her yerde güzelsin, Konya, Kars, Van, Erzurum, Niğde, Bingöl başka başka elbiselere bürünür sende. Uludağ'da başka, Ağrı'da benzersiz, Erciyes'te tarif edilmezdir külahın. Kazkıran'da, Sertavul'da, Ovit veya Çamlıbel'e vurduğunda öyle geçilmezsin kolay kabul, fakat ey kar,

25.01.2022
4 0 0

Bir yurt hikâyesi ya da yoksulluğun ekolojisi

Bir genç insan, bir doktor adayı geçen hafta canına kıyarak bu dünyadan ayrıldı. Ferdî olarak onca karmaşa ve çözülemeyecek sırlı bileşenlerle örülmüş böylesi ölümler giden kadar muhatapları için mutlak mesajlar taşır. Kendiliğinden toplumsaldır intihar ve tarihin sahiline ateşin köpükleri ile çarpar durur. Sağduyulu toplumlar ölümün bir bıçak gibi

18.01.2022
12 0 0

Bu vatan dilin

Fransız İhtilali pek çok kavramı yerinden ettiği gibi nice yeni kavramın doğmasına da zemin hazırladı. Ulus devletlerin doğuşu bunların başında gelenlerinden hatta en önemli olanlarındandı. Nitekim 'ulus devlet' kavramıyla birlikte geleneksel imparatorluklar ve onun bileşenleri çatırdamaya başlamış, İngiliz İmparatorluğu'ndan başka ayakta kalan olm

11.01.2022
10 0 0

Bir yazı nedir

Kendimi yazıya borçluyum. Benden önce yazılanları okuya okuya ve sonra da kendim yaza yaza var oldum. Yazı kimsesizdir. Yazar da öyle. Okur teslim alır yazı yoluyla bu kimsesizliği. Ne var ki bu kimsesizlikte öyle bir âlem çınlar ki büyük yazı böylece herkesin âlemi olur. Çocukluğum yazıya dair her âlemden mahrumdu oysaki. Kalem, kâğıt ve kitap da

04.01.2022
10 0 0

Geçip giden günlerin hesabı

Bir yıl daha bitmek üzere... Lodos inadına dövüyor sabah vakti kayalıkları. Köpükler önce yükseliyor, sonra da bir şaka serpintisi gibi saçılıyor ortalığa. Martılar içgüdüsel bilgiyle tam dalgaların köpürdüğü yerde toplaşıyorlar. Uzaktan yakından, dipten yüzeyden ne kopup getiriyorsa rüzgâr, ondan pay almanın derdindeler. Belki midyeler, belki balı

28.12.2021
17 0 0

Sahipsiz sorumluluk

Ölgün yeşilden doygun sarıya oradan da küt kahverengiye geçen yaprak kümeleri soğuk kış esintisiyle sallanıyorlar arka bahçede. Sert ve tırtıklı karga sesleri, Marmara'nın derinliğinden yükselen şilep homurtusu a karışırken yapraklar daha bir titreşiyor. Tabiatta olduğu gibi hayatta da hiç bir şey birdenbire olmuyor. Süreç ile doğuyor ve süreç ile

21.12.2021
8 0 0

Bilgi üretmenin bedeli

Asıl bilgi gözükmeyen bilgidir ve hayatı marifetiyle çekip çevirendir. Bazen düş, bazen hayal, çokça tecrübe fakat mutlaka düşüne taşına zamanla oluşur o bilgi. Kuşlardan, bitkilerden, rüzgarın huyundan, güneşin can verici oklarından geldiği gibi bir güzel yüzden bir çift tatlı sözden de ilham alır. Ağzımızın içinde, gözümüzün ışığında, sesimizin k

14.12.2021
17 0 0

Sezai Karakoç ve dölleyici düşünce

Sezai Karakoç'u bir düşünür olarak ayrıksı kılan, karakterinin antirefleksif özelliğidir. Öncülleri kabul edilen Mehmet Akif ve Necip Fazıl gibi aktörlerden bu özelliğiyle farklılaşan Karakoç, aktüaliteye göre konum almaz. "Hasbilik" onu yaratan ana etkendir ve çocukluğa dayanır. Sezai Karakoç'un şiir ve düşünce dünyasını çözümlemeye el veren yeter

07.12.2021
22 0 0

Sezai Karakoç'u savunan şiir

Şairi uzun erekte savunacak asıl güç şiiridir. O şiire bakarak şairin yaşama katsayısını aşağı yukarı kestirebiliriz. Yahya Kemal ve Ahmet Haşim ile temelleri atılan Modern Türk Şiiri 1950'lere gelinceye dek birbirinden kıymetli maceralar yaşadı. Bu macerayı tarihsel bağlamda modernlik ile ilişkilendirmek zorundayız. Çünkü çağın sanat ve düşünce ik

30.11.2021
18 0 0

O

Eğer bildiklerim olmasa eğer dinlediklerim olmasa eğer gördüklerim olmasa ve eğer düşündüklerim olmasa yazılıp çizilenlere, konuşulup görüşülenlere hasılı ortalıkta dönen hemen her şeye inanacak evet, evet ya, o oydu, o tam olarak bunu yaptı, hedeflediği de tam buydu diyeceğim. Oysa her mizaç kendi kasırgasını beraberinde getirir ve bütün eserinin

23.11.2021
20 0 0