Ömer Erdem Tüm Köşe Yazıları

152 yazı (1 - 10 arası) listeleniyor

Havaalanı boşluğu

Hayatta 'havaalanı boşluğu' diyebileceğim bir alan var ki ismini başındaki hava kelimesinden değil, onu işleten zihniyetten alır. Böylece boşluk, insanı kendi oyununun çemberi içinde oradan oraya sürükler. Piyasa denilen renkli ve şekilli balonun görünmeyen ağızla şişirilmiş görüntüsüne bürünür. Kentlerin iyice şişip büyümediği, şehirler arası uçuş

02.08.2022
16 0 0

Son akşam inerken

Bu son akşam için değil fakat asıl burada yaşanan şu sayılı günler gelsin diye nice vakit geçmişti. Bir yıl, sayıyla üç yüz altmış beş gün, saat, dakika ve saniye cinsinden şunca sayı akıtılmıştı. Belki de hayatın nice ağır yüküne sırf bunun için katlanılmış, tahammülü zor onca yüz hareketi ve davranış sakince görmezden gelinmişti. Yaşam bir kereci

26.07.2022
18 0 0

Yapraklar âlemi

Önde geniş, keskin damarlı, yeşili doygun ve diri kiraz yaprakları dalgalanıyor. Uca, yukarıya doğru daha incelip körpeleşen dallar güneşin şımarık gelinleri gibi iç içe cilveleşiyorlar. Hiçbir ağaç sabit kalmıyor toprakta, içten içe bir değişme sürüp gidiyor. Şimdi meyveleri çoktan toplanmış ve doymuşlar için dünyada bir unutulmaz tat bırakmış kir

19.07.2022
13 0 0

Şehirliler nerede

Market kasalarının önünde yanık tenli erkekler. Burunları kabile adına çıkılan avdan az önce dönmüş gibi geniş. Telaşlı kadınlar, çekingen ve telaşlılar. Avdan kim ne kadar pay alacak Raflardan devşirdikleri her tür ihtiyaç maddesinin tutacağı miktarı meraklı gözlerle bekliyorlar. Artık neredeyse çok az şeyi kendileri üretiyorlar. Av alanı şehirler

12.07.2022
17 0 0

Sevmek neden zordur

Bütün çağlar boyunca içi en fazla oyulan kavram 'sevmek' olmalı. Her fırsatta ağaca duvara, kile tablete, deriye kemiğe, havaya suya bile yazılan nadir kelimelerden biri o. Bazen bir durum ama çokça arayış ve dileğin karşılığı. Bir koruma iştiyakı olduğu kadar çokça korunma yakarışı. Kelimenin Türkçe etimolojisi üzerine gitmek mümkün mü bilmiyorum

05.07.2022
12 0 0

Üzümün diyalektiği alıcın çenesi ekmeğin sabrı...

Çarşı pazarda dolaşıyorum. Üzüm yetmiş, kiraz elli, peynir ortalama yüz otuz lira. Zeytini, inciri, kayısıyı anmıyorum bile. Onlar da kolayca sıraya girerler her şey gibi aslında bu kâbus yarışında. Sebzeler, meyveler, ekmekler hiç bu denli utangaç olmuş muydu Sanki onlar üzerlerine basılan rakamlardan hicap duyuyorlar. Büyüdükleri toprakla üzerler

28.06.2022
20 0 0

Dünyanın herhangi bir sabahı...

Deniz kırlangıçları erken saatte salvo yapıyorlar. Sanki vaktin kanatlarını iki yandan tutmuşlar, onu ölümsüz bir şenliğe götürüyorlar. Denizin kıyıya vurduğu yerde balçıktan sığ bir adacık oluşmuş ve üstünde iki coşkun köpek balıkçıllara doğru oynaşarak koşuyor. Gökte sicim bulut kümeleri sanki geride, evlerde henüz uyanmamışların ağır uykusunu sü

21.06.2022
18 0 0

Kalp atışlarıyla Mevlana İdris...

Mevlana İdris Zengin sıklıkla görüşemesek de en yakın dostlarımdan birisiydi. Bazı sevgiler böyledir, onlar sayılarla değil kalplerin birbirlerine karşı duruşuyla şekillenirler. Bir bakış, bir selam, bir karşılaşma, bir mesaj, bir içten anış yeterlidir o kalbin o kalbe akış hızını göstermeye. Samimiyet kadar güven, hasbilik kadar değer duygusu ve b

14.06.2022
25 0 0

Güzel şeylerin uzaklığı...

Kadıköy'den Kabataş'a vapurla geçerken Refik Halit'in Haydarpaşa çayırlığı hakkında yazdıklarını hatırladı. Normal şartlarda yirmi dakika sonra Kabataş iskelesinde olacaktı. Sağda, liman boyunca dizilmiş vinçler bir canavar gibi yükseliyordu. Nicedir insan elinin sıcaklığından da mahrum bırakılmıştı eşyalar. El değmeden hazırlanıp paketleniyorlar,

07.06.2022
24 0 0

Tiflis'in ortası

Puşkin, Erzurum Yolculuğu'nda Tiflis'ten de bahseder. Sıcak ve şifalı suları yanında iklimine de gönderme yaparak Tiflis isminin sıcak yer anlamına geldiğini yazar. Tiflis, Kars, Erzurum hattında gözetçi bir Rus kartalı gibi dolaşırken Hristiyan olmayan bölge halklarına kimi dokundurmalarda bulunur. Bir tarafı Afrikalı Puşkin bu sert bölgede dolaşt

31.05.2022
28 0 0