Bekir Fuat

Bekir Fuat

Karar
Kültür-Sanat 135 yazı 1 takipçi

Çayın parası, sözün hakkı

Bir masa düşünün... Aynı masanın etrafında farklı dünya görüşlerinden insanlar oturuyor. Yazarlar, şairler, hocalar, öğrenciler, sanatçılar, entelektüeller, gelenekçiler, yenilikçiler... Herkes aynı çayı içiyor, aynı masada oturuyor ve sözü geldiğinde konuşuyor. Kimsenin kimseye üstünlüğü yok. Herkes kendi çayının parasını ödüyor.Ahmet Uysal'ın Ötü

Hafızaya adanmış dokuz cilt

Milletlerin de insanlarınki gibi bir hafızası vardır. O hafıza zayıfladığında fikrin istikameti, mücadelenin anlamı ve hatıraların sesi de yavaş yavaş silinir. Bu yüzden bazı eserler yalnızca bilgi vermek için değil, hafızayı diri tutmak için yazılır.Ülkücü Hareket üzerine uzun yıllardır çalışan Hakkı Öznur'un, Polietika Yayınları tarafından yayıml

Dava'nın Davası

Bazı kitaplar hatırlamak için yazılır.Kütüphanedeki yerini aldığında bir hafıza mekânına dönüşür.Bazı kitaplar yalnızca geçmişi anlatmaz. Bir milletin hafızasını geleceğe taşır.Raşit Demirtaş ve Mahir Durakoğlu'nun hazırladığı Dava'nın Davası -kurgulanmış bir davanın arka planı- bu nitelikte bir çalışma.Türkiye'nin yakın tarihi yalnızca iktidarları

Biz kimiz Niçin bir aradayız

''Biz kimiz" sorusu, aslında hangi hakikate ait olduğumuz sorusudur.Meselenin merkezinde, "Türk" kavramına bakıştaki çarpıklık yer almaktadır.Modern dönemde, bin yıllık tecrübe içinde mana kazanmış Türklük, tarih dışı bir zemine çekilmiş; medeniyetinden koparılarak dar bir kategoriye hapsedilmiştir.Kimlik meselemiz, Müslümanlığa yaklaşımımızla doğr

Kimliğimiz ve hakikat arayışı

Kimlik meselesi ve ona bağlı sorunlar, Müslümanların yaşadığı bütün coğrafyalarda dikkat çekici bir benzerlik gösterir. Cezayir'de olan Suriye'de, Suriye'de olan diğer İslam coğrafyalarında ve Türkiye'de de benzer biçimlerde görülmektedir.Müslümanlar, maruz kaldıkları hayat tarzı karşısında çoğu zaman savunmasız, yılgın ve içten içe büyüyen bir öfk

Kalpten Kâbe'ye

Allah insanı gözlerden uzak var eder. Anne karnında saklar, insanı insandan gizler. İlk korunmuşluk orada başlar.İnsan kendini kalbinde saklar. Bir kalpte var olur.Ev, kalbin sığınağı. İnsanın yeryüzündeki ilk vatanı. Güven ve aidiyetin doğduğu ilk mekân.İnsan, evde ne ile dolarsa hayata onu taşır. Orada şekillenir, derinleşir. Nereye giderse gitsi

Bir duruş olarak Türklük

Bir milletin en zor sorusu şudur: "Biz kimiz"Bu soru ilk bakışta kolay görünür. İnsan kim olduğunu bildiğini sanır. Biraz durulunca mesele basit değildir."Türklük" meselesi de yanlış kavranır. Onu yalnızca bir soy meselesi olarak görmek daraltır ve eksiltir.Tarih bize başka bir hakikat anlatır. Türklük, tarih içinde yoğrulur.Türklük, bir kökenden z

Ortaokul mezunu babam.

1940'lı yıllarda askerliğini yapmış, Cumhuriyet'in tam ortasında yaşamış bir adamdı. Cumhuriyetimiz kadar garip miydi bilmiyorum, ama babam garipti. Bu ülkenin garipliğini ve asaletini üzerinde taşırdı.Garipleri, delileri, çocukları, yolcuları çok severdi. Onlarla kurduğu dostluğu dünya nimetlerine değişmezdi. Toprağına aşkla bağlıydı, Allah'a bağl

Annemin ak sütü

İnsanları kavimlere ayıran diller, bir araya getiren ise aynı ülküye yöneliştir.Diller, ülkü birliğine vasıta oldukları ölçüde değer kazanır.Arapçayı tüm Müslümanlar için önemli kılan, Kur'an-ı Kerim'in dili oluşu.Dillerin varlığı, insanla anlam kazanır. İnsanın varlığı ise kulluğunu idrak etmesiyle.Dil, insanın manasına alan açtığı ölçüde büyür. D

Germir'in sessiz yüreği

Germir bağları insanı kendine çağırır.Bağların hemen ardında çukurun sessizliğine gömülmüş bir Germir bekler.Akşam olunca bağların sesi çekilir.Taş evlerin arasında ağır bir sessizlik gezer.Germir bağlarından yükselen o çığlık:"Arabaya taş koydum, ben bu yola baş koydum / Seni gelecek diye sol yanımı boş koydum."Germir'de bekleyiş toprağa sinmiştir

Dağların ardındaki ses

Gesi bağlarında doğdum. Türkülerle, üzüm kokusuyla ve biraz da gariplikle büyüdüm.Türkiye, üzüm tadında bir ülke... Bu topraklar insana kendi garipliğini öğretir.Gesi bağları insanın içine işler, sessizce kök salar.Gesi bağlarında dolanıyorumYitirdim yârimi aman aranıyorumBir tek selâmına güveniyorumGel otur yanıma hallarımı söyleyimDerdimden anlam

Bir ruh olarak Türkiye

Dünyada hiç görmediğimiz, hiç tanımadığımız insanlar hakkında bir kanaat taşırız.Hiç İngiliz görmemiş olabiliriz ama herkesin zihninde bir "İngiliz imgesi" vardır. Bu imgeyi besleyen hafıza, günlük tecrübemiz değil, tarihtir.Tarihin ayrıntıları bilinmese de onun ruhu sezilir.Biz "İngiliz" derken sokakta gördüğümüz bir turisti değil, tarih içinde ol