Ünal Bolat

Türkiye

Bir çınarın ardından...

"Tesadüfen bir programda dinlemeye başladım. Hayran kaldım, tabii ki Türkçesine..."İsmini, liseli yıllarımda babamdan hep duyardım lakin gıyabında muhabbetim olmasına rağmen hiçbir eserini tam manasıyla okumamıştım. Üniversiteye başladıktan sonra okunacak yazarlar listesinin başlarına kaydetmiştim. Birkaç yazı kitabını okudum sırası gelince. Tek ka

Kan grubum uyduğu hâlde...

"Unutmayalım ki hat her zaman uzun veya kısa vadede yanlışlarımızın bedelini ödetir."Bir gün dayımla karşılaştığımızda Karadeniz kıyısında bir şehre gideceğini, oradan arabaya sebze yükleyeceğini ve kendisine yol arkadaşı olmamı istedi. Öyle ya büyük nehirler havzasında sebze yetişene kadar her şey ateş pahasıydı. Orada bir şey dikkatimi çekti. Paz

Yastığın kenarına bırakılan para

Mezun olduğum gün cebimde beş kuruş yoktu. Arkadaşlarım yastığımın kenarına gizlice para bırakırdı. Utanırdım ama o destekler olmasa ayakta kalamazdım.Günlerce iş aradım, kilometrelerce yürüdüm.Bir gün her zamanki gibi başım eğik eve dönerken yerde bir altın küpe buldum. Kimbilir kim kaybetmişti... Benim sevindiğim kadar onu kaybeden belki benden ç

Gözlerinin içi gülüyordu

"Galiba kapatmaya gidiyoruz" denilince gözlüğünü çıkarıp hüngür hüngür ağlamıştı...2021 yılının Ekim ayında Süleyman abimizi kaybettik. Bolu'ya ilk geldiğim günlerde yolda karşılaşıp tanışmıştık; heybetiyle o günü hâlâ hatırlıyorum...Aradan yıllar geçti ama unutmak mümkün mü Nice yaşanmışlıklar var, hangisini dile getirmek istesem hayalimde gözümde

Sizi polis sanmışlar!

"Hepsi kumar oynuyordu. Senden korktukları için abone oldular maneviyat ne gezer!."Abone hatırama bugün de devam ediyorum... O kahvehaneden gecenin tam yarısında ayrıldık. Sevinçten ve mutluluktan o çetin soğuğu da geç saate kadar bir abone kayıt etmemenin yorgunluğu ve üzüntüsü de bir anda zail oldu. Sevinçten âdeta ayaklarımız yere değmiyordu. Yo

Orası pek tekin bir yer değil!

"Çalışmamızın karşılığını alamamış, sıkıntı ve üzgün bir şekilde evlerimize dönecektik..."Akhisar'da çok hoş unutulmayacak tatlı anılarımız oldu. Bazen güldük bazen hüzünlendik iyi tatlı geçen güzel günlerimiz oldu. Yıl 1989... Akhisar Türkiye gazetesi büro müdürü görevimi yürütüyordum. Bir soğuk kış akşamı üç arkadaşı da yanıma aldım akşam kahveha

Cebinde kitabın var mı

"O sakin ve tebessümlü hâliyle, eli gömlek cebine uzandı küçük bir kitap çıkardı."Rahmetli Prof. Dr. Mehmet Yücel Bey Hicrî 1361 (Milâdî 1942) yılında Erzincan'da dünyaya geldi. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Bölümü'nden mezun oldu, orada uzun yıllar profesör olarak görev yaptı. Aynı zamanda ilahiyat fakültesini de bitirmişti. Fen ve İslâm iliml

Ayhan Beyin babası

"Kapıyı tıklatmak için yaptığım hamle içeriden gelen derin bir hıçkırık sesiyle yarım kaldı..."Babam ve annem, memleketten yıllar sonra gelmişti evimize. Eşim ve ben çok sevinmiştik. Çocuklarımız ise dede ve babaanneleriyle geçirecekleri günlerin planlarını bile yapmıştı. Evimiz bayram yerine dönmüştü sanki. Geldikleri günün gece yarısına kadar has

Neden kaygılanıyorsun

"Senin şu anki yerinde olmak isteyen ne kadar insan olduğunu hiç düşündün mü"Düşmanlarımızdan nefret etmenin bir bedeli var. Onların üzerimizde güç kurmalarına bilmeden yardım etmiş oluruz. Uykumuz iştahımız, tansiyonumuz sağlığımız ve mutluluğumuza hâkim olmalarına neden olur bu. Nefretimiz onları incitmez bilakis günlerimizi gecelerimizi cehennem

Recep Yazıcıoğlu'nun feraseti

"Valilik çalışanları, basın mensupları vb. babama ilk sağlık müdahalesi orada yapılıyor..."Etrafa seslenmeye çalışıyor ama heyet hızlı ilerlediği için sesini duyuramıyor. Çevreye bakınıp başka birileri var mı diye hamle yaparken az ilerisinin uçurum olduğunu anlıyor. Sıcak ve susuzluğun etkisiyle birlikte tansiyon yükselip iyice fenalaşıyor. Bir ya