Ünal Bolat

Ünal Bolat

Türkiye
Yaşam / Okur Soruları 577 yazı 1 takipçi

İyi ki köye dönmüş

Sanal kumar bir ailenin otuz milyonluk birikimini yok etti, ama hayvancılık kreditiyle kurtuldu—devlet desteği gerçekten çözüm mü, yoksa kökün tedavisi değil mi?

Şaka gibi ama gerçek

Gelin kaçtığında altınlar ve para da gitti: Medeni değerler güvenliğe kurban mı gidiyor, yoksa temkinli olmak geleneksel misafirperverliği öldürüyor mu?

"Yine de dikkatli ol" dedim...

Çocuksuz gelini baba evine gönderirken mehir parasını vermeyen aile, yeni kız için altın almaya gelince; dolandırılmadan korumak için uyarı yapan yazar, neden ahlaki sorumluluğu seçici uyguluyor?

Kara sabandan dijital çağa...

"Dedemin acemi öküzlerinin önünde elimde yular kara sabanla tarla sürmüşlüğüm vardır..."Nüfustaki resmî yaşımla gerçek doğumum arasında iki yıl fark var. Bizim neslin doğum tarihinde böyle bir handikap vardır. Günü gününe nüfusa kaydettirilmiş çocuk pek azdır. Efendim bendeniz bu yılın şubat ayında 65 yaşımı tamamladım. Şöyle bir geçmişe gidip düşü

Huzur veren gazete

"Başka kimse olmadığına ve benimle tokalaşmak istediğine göre bana söylüyordu..."Bir sonbahar günü Ankara sokaklarında garip kimsesiz dolaşırken o tabelayı gördüm:"Türkiye gazetesi" yazıyordu.İçimde tarifini yapamadığım bir sevinç oluştu. Adımlarım beni tabelaya ve tabelanın asılı olduğu binaya götürdü.Tabelaya doğru yürüdüm, binanın önüne geldim.

Mezarından çıkan adam!

"Gerçekten günümüz insanı bir aksilikte ne çabuk sinirlenip ne çabuk strese giriyor!"Artvin'de görev yaparken (bundan otuz yıl önce) yol kenarında alt katı taştan, üst katı da kestane ağacından yapılmış bir ev vardı. Gençler de bu evin kenarından geçerken mutlaka bu evin eski sahibinden bahsederler, hikâyesini anlatırlardı. Ben de hiç duymamışım gi

Çocuk niye ağlıyormuş

"Mademki dünyaya geldik hem dünya hem ahireti kurtarmak için çaba sarf etmeliyiz."Günümüz insanının en büyük sıkıntılarından birisi stres. Sonucunda da bunalım. Eskiden insanlarda bu tür şeyler yok denecek kadar azdı. Eskiden şehirler bu kadar kalabalık değilmiş, nüfusun %80'ine varan kısmı kırsal kesimde, köylerde yaşarlarmış. Sanayinin gelişmesi

Mutluluğun elden giden adresi

"Mutluluk, çok kazanmakta değil; aksine birlikte yorulup birlikte gülebilmekte miydi"Serdar ve ailesinin hayatını anlatmaya bugün de devam ediyorum. Bir gece Dudu dayanamadı:"Çocuklar seni göremiyor Serdar.""Başka çarem mi var" diye yükseldi sesi. "Yetmiyor Dudu, yetmiyor!"Evdeki o eski neşeli kahkahalar, yavaş yavaş duvarlardan silinmeye başladı.

Şehir bizi yutar

"Akhisar'a taşınalım" dedi kararlı ve gözleri dolu: "Her gün servis, yol, masraf, olmuyor..."Serdar ve ailesinin yaşadıklarını anlatmaya devam ediyorum. Serdar'ın kızı Zeynep başını salladı: "Beraber olunca her şey güzel baba."Mehmet ağzı dolu dolu konuştu:"Ben büyüyünce buradan hiç gitmeyeceğim."Dudu, çocukların üzerine sevgiyle eğildi. Dağ rüzgâr

Toprak beklemez

"Dudu, başındaki yazmayı düzeltti. Yüzünde uykunun izleri vardı ama gözleri canlıydı."Akhisar'ın dağlarına yaslanmış, yolu patikadan ibaret küçük bir köy vardı. Sabahları sis, akşamları kekik kokusu inerdi bu köye. Taş evlerin bacasından çıkan duman, sanki gökyüzüne "burada hayat var" diye haber salardı.Serdar, gün daha doğmadan uyanmıştı. Ahşap ka

Bildiğinle amel et

"Onlar bize Allah'ın emanetleridir. Toplum olarak sahip çıkıp onlara yardım etmeliyiz."Otobüse binmek için durağa geldiğimde elli-elli beş yaşlarında bir adam oturuyordu. Elinde bir çanta, çantanın içinde bir termos ve beni görünce toplayıp çantasına koyduğu küçük bir minderi vardı. Selam verip hâl hatır sorunca onun durumunu anladım. Sırf sohbete

Bayramınız mübarek olsun...

Köyün ismi değişti diye insan telefonda birbirini "tanımıyorum" diyerek reddeder miBu güzel günde daha geçende yaşadığım güzel bir hatıramı paylaşayım sizinle.Eşim artık eskisi kadar iyi duymuyor. Ondan daha önemlisi aklı eskisi kadar kolay fehmetmiyor, anlayamıyor yani...Bir telefon geldi geçen akşam... Kadir gecesini tebrik etmek için aramış bizi