Ünal Bolat

Ünal Bolat

Türkiye
Yaşam / Okur Soruları 650 yazı 1 takipçi

Bir kitabın önemi...

"İşte bir kitabın önemini, onun insanlara ve bana yaşattığı mutluluğu bilmenizi istedim..."Zeki Hocamın hatırasını anlatmaya bugün de devam ediyorum...Muhtemelen okuluna da gidememişti. Çünkü ona kitabı verdiğim andan itibaren bir saate yakın zaman geçmişti...Aradan iki ay geçmiş yine bir cuma günü komşu ilçedeki Merkez Camii'ne gittim. Namaz sonra

Hep aynı renkte elbise

"Damat kıyafetleriniz çok yakışmış, sizi hep böyle görmek isterim..."Baba dostumun anlattıklarına devam ediyorum... Eğitim enstitüsü matematik bölümünü bitirip, matematik öğretmeni olan yıllar boyu yetiştirdiği talebelerinin ona "baba" ismiyle hitap ettikleri bu sevilen kişi, onu tanıyanların ve velilerin Zeki Hoca'sı, bizim de Zeki Abimizdi.Hakika

"Sen gazete mi satıyorsun"

"O kadar çok sevinmiştim ki o aşkla, bütün gazeteleri öğleye kadar satmış, bitirmiştim."10 yıl sonra ziyaretine gittiğimiz baba dostum, beyazlayan saçlarıyla hâlâ dinçti. Sohbet ederken birlikte zaman geçirdiğimiz, çay sohbetlerimizi hatırladım. Bir keresinde şöyle anlatmıştı:Daha ortaokul öğrencisiyken, güzel dinimize ait bilgileri doğru olarak öğ

Hayali dünyalara bedel

"Abdullah İsmet abinin yaptığı konuşmayı Mehmet Söztutan abi tercüme ediyordu."Cahit Abi "Gazetemiz bir seminer yapacak, her bölgeden bir kişi katılacak; bizim Manisa bölgesinden de sen katılacaksın" dedi."Peki" dedim, ertesi gün otobüsle İstanbul'a gittim. Cağaloğlu'ndaki Türkiye gazetesi merkezine vardım. Abiler karşıladı ve toplantı salonuna ald

Bazı anlar vardır ki...

Bir ağustos ayında Cahit Abi beni yanına çağırdı, "seni İstanbul'a göndereceğim" dedi.Bazı anlar vardır ki hayali dünyalara bedel olur... Yıl 1987 bir ağustos ayı... Yaşadığım şehirde hummalı bir iş sezonu... Manisa'nın altın sarısı üzüm kesim mevsimi ovalarda işçi patron herkes işte kimi bağlarda sultani üzüm kesiyor kimi taşıyor kimi ilaçlı suya

Yorgan

"Babam yorganın içindeki yünü satmış. Yapağı olduğundan yol parasını denkleştirmiş!"Türkiye'yi gezme sevdası beni Hatay'ın bir köyüne götürdü. Çok verimli toprağından kaynaklı olmalı ki insanlar şehre göç etmemiş. İnsanları çalışkan ve sabırlı görünüyordu.Karavanımla bu köyü inceleme fırsatı buldum. Üç-dört gün kalınca bazı gençlerle dost olduk. On

İşte bitti biz de bittik...

"Umarız bu macera, yetkililerin vatandaşa kolaylık yollarını açmasına vesile olur..."İbretlik arsa satış hatırama devam ediyorum... Satış Müdiresi Hanım "elimizde bir suret var bizim dosyamızda kalması gereken nüsha, bunu veremeyiz" dedi. "Bari ondan bir fotokopi alalım onun üzerine 'aslının aynısıdır' kaşesi vurup bize verin" dedik. "Olmaz veremey

"Bizde böyle bir evrak yok"

Görevli çok ilgilendi, eski tarihli dosyaları açtı fakat "böyle bir evrak yok maalesef" dedi.İbretlik arsa satış hatırama devam ediyorum... Baktık ki bu iş uzayacak, bari belediyeden ilgili evrakı alalım hemen Keşan'a görüntüsünü gönderelim oradaki arkadaşlar gerekli işlemi yapıp bize evrakı aynı gün, "İlişik yazısını görüntü olarak iletsinler biz

Kafana takma diyorsun ama

"Lakin bu iki ölüm anını ve bu iki insanın yaşadıklarını hiç ama hiç unutamadım.""Ya ne kafana takıyorsun hayatı, yaşa git işte" demişti yirmi beş yıllık ahbabım. Belki de kırk yıl önce çocukluğumda sekerâtü'l-mevt hâlinde iken başında Yasin okumaya çağrıldığım iki hastanın hâlini hatırladım... Çocuğum ama kimseler mi yoktu bilemem beni çağırmışla

Yeter ki cesaretini kaybetme

"İlk zorlukta vazgeçerseniz, ömür boyu başkalarının kurduğu hayata bakar durursunuz."Odada kısa bir sessizlik oldu. Sobadaki odun çıtırdadı. Öğretmen ağır ağır ayağa kalktı. Pencereye yürüdü. Dışarıda çocuklar kar topu oynuyordu. Sonra dönüp sakin bir sesle konuştu:"Eğer ilk zorlukta vazgeçerseniz, ömür boyu başkalarının kurduğu hayata bakar dururs

Köy yolunda yaşananlar

"At ürktü. Kontrolünü kaybetti. Yaralı danaya çarptı. Atlı havaya savrulup yere düştü"Hatıramı anlatmaya bugün de devam ediyorum.Şoför umursamaz tavırda cevap verdi:"Bu yolun yavaşı da böyle Ahmet Ağa..."Tam o sırada kamyon derin bir çukura girdi. Kasa sertçe savruldu. Hayvanlardan biri korkuyla şahlandı. Zinciri gevşeyen dana bir anda dengesini ka

"Az konuşur çok adamdır"

"Köyde herkesin dilinde iki isim vardı. Kara Hasan ve Uzun Veli... Bir öğle vaktiydi."Hatırama bugün de devam ediyorum. Bir gün küçük bir öğrenci çekinerek genç Basri öğretmenin yanına geldi:"Öğretmenim... Babam dedi ki... Okuyup adam olursan köyden kurtulursun..."Basri öğretmen diz çöküp çocuğun gözlerine baktı: "Hayır Hasan... İnsan köyden kurtul