Muhtardan gelen haber

Otuz yıl sadık çalışan Aziz Usta'nın istifası, yönetimin onu geri çağırması—ama asıl soru şu: vefa ve saygı, kurumsal değişim karşısında hayatta kalabilir mi?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazı, uzun yıllar fabrikada çalışan bir ustanın yeni yönetimle yaşadığı çatışma üzerinden vefa, saygı ve kurum kültürünün değişmesi konusunu işlemektedir. Yazar, dışarıdan gelen yöneticinin usta'nın yetkilerini elinden alması sonrası istifası ve yönetimin bunu reddederek ona dinlenme hakkı tanıması aracılığıyla, kurumsal değişim ve insan ilişkilerinin kırılgan dengesini anlatmak istemektedir. Peki, kurumlarda insanın yerini teknoloji aldığında, vefa bağları gerçekten korunabilir mi?

"Gittiğin yerde ulaşılacak telefon bırak. Şöyle bir dinlen gel. Biraz sıkılmışsın" dediler.

Bursa'daki en meşhur tekstil fabrikalarından birinde ustaydı. Yaklaşık otuz senedir aynı firmada çalışıyor, emekli olmasına rağmen bir türlü bırakmıyorlardı. Kaç tane genel müdür, kaç tane mühendisle çalışmıştı. Hepsi ile de verimli çalışmaları olmuş, her zaman saygı görmüştü. Son günlerde yönetimde olan değişikliklerden dolayı yeni gelen makine mühendisiyle araları nedense pek iyi değildi. Başka bir bölümden gelen bu yeni mühendis Aziz Usta'ya gösterilen sevgi, saygıyı kıskanmış olmalı ki onun bazı yetkilerini kimseye danışmadan elinden almıştı.

Tekstildeki yeniliklerden dolayı yüz makinenin yapabildiği işi tek başına yapabilen makinelerden bir tane satın almıştı firma. Aziz Usta yeni gelen bu makineye yaklaşamıyordu bile. "Faydalı olamayacağım yere yük de olmayayım" diyerek yönetime gidip istifasını sundu. Yönetimdekiler hâlen göndermek istemiyorlardı. Ona her elini sıkanla dost olunmadığı gibi her canını sıkanla da düşman olmaması gerektiğini hatırlattılar. Onun gençliğine vermesini dilediler...

"Sana bir ay ücretli izin verelim. Gittiğin yerde ulaşılacak bir telefon bırak. Şöyle bir dinlen gel. Biraz sıkılmışsın" dediler. O zamanlar henüz cep telefonları yoktu. Gittiği yerde ulaşabileceği telefon numarasını yazdırdı ve izne ayrıldı Aziz Usta. Yaşlı anasının, babasının ziyaretine gitti. Köyde oturuyorlardı. Kış yaklaşıyordu. Evlerinin çatısını tamir ediverdi. Kışlık ihtiyaçlarını tedarik etti. Yiyeceklerini de kilere doldurdu. Onların oyalanmaları için de kümes yapıp içine de birkaç tane yumurta tavuğu koydu. İşleri tamamlamış sayılırdı. Bir gün köy muhtarı eve geldi: