Yazar, Ali'nin askerlik sonrası orman dairesinde işe girişini anlatarak, geçmiş dönemlerde işe girmenin ne kadar kolay ve meritokratik olduğunu iddia ediyor. Bunun sebebi, eski zamanlarda kişisel ilişkiler ve vetkilerin rol oynadığını örtülü biçimde kabul etmektedir. Peki, o günlerin "kolay" iş bulma sistemi aslında kimin için kolay ve adil bir sistem miydi?
"Sıra işe girmesine gelmişti. Şansına o günlerde orman dairesine eleman alınacaktı..."
Ali, kasabanın sayılı esnaflarından emekli Ahmet Efendi'nin tek çocuğu idi. Annesi de yine kasabanın sayılı eşrafından Mehmet Efendi'nin kızı Fatma Hanım'dı. Ahmet Efendi, kasabanın en gözde manifaturacısıydı. Ali, tek evlatlarıydı aynı zamanda babasına çok saygılı, iyi bir insan olduğu için çok seviliyordu. Bir gün dükkânda otururlarken babası Ahmet Efendi, Ali'ye selendi:
"Oğlum, şu kahveciye seslen, iki kahve getirsin de hem şöyle karşılıklı içer hem de dertleşiriz."
Ali, hemen yerinden fırladı, bir çocuk çevikliğiyle kahveleri söyleyip geldi, babasının yanına oturdu. Dükkânda zaten müşteri de yoktu. Babası kahvesinden bir yudum aldı, sonra sevgiyle Ali'ye baktı ve ağır ağır konuştu:
"Oğlum, artık askerlik yaşın geldi, bir an evvel git yap gel, sonra seni hayırlısıyla evlendirelim, ondan sonra da burada bir devlet dairesinde işe koyalım, ha ne dersin"
Ali, babasının bu söylediklerine hiç şaşırmadı. Zira bunu zaten bekliyordu. Büyük bir sevgi ve saygıyla babasına baktı.
"Sen bilirsin baba, sen nasıl istersen öyle olsun" diye saygısını gösterdi.
Ali, yirmi dört ayda askerliğini tamamlayarak evine dönmüştü. Ali, bu sürede hem daha olgunlaşmış, pişmiş hem de hayattaki bazı şeylerin değerini daha iyi anlamıştı. Babası Ahmet Efendi ve annesi Fatma Hanım'ın keyiflerine diyecek yoktu...
Ali'nin askerden dönmesine hem çok sevinmişler hem de çok gururlanmışlardı. Dünyalar onların olmuştu sanki. Ali, askerden döndükten sonra biraz gezdi, dolaştı dinlendi. Sıra onun bir işe girmesine gelmişti. Şansına o günlerde orman dairesine eleman alınacağını öğrendiler, babası Orman Dairesi Müdürü Osman Efendi'yi iyi tanıyordu. Hatta iyi de ahbaplıkları vardı. Osman Efendi, Ali'yi de iyi tanıyor, onun efendi saygılı ve terbiyeli bir genç olduğunu iyi biliyordu. Ali, bir imtihanla hemen orman işletmesinde işe alınmıştı. Ali, bizzat Müdür Osman Efendi'nin yakınında olacak, onun emrinde görev yapacaktı. Bunu Osman Efendi özellikle kendisi istemişti...

5