Yazar, fakir bir kadının yıllar süren emeği ve fedakarlığı sayesinde kendi evini alıp ailesini kurtarmasının hikayesini anlatarak, acı ve kazanım arasındaki ilişkiyi sorguluyor. Bu iddiayı desteklemek için çocukluk yoksulluğundan ev sahibi olma anına uzanan sürecin detaylarını veriyor. Ancak soru şu kalıyor: bedeni yıpratıcı çalışma koşullarında elde edilen başarı, aile için yapılan fedakarlık gerçekten kurtarıcı mıdır, yoksa kuşak boyu yoksulluğun başka bir biçimi midir?
"Bakın yavrularım" dedi sesi titreyerek. "Nelerden geçtik, ne yollardan yürüdük..."
Esmeray'ın çileli hayatını anlatmaya bugün de devam ediyorum... Esmeray artık durmuyordu. Fabrikadan çıkıyor, gece yarılarına kadar evde dikiş dikiyordu. Bir gün kader yüzüne güldü; bir devlet dairesinde işe kabul edildi. Ama o yine de "yoruldum" demedi.
Hafta sonları izinli olduğu günlerde temizliğe gitti. Geceleri mutfakta baklava, yufkalar, börek vb. yapıp satarak Yılmaz'dan kalan o ağır borçları kapatmak için biriktiriyordu.
Yıllar süren bu amansız tempo, sonunda meyvesini verdi. Biriktirdiği her kuruşla, alnının akıyla kendi evini aldı. Ancak bedeni isyan etmişti; o ağır yükler, uykusuz geceler ve bitmek bilmeyen temizlikler ona kalıcı bir hatıra bırakmıştı: Bel fıtığı!..
Yeni evinin salonunda, gıcır gıcır yeni koltuk takımları duruyordu. Dışarıda yağmur yağarken, Esmeray koltuğuna ilk kez huzurla oturdu. Yanında artık serpilip büyümüş olan Ali, Veli ve Tuba vardı. Elinde dumanı tüten bir bardak çay, gözlerinde ise yılların yorgunluğu ama en çok da gururu...
"Bakın yavrularım" dedi sesi titreyerek: "Nelerden geçtik, ne yollardan yürüdük... Ama görüyorsunuz ya, pes etmedik..." Tuba, annesinin dizine başını koydu:
"Sen çok yoruldun anne, bizim için her şeyi yaptın."
Esmeray, çocuklarının saçlarını okşadı. Beli sızlıyordu ama kalbi hiç olmadığı kadar hafifti.
"Ben değil çocuklar... Biz. El ele verdik, beraber başardık."
O akşam o küçük evde içilen çay, Esmeray'ın hayatı boyunca içtiği en tatlı, en huzurlu çaydı. Bozkırın o esmer kızı, koca bir şehre ve hayata karşı kazandığı zaferi kutluyordu.

4