Umut Öztürk

Yeni Birlik

Hoşgeldin Ramazan

Üç ayların gelişiyle birlikte gönül dünyamızda bambaşka bir huzurla buluştuk. Bu huzurun zirveye ulaştığı ay ise Ramazan ayı. Hepimize mübarek olsun. Ramazan'la birlikte İslam âlemi farklı bir manevi yolculuğa başlıyor. Hayatın akışı içinde mesele yalnızca sofrayla ilgili bir tasarruf değil; hayatımızın tamamına dokunan bir bilinçten, bir hissiyatt

Gerçekten bu kadar yoğun muyuz

Hayat hızla akıyor. Gerçekten zamana yetişemiyoruz. Her yeni gün başka bir telaş, başka bir koşuşturma… Çevremde kime sorsam aynı cümleleri duyuyorum: "Çok yoğunum, uykusuzum, hiç durmadan çalışıyorum." Hayatın gerçekleri içinde elbette koşturmak gerekiyor. Ama gerçekten bu kadar yoğun muyuz Yoksa statü mücadelesi içerisinde kendimizi konumlandırma

Samimiyetsiz iletişim

Yazılarımızda genelde sosyal ilişkilerimizi ve iletişimi ele alıyoruz. Bugün "neler yazayım" diye düşündüğümde, çevreme dönüp baktım ve hayatın akışı içinde gördüğüm birkaç üzücü durumu paylaşmak istedim. Sosyal hayatta, aile içinde, akrabalık bağlarında; hayatın insana dair dokunulacak hangi kısmı varsa tamamında iletişim var. Ama bir şey eksik: S

Sosyal medyanın ekonomik hayatımıza etkisi

Son dönemlerde ekonomik gelişmeler gündemimizde oldukça fazla yer ediniyor. Süreçlerin zorlu olduğu ortada; dünya ve ülkemiz gerçekten ciddi bir sınavdan geçiyor. Pandemi sonrasında mali tabloların ne kadar büyük sarsıntılara uğradığını hepimiz gözlemliyoruz. Bu durum, yaşamımızın tamamını ve konfor alanlarımızın düzenlenmesini doğrudan etkiliyor.

Bayrak hassasiyeti

Asırlar boyu atalarından aldığı emanete sonuna kadar sahip çıkan kutlu bir topluluğuz. Son günlerde yaşanan olaylar bir kez daha gösterdi ki; bütün etnik kökenleri, mezhepleri ve görüşleri ne olursa olsun her birimizin en büyük hassasiyetlerinden biri bayrağımızdır. Şehitlerimizin aziz kanıyla rengini almış kutlu bayrağımız, hepimiz için vazgeçilme

İnsana, cana dokunmak

Bu yazıları kaleme aldığımda kutsal beldelerdeyim. Manevi değerin verdiği huzur tartışılmaz. İnsanın hayat telaşından sıyrılıp manevi iklimde derinlemesine bir yolculuk yapması paha biçilemez bir hissiyat. Tam da böyle duygular içindeyken, geçtiğimiz hafta ziyaret ettiğim Kayseri'de gördüğüm muhteşem tabloyu paylaşmak istiyorum. Bir söyleşi program

Tüketim çılgınlığı

Kapital sistem, her saniye bize şunu fısıldıyor: Daha fazla tüketmelisin ve tükettikçe mutlu olacaksın. Bu algı, iletişimin olduğu tüm mecralarda karşımıza çıkıyor. Alışveriş merkezleri, caddeler, meydanlar ışıl ışıl… Özel günler ise asla gündemden düşmüyor. Evlilik yıldönümleri, doğum günleri, yılbaşı ve daha fazlası… Bugünlerde mutlaka sevdikleri

Dijital vicdan

Türk Dil Kurumu, 2025 yılında yeni yılın kelimesini "dijital vicdan" olarak paylaştı. Aslında bu, benim de yazılarımda sıkça kullandığım bir ifade. Dijital vicdan; bireyin, kurumun ya da medyanın dijital alanlarda etik ilkelere ve toplumsal değerlere bağlı kalarak davranma biçimidir. Buraya kadar her şey güzel. Ancak dijital vicdan dediğimiz eylem,

Medya itibarsızlaşıyor mu

Gündemin her saniye değiştiği, insanların bu hızlı akışı artık takip etmekte zorlandığı zamanlardan geçiyoruz. Dünyada ve ülkemizde aynı anda birden fazla gündem var ve belirleyiciler, kendilerine ait iletişim kodlarını tam da hayatımızın merkezine yerleştiriyor. Peki bu noktada medya, eski etkinliğinde ve saygınlığında mıMedya, dijital dünya ile b

Normalleşen anormallikler

Sosyal okumalarımız, tepkilerimiz her geçen gün değişiyor. Toplum olarak bir zamanlar bizi şaşırtan, rahatsız eden, şikâyet ettiğimiz ya da tepki gösterdiğimiz pek çok durumun bugün artık bizim için alışılagelmiş hâle gelmesi, bu kabullenme durumu oldukça şaşırtıcı. Artık birçok şeye tepki vermez olduk. Özellikle şiddet olaylarında, şiddetin dijita