Birlikte gururlandık

Bir futbol zaferi ülkeyi birleştiriyor, peki bu birlik duygusu kupa sona erdiğinde de yaşatılabilir mi?

Umut Öztürk
03.04.2026
110
Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, Türkiye'nin Dünya Kupası finallerine gidişini sportsal başarıdan ziyade toplumsal birlik ve ortak duygusal deneyimin önemi olarak değerlendiriyor. Bu birliktelik ruhunun sahadaki 11 oyuncunun yansıttığı gururda hayat bulduğunu ve zorluk zamanlarında toplumu ayakta tutması gerektiğini savunuyor. Ancak bu kolektif sevinci yaşatan futbola özgü koşullar gerçek hayatta ve siyasal meselelerde de aynı etkinliği gösterebilir mi?

Helal olsun çocuklar, hakikaten helal olsun. Son zamanlarda böylesine bir mutluluğa hasrettik. Bir kez daha gördük ki topyekûn, hep birlikte, omuz omuza sevinebiliyoruz. Ekran başına kitlenen milyonlar, stadyumdaki taraftarlar... Büyük bir mücadelenin finalinde Kosova karşısında alınan galibiyetle, 24 yıl sonra Dünya Kupası finallerine gitmek... Olayın bu kadarı aslında futbola dair, sporsal bir aktivite. Ama daha önemlisi; Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde kendisini bu hissiyatın derin bağlarıyla, aidiyetle ait hisseden her bir bireyin ortak sevinci.

Benim için çok daha önemli olan tarafı ise bu: birlikte ağlayıp birlikte gülebilmek, beraber sevinebilmek. Bazen küçük detaylar yüzünden ayrıştığımız, kırıldığımız, uzaklaştığımız yerlerde; aynı formayı üzerinde taşıyan 11 aslanın bize yansıttığı o gururu hep birlikte yaşadık. Demek ki beraber sevince çok güzel oluyoruz, birlikte hissedince daha da "bir" oluyoruz.

Birlikte sevebilme, birlikte üzülebilme hissiyatımızı daha yoğun yaşamalı ve gündemde tutmalıyız. Dünyanın çok daha zorlu süreçlerden geçtiği bu günlerde, bu ülkenin her bir bireyinin bu ruhu bu denli yoğun bir şekilde yaşaması gerekiyor. Konu sadece bir futbol aktivitesi değil; nerede, hangi şehirde olursa olsun, her zaman birlik ruhunu yaşatabilmek ve yansıtabilmek.