Bu yazıları kaleme aldığımda kutsal beldelerdeyim. Manevi değerin verdiği huzur tartışılmaz. İnsanın hayat telaşından sıyrılıp manevi iklimde derinlemesine bir yolculuk yapması paha biçilemez bir hissiyat. Tam da böyle duygular içindeyken, geçtiğimiz hafta ziyaret ettiğim Kayseri'de gördüğüm muhteşem tabloyu paylaşmak istiyorum.
Bir söyleşi programı vesilesiyle gittiğim Kayseri'de, daha önce birkaç kez adını duyduğum fakat bu denli yakından inceleme fırsatı bulamadığım Erva Spor Okulları projesiyle tanıştım. Şehirde on binlerce öğrencinin sporla buluştuğu, ailelerin, velilerin ve spor hocalarının projeye yürekten sahip çıktığı çok özel bir çalışma bu.
Projenin başında Kayseri Valisi Sayın Gökmen Çiçek bulunuyor. Kendisi ve ekibi, Kayseri'ye geldikleri günden itibaren klasik bir bürokrat ya da idareci gibi değil; şehre dokunma niyetiyle, büyük hedefler ve hayallerle hareket eden bir anlayış ortaya koymuş. Bahsedilebilecek birçok proje var elbette, ancak benim için Erva Spor Okulları ayrı bir yerde duruyor.
Şehrin farklı noktalarında, iş dünyasından kıymetli isimlerin de desteğiyle kurulan tesislerde gençler sporla; eğitimle, bilimle ve sanatla buluşuyor. Merkezinde özellikle spor olan bu yapıda, gençlerin Anadolu'nun kalbinden güçlü bireyler olarak yetişme çabası gerçekten takdire şayan.
Gençlerin gösterdiği bu aidiyet duygusu ve performans, Gökmen Çiçek'in onlara duyduğu inancın boşa çıkmadığını açıkça gösteriyor. Enerjilerini, zamanlarını ve hayatlarını sporla buluşturan bu gençler, bulundukları coğrafyaya nasıl daha fazla katkı sunabileceklerinin de bilinciyle hareket ediyor.
Söyleşi programı sırasında annelerin, babaların, velilerin ve en önemlisi hocaların projeye ne denli sahip çıktığını bizzat gözlemledim. Demek ki istendiğinde, aynı yolun yoldaşı ve derttaşı olmak mümkün. Aynı hedefte, aynı ülkede, aynı değerler manzumesinde yürüyebilmek mümkün.

18