Prof. Dr. Cevdet Erdöl

Prof. Dr. Cevdet Erdöl

Akşam
Gündem 123 yazı 0 takipçi

Ramazan Etkinliklerine Çete Demek: Patolojik Bir Refleks

Müslüman bir ülkede öğrencilerin Ramazan etkinliklerine katılması "çetecilik" olarak yaftalanıyorsa, tartışılan şey çocuklar değildir. Tartışma, bu milletin inancının kamusal alandaki yeridir.Okul bahçesinde yapılan bir programı, bir yardım kampanyasını ya da kültürel bir faaliyeti organize suç diliyle tarif etmek masum bir kelime tercihi sayılamaz

Ramazan'ı mı yoksa sadece Ramazan'da mı yaşıyoruz

Ramazan geldiğinde takvim değişir. Sokakların ritmi yavaşlar, sofraların saati belirginleşir, mahyalar gecenin karanlığına cümle kurar. Ama asıl soru şudur: Ramazan'ı yaşıyor muyuz, yoksa sadece Ramazan ayında mı yaşıyoruzHer yıl aynı heyecan, aynı temenniler, aynı "hoş geldin" nidaları... Fakat aynı merhamet, aynı hassasiyet, aynı sorumluluk bilin

Asrın Akıncı Beyi'nin adamsız uçakları

Bir ülkenin kaderi bazen bir toplantı salonunda yazılır. Alkışların gürültüsünde değil; bir sorunun tonunda, bir cevabın dirayetinde, bir insanın duruşunda şekillenir. Yıllar önce yaşadığım bir hatıra, bugün geriye dönüp baktığımda sadece bir anı değil; bir zihniyetin fotoğrafı gibi duruyor.Sanırım 2009 yılıydı. Dönemin bakanlarından Sayın Faruk Na

Epstein Olayı Bir Sapkınlık Değil, BATI'K Düzeninin İfşasıdır

Bir soru soralım ve cevabını aceleyle vermeyelim:Bir medeniyet, çocuklar kaybolurken hala ahlaktan söz edebilir miBugün Epstein dosyası etrafında koparılan gürültü, gerçeğin kendisinden daha yüksektir. Çünkü yüksek ses çoğu zaman derin bir sessizliği örtmek için çıkarılır. Herkes birkaç isimden bahsediyor, birkaç fotoğraf karesini paylaşıyor, birka

Gül yüzlü çocuklar toprağa girerken

Bir çocuğun eline bıçak, beline silah nasıl yakışırBir gencin gözlerinde korku yerine cezasızlığın rahatlığı neden vardırVe biz ne zaman "yaşı küçük" diyerek büyük suçları olağan saymaya başladıkSokaklarda dolaşan şey bireysel öfke değil artık. Tesadüfî bir taşkınlık hiç değil. Bu; organize, hesaplı, bilinçli ve sistemli bir karanlık. Küçük bedenle

Sigara değil, denetimsizlik boğuyor

Bir çocuk, babasının elini tutup bir devlet binasına girdiğinde neden sigara dumanını solumak zorunda kalır Bir vatandaş adliye koridorunda adalet ararken neden ciğerlerini korumak için nefesini tutar Bir anne, bebeğinin arabasını bir kafenin önünden geçirirken neden hızlanmak zorunda kalır Bir hasta, hastaneye şifa bulmaya gitmişken neden hastane

Kalp krizi gençleşti: Suçlu kim

Bir sabah işe giderken kaldırımda yığılıp kalan bir genç... Spor salonunda antrenman sırasında yere düşen 30'lu yaşlarda bir beden... Sosyal medyada "çok sağlıklıydı, bir anda kalp krizinden öldü" cümlesiyle paylaşılan ölüm haberleri... Son yıllarda bu sahnelere daha sık rastlıyoruz ve ister istemez aklımızdan şu soru geçiyor: Bu kadar insan genç o

Gücün Hukuku: Deli Dumrul'a Rahmet

Bir sabah uyanıyorsunuz. Bir ülkenin seçilmiş devlet başkanı, eşiyle birlikte, haydut gibi bir baskınla, başka bir devletin helikopterleriyle evinden alınıp götürülüyor. Ne kendi ülkesinde verilmiş bir tutuklama kararı var, ne yetkili bir mahkeme, ne de hukuki karşılığı olan bir iddianame. Üniforma var ama hukuk yok. Güç var ama usul yok. Silah var

Levhalar Söküldü, Sıra Zihinlerde

"Burada niye bu hız sınırı var" diye kendi kendinize sorduğunuz o anı hatırlayın. Tabelanın mantığını değil, cezasını düşündüğünüz o kısa tereddüt aralığını... İşte tam orada yol bitmiyor, adalet duygusu yalpalıyor muydu Yıllardır karayollarında karşımıza çıkan ve yolun ruhuyla kavga eden hız levhaları bu yüzden sadece teknik bir ayrıntı değil, top

Yeni yıla girerken: Bir defadan çok şey olur

Yeni yıla sayılı günler kaldı.Eğer başlangıcımız gerçekten unutulmaz olsun istiyorsak, büyük kırılmalara değil küçük ama kararlı adımlara ihtiyacımız var. Kısa, sade ve istikrarlı...Yeni yıl; eğlenmek, kendini kaybetmek ya da başka kültürlerin dayattığı bir eğlence anlayışına teslim olmak değildir. Aksine, insanın kendine maddi ve manevi bir çekidü

Yeni yılın sessiz sorusu: Umut mu, kumar mı

Yeni yıla yaklaşırken umut, sessiz bir beklenti olmaktan çıkıyor; yüksek sesle pazarlanan bir ürüne dönüşüyor: "Milli" (!) Piyango. Oysa kimse şu soruyu sormuyor: Şansa emanet edilen bir hayat, gerçekten yaşanmış sayılır mı Basit gibi görünen bu soru aslında rahatsız edicidir. Çünkü cevabı kolay değildir. Şansa emanet edilen bir hayat; sorumluluğun

Bir Yıl, Bir İmza, Bir Keder

Bir sabah telefonunuzu açıyorsunuz. Her zaman gittiğiniz doktordan MHRS üzerinden randevu almak istiyorsunuz. Hekim listesinde ismini arıyorsunuz ama bir anlık şaşkınlık yaşıyorsunuz: İsim listede yok."Herhalde bir yanlışlık olmuştur" diye düşünerek hastaneye gidiyorsunuz. Koridor aynı koridor; tabelalar, sıralar, bekleme salonunun uğultusu... Her