Ciğerlerimize yeni tuzak: Elektronik sigara

Sigara, insanlığın en uzun süreli aldatmacalarından biridir. Yıllarca "keyif", "alışkanlık" ve "sosyallik" söylemleriyle akciğerlerimizi, damarlarımızı, kalbimizi ve yaşam süremizi sessizce tüketti. Bugün ise aynı tehlike farklı bir ambalajla karşımızda duruyor: elektronik sigara.

Adı elektronik olunca masum olmuyor. Duman yerine aerosol denilince risk ortadan kalkmıyor. Meyve aromaları, renkli cihazlar, parlak tasarımlar ve "daha az zararlı" söylemleri gerçeği değiştirmiyor. Akciğere çekilen her kimyasal bulut, vücudun en hassas sistemlerinden birine yapılan istenmeyen bir müdahaledir.

Kanada Alberta Üniversitesi'nde yürütülen yeni bir araştırma, elektronik sigara kullanan genç yetişkinlerde akciğer ve dolaşım sistemi üzerinde erken dönem olumsuz etkilerin ortaya çıkabileceğini gösterdi. Araştırmada, standart akciğer fonksiyon testleri normal görünen bireylerde bile egzersiz sırasında nefes darlığı, solunum verimliliğinde azalma ve akciğer damarlarının işlevlerinde bozulmaya işaret eden bulgular saptandı.

Bu sonuç önemlidir. Çünkü zarar her zaman hastane koridorlarında, röntgen filmlerinde veya kronik öksürükle başlamaz. Bazen hastalık görünür hale gelmeden önce, vücut sessiz sinyaller vermeye başlar.

Elektronik sigara özellikle gençler arasında "zararsız alternatif" veya "güvenli geçiş ürünü" algısıyla yaygınlaşmaktadır. Oysa elektronik sigara aerosolü yalnızca su buharından oluşmaz. İçerisinde nikotin, ince partiküller, aroma verici kimyasallar, uçucu organik bileşikler ve çeşitli metaller bulunabilmektedir. Bu maddelerin önemli bir kısmı solunum yollarında tahrişe, inflamasyona ve uzun vadeli sağlık risklerine yol açabilecek özellikler taşımaktadır.

Nikotin ise başlı başına bir sorundur. Güçlü bağımlılık yapıcı etkisinin yanında özellikle gelişim çağındaki gençlerde dikkat, öğrenme, dürtü kontrolü ve bağımlılık mekanizmaları üzerinde olumsuz sonuçlar doğurabilmektedir.

Burada geleneksel sigarayı aklama tuzağına da düşmemek gerekir. Klasik sigara; kanser, KOAH, kalp-damar hastalıkları, inme ve erken ölümler açısından en önemli önlenebilir risk faktörlerinden biridir. Elektronik sigara ise bu sorunun modernleştirilmiş hali olarak karşımıza çıkmaktadır. Birinde tütün dumanı vardır, diğerinde kimyasal aerosol. Ancak her iki ürünün ortak noktası, insan sağlığını tehdit eden bağımlılık döngüsünü sürdürmesidir.

Bu nedenle mesele "sigara mı, elektronik sigara mı" tercihi değildir. Bu soru eksik bir sorudur. Asıl sorulması gereken şudur: İnsan neden nefesine zarar verebilecek bir ürüne yönlendirilsin