Trafikte Dijital Emniyet Kemeri: Yapay Zeka Çağı

Kurban Bayramı tatili geride kaldı. Ne yazık ki her bayramın ardından içimizi burkan bir trafik bilançosuyla karşı karşıya kalıyoruz. İçişleri Bakanlığının açıkladığı verilere göre bu Kurban Bayramı tatili boyunca 70 vatandaşımız trafik kazalarında hayatını kaybetti. Önceki 9 günlük Kurban Bayramı tatilleriyle kıyaslandığında ölümlü trafik kazalarında yaklaşık yüzde 45, kaza yeri kaynaklı can kayıplarında ise yüzde 34,3 oranında düşüş yaşanmış olması elbette önemlidir. Bu tablo; denetimin, alınan tedbirlerin, vatandaşlarımızın artan duyarlılığının ve kamu kurumları arasındaki koordinasyonun karşılık bulduğunu göstermektedir.

Ancak bir hekim olarak şunu söylemek zorundayım: Trafik kazalarında kaybettiğimiz her insan bir sayıdan, bir istatistikten veya bir rapor satırından ibaret değildir. Her kayıp; bir ailenin yıkılan direği, bir çocuğun eksilen yarını, bir annenin dinmeyen sızısıdır. Rakamlar düşebilir, grafikler iyileşebilir, tablolar olumlu yönde değişebilir. Fakat bir insan hayatının kaybı telafi edilemez.

Tıpta nasıl erken teşhis hayat kurtarıyorsa, trafikte de erken uyarı hayat kurtarır. Bir hastanın kalp ritmindeki bozulmayı cihazlar önceden tespit edebiliyorsa, bir sürücünün yorgunluk belirtileri, dikkat kaybı, uykusuzluğu veya riskli sürüş davranışları da teknolojik sistemler tarafından önceden fark edilebilir. Asıl mesele kazadan sonra enkaz kaldırmak değil, kazanın meydana gelmesini engellemektir.

Bu nedenle trafik güvenliğinde artık yeni bir eşiği konuşmak zorundayız. Denetimin yalnızca yolda, yaptırımların yalnızca ihlalden sonra ve tedbirlerin yalnızca kaza gerçekleştikten sonra devreye girmesi yeterli değildir. Günümüz dünyasında önleyici akıl, veriye dayalı yönetim anlayışı ve yapay zeka destekli analiz imkanları elimizin altındadır.

Öncelikle kaza riski yüksek araç gruplarından başlanmalıdır. Tırlar, kamyonlar, otobüsler, servis araçları, ticari araçlar ve taksiler başta olmak üzere araç içi kamera sistemleri kademeli olarak yaygınlaştırılmalıdır. Ancak bu sistemler yalnızca görüntü kaydeden pasif cihazlar olmamalıdır. Sürücünün yorgunluğunu, dikkat dağınıklığını, telefon kullanımını, ani frenlerini, şerit ihlallerini ve diğer riskli davranışları algılayabilen akıllı güvenlik unsurları olarak tasarlanmalıdır.

Trafik güvenliği yalnızca sürücünün davranışlarını izlemekten de ibaret değildir. Asıl mesele, kazaların nedenlerini bütün boyutlarıyla anlayabilmektir. Hangi yollar daha fazla kazaya sahne oluyor Hangi kavşaklar sürekli ölümcül kazalar üretiyor Yol geometrisindeki hatalar, yetersiz aydınlatma, bozuk zemin, eksik bariyerler veya yanlış işaretlemeler ne ölçüde etkili oluyor Hangi bölgelerde yağış, sis veya buzlanma kaynaklı riskler öne çıkıyor

Bu soruların cevabı sistematik biçimde analiz edilmeden kalıcı başarı elde etmek mümkün değildir.

Bugün trafik güvenliğinde başarılı kabul edilen ülkeler tam da bunu yapmaktadır. İsveç'in dünyaya örnek olan "Vision Zero" yaklaşımı, trafik kazalarını yalnızca sürücü hatasına indirgememekte, sistemi bütüncül bir bakış açısıyla ele almaktadır. Yol tasarımından hız limitlerine, araç güvenliğinden altyapıya kadar her unsur insan hayatını merkeze alacak şekilde yeniden değerlendirilmektedir.

Hollanda'da yüksek riskli kavşaklar sürekli veri analiziyle takip edilmekte, kazaların yoğunlaştığı noktalar mühendislik çözümleriyle yeniden tasarlanmaktadır. İngiltere ve Avustralya'da ise "kara nokta" olarak tanımlanan yüksek riskli bölgeler düzenli olarak tespit edilmekte ve bu alanlara özel yatırım programları uygulanmaktadır.

Benzer şekilde Amerika Birleşik Devletleri'nde ve Avrupa Birliği ülkelerinde büyük veri ve yapay zeka teknolojileri kullanılarak kaza haritaları oluşturulmakta, riskli bölgeler önceden belirlenmekte ve kamu kaynakları bu alanlara yönlendirilmektedir. Böylece yalnızca sürücünün davranışları değil, yolun kendisi de sürekli olarak denetlenmekte ve iyileştirilmektedir.

Türkiye de artık trafik güvenliğinde veri temelli yeni bir döneme geçmelidir. Araçlardan, kameralardan, sensörlerden, meteorolojik sistemlerden ve kaza kayıtlarından elde edilen bilgiler ortak bir platformda toplanmalıdır. Yapay zeka destekli analizlerle hangi bölgelerde riskin arttığı önceden belirlenebilir; yol bakım çalışmaları, kavşak düzenlemeleri, hız yönetimi uygulamaları ve denetim planları bilimsel verilere göre şekillendirilebilir.