Prof. Dr. Ahmet Tekin

Milat

Mahşerde eksi bâkiye

Bir bankadan mesaj gelse, "Hesabınızdan başka birinin hesabına para aktarıldı" dese, uykularımız kaçar. Gün boyu bunun hesabını yapar, nerede hata yaptık diye düşünürüz. Peki ya mahşerde iyiliklerimiz başkalarının hesaplarına aktarılsa ve hesabımızın eksiye düştüğünü görsek o zaman ne yapacağız İşte asıl korkulması gereken tablo budur. Çünkü o gün

Gençlere bir sözüm var: İslam'ı yanlış yerden okuyorsunuz

Genç kardeşim, sana açık ve net bir şey söyleyeceğim: İslam'ı Müslümanlara bakarak yargılıyorsan, en baştan yanlış bir yerden bakıyorsun. Etrafına bakıyorsun; adaletsiz ama dindar görünen insanlar görüyorsun. Namaz kılıyor ama kul hakkı yiyor. Dinden konuşuyor ama merhametten uzak. Sonra diyorsun ki: "Eğer İslam buysa, ben yokum." Dur. Orada dur. Ç

Edep olmadan ilim olmaz

İlim, sadece zihne doldurulan bilgilerden ibaret değildir. O, önce kalpte başlar; sonra dile, davranışa ve hayata yansır. Edep yoksa ilim hamdır, eksiktir, hatta zamanla sahibine yük olur. İşte bu hakikati tek bir duruşla öğreten ibretlik bir sahne vardır. Ahmed b. Hanbel, ağır bir hastalık sebebiyle yaslanmış hâlde oturuyordu. Meclisinde sâlih kul

"Müminler ancak kardeştir" ayeti karşısında ırkçılığın iflası

"Müminler ancak kardeştirler; öyleyse iki kardeşinizin arasını düzeltin. Allah'a itaatsizlikten sakının ki rahmetine mazhar olasınız." (Hucurât, 10) Bu ayet, İslam'ın insanlığa sunduğu en net, en sarsıcı hakikati ilan eder: Kardeşlik. Kanla, renkle, dille, soyla değil; imanla kurulan bir kardeşlik… Buna rağmen bugün hâlâ ırkı yücelten, kavmini putl

"Allah Adına Konuşmak" Kimin Hakkı

"Kıyamet gününde, Allah adına yalan söyleyenlerin yüzlerini simsiyah görürsün. Büyüklük taslayanlar için Cehennemde yer mi yok" (Zümer, 39/60) Bu ayet, sadece ahirete dair bir sahne tasviri değildir; aynı zamanda dünyada yürüyen, konuşan, kürsülere çıkan, ekranlardan ahkâm kesen herkese yöneltilmiş sert bir uyarıdır. Çünkü Allah adına konuşmak, O'n

Reyting Uğruna Dağıtılan Aileler

Bir toplumun çöküşü bazen sokaklarda değil, salonlarda başlar. Televizyon açıkken ev susar, akıl teslim olur. Bugün aile yapımız; silahla, yasayla ya da zorla değil, diziler ve gündüz kuşağı programlarıyla yavaş yavaş çözülüyor. Reyting uğruna aileler dağıtılıyor, mahremiyet ayaklar altına alınıyor. Gündüz kuşağı programlarında insanların özel haya

Cehennemin öfkesi ve insanlığın inkâr kibri

"Neredeyse öfkesinden çatlayacak!" Kur'ân, cehennemi cansız bir mekân olarak değil; adaletsizliğe, inkâra ve küfre karşı öfkeyle kaynayan bir hakikat olarak tasvir eder. Mülk Sûresi'nde anlatılan bu sahne, sadece ahirete dair bir tablo değil; dünyada yapılan tercihlerin, kulak tıkamanın ve hakikate sırt dönmenin ilânıdır. Cehenneme her bir topluluk

Mal, Evlat ve Kaybedilen Ölçü

İnsan, sahip oldukça kazandığını zannediyor. Daha çok mal, daha güçlü bir gelecek… Daha çok imkân, daha sağlam bir hayat… Oysa Kur'ân, bu yaygın kanaati tek bir cümleyle yerle bir ediyor: "Mallarınız ve çocuklarınız sizin için ancak bir imtihandır; büyük mükâfat ise Allah'ın katındadır." Bu cümle, modern insanın en büyük yanılgısını yüzüne çarpar.

Yeni Nesil Dindarlık: Hevânın Din Kılığına Sokulduğu Çağ

"Allah'tan bir yol gösterme olmaksızın, sırf kendi bencil arzularına uyandan daha sapkını kim olabilir! Elbette Allah zalim kavmi doğru yola iletmez." Bu ilahî ikaz, yalnızca geçmiş toplumlara değil; tam da bugünün vitrinine, bugünün dindarlık iddialarına yöneliktir. Bugün "yeni nesil dindarlık" diye pazarlanan şey, çoğu zaman vahyin değil hevânın

İşler Niye Ters Gider

"Ey iman edenler! Allah'a itaatsizlikten sakının ve doğru söz söyleyin ki, Allah sizin işlerinizi düzeltsin, günahlarınızı bağışlasın. Kim Allah'a ve Resûlü'ne itaat ederse gerçekten büyük bir kazanç elde eder." (Ahzâb, 70–71) Hayat bazen üst üste gelen aksiliklerle insanı kuşatır. Bereket kaçar, sözler tesirini yitirir, emek karşılığını bulmaz. İn