Zahmetsiz Rahmet Olmaz

"Yarınlar, yorgun olanların değil; rahatından vazgeçenlerin olacaktır."

Bu söz, Şehid Hasan el-Benna'ya aittir. Bu söz sadece bir mücadele çağrısı değil; aynı zamanda bir iman ölçüsüdür. Çünkü Kur'an'ın ve Sünnet'in çizdiği yol nettir: Rahmet bedel ister. Zafer sabır ister. Cennet fedakârlık ister.

Bugün Müslümanların en büyük imtihanı yorgunluk değildir. Asıl imtihan, konfor bağımlılığıdır. Yorgunluk emek verene aittir. Konfor ise yerinden kıpırdamayana… İşte bu sözün işaret ettiği hakikat tam da burada gizlidir: Yarınlar "yoruldum" diyenlerin değil; "rahatımı terk ettim" diyebilenlerin olacaktır.

Kur'an açık konuşur:

"İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır." (Necm, 39)

Bu ilahî ilke değişmez. Zahmetsiz rahmet yoktur. Emeksiz bereket yoktur. Mücadele etmeden izzet yoktur.

Yine Kur'an'da şöyle buyrulur:

"Yoksa siz, sizden öncekilerin başına gelenler sizin başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız Onlara öyle sıkıntılar ve zorluklar dokundu ki sarsıldılar…" (Bakara, 214)

Demek ki sarsılmadan sağlamlaşmak yoktur. Bedel ödemeden yükselmek yoktur. Sabır çekmeden rahmet yoktur.

Peygamber Efendimiz (sav) buyuruyor:

"Cennet hoşlanılmayan şeylerle kuşatılmıştır; cehennem ise nefsin arzu ettiği şeylerle." (Müslim)

Nefsin hoşuna giden nedir Rahat. Konfor. Erteleme. Sessizlik. Tepkisizlik.

Hakikatin yolu nedir Fedakârlık. Uyanıklık. Gayret. Direniş.

Bugün ümmetin en büyük kaybı güçsüzlük değil; rehavettir. Fakirlik değil; fedakârlık eksikliğidir. Sayı azlığı değil; sorumluluk bilincinin zayıflığıdır.

Allah Resûlü (sav) bir hadisinde ümmetin geleceğine dair çarpıcı bir tablo çizer:

"Ümmetimden öyle bir zaman gelecek ki, milletler birbiri üzerine çullandığı gibi onların üzerine çullanacaklar."

Sahabe sorar: "Sayımız az olduğu için mi"

Efendimiz cevap verir: "Hayır, bilakis çok olacaksınız; fakat selin üzerindeki köpük gibi olacaksınız. Allah düşmanlarınızın kalbinden sizin korkunuzu alacak, sizin kalbinize 'vehn' koyacak."

"Vehn nedir" denildiğinde şu cevabı verir: "Dünya sevgisi ve ölüm korkusu." (Ebû Dâvûd)

İşte konfor bağımlılığı budur: Dünya sevgisi. Rahat tutkusu. Risk almama hâli.

Bu söz, bu hastalığa atılmış bir tokat gibidir. Rahatı değil sorumluluğu seçmek… Güvenli suskunluğu değil bedelli hakikati tercih etmek… İşte yarınları inşa edecek ruh budur.

Kur'an'da Allah Teâlâ şöyle buyurur:

"Allah, içinizden iman edenleri ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltir." (Mücadele, 11)

Yükseliş derecedir; fakat derecenin bedeli vardır. İlim zahmet ister. İman sabır ister. Dava fedakârlık ister.