Prof. Dr. Ahmet Tekin

Prof. Dr. Ahmet Tekin

Milat
Yaşam / Din 362 yazı 0 takipçi

Milletvekillerinin müthiş uzlaşısı

Türk siyasetinin en dikkat çekici paradokslarından biri şudur: Meclis çatısı altında milletin hakları söz konusu olduğunda aşılmaz duvarlar yükselir; sıra siyasetçilerin kendi haklarına geldiğinde o duvarların nasıl olup da bir gecede ortadan kalktığına kimse anlam veremez. Anayasa denildiğinde... "Bizim kırmızı çizgimiz var." "Üniter yapı tartışıl

Ehl-i Beyt'i sevmek Alevilik ise bütün dünya şahit olsun ki ben Aleviyim

"Ehl-i Beyt'i sevmek Alevilik ise bütün dünya şahit olsun ki ben Aleviyim." Bu söz, aslında bugün ihtiyaç duyduğumuz çok önemli bir hakikati hatırlatıyor: Ehl-i Beyt sevgisi bir mezhebin, bir cemaatin veya bir topluluğun tekelinde değildir. Hz. Peygamber'i (sallallahu aleyhi ve sellem) seven, onun Ehl-i Beyt'ine de muhabbet besler. Hz. Ali'yi sevme

İmtihanın Değişmeyen Sünneti: Karanlığın Sonu Aydınlıktır

İnsan, başına gelen sıkıntıların içinde çoğu zaman yalnızca kendi hikâyesini görür. Çektiği acının eşi benzeri olmadığını, kapandığı kapının bir daha açılmayacağını, yaşadığı gecenin hiç sabah olmayacağını düşünür. Oysa insanlık tarihi bize başka bir hakikati haykırır: İmtihan değişir, fakat Allah'ın sünneti değişmez. Kur'an'ın bize anlattığı peyga

Kutsal ibadet, fahiş fiyat olur mu

Umre için yaklaşık 1.400 dolar, hac için ise yaklaşık 9.400 dolar ödeniyor. Peki aynı kutsal topraklar, aynı uçaklar, aynı oteller ve büyük ölçüde aynı mekânlar söz konusu olduğunda aradaki bu devasa fiyat farkı nasıl açıklanacak Elbette hac ile umre aynı ibadet değildir. Haccın belirli günleri, Arafat, Müzdelife ve Mina gibi özel menâsiki, farklı

Sünneti terk eden, Peygamber'in rehberliğini terk eder

"Hayır! Rabbine andolsun ki, aralarında çıkan anlaşmazlık hususunda seni hakem kılıp sonra da verdiğin hükümden içlerinde hiçbir sıkıntı duymaksızın onu kabullenmedikçe ve boyun eğip teslim olmadıkça iman etmiş olmazlar." (Nisâ, 4/65) Kur'an'ın bu ayeti, sünnet karşısında Müslümanın duracağı yeri tartışmaya mahal bırakmayacak kadar açık biçimde ort

İyi niyet her yolu meşru kılar mı

İslam adına konuşurken en çok dikkat etmemiz gereken meselelerden biri şudur: Doğru bir hedefe, yanlış bir yöntemle ulaşılabilir mi İnsanları Allah'a davet etmek, günahtan uzaklaştırmak, camilere ve ibadete yönlendirmek elbette büyük bir hayırdır. Fakat burada kritik soru şudur: Bir amelin maksadı güzel diye, o amele ulaşmak için kullanılan her yön

Kişisel imtihanlara değil, Ümmetin derdine omuz vermek

Hayat, her insan için farklı imtihanlarla örülmüş uzun bir yolculuktur. Kimi hastalıkla, kimi fakirlikle, kimi evladıyla, kimi yalnızlıkla, kimi de haksızlıklarla sınanır. Ancak mümini diğer insanlardan ayıran en önemli özellik, kendi acısına kapanıp kalmaması; ümmetin derdiyle de dertlenmesidir. Çünkü İslam, yalnızca "ben" demeyi değil, "biz" olma

Amel defteri açıldığında... geriye ne kalacak

"Artık kitap (amel defteri) ortaya konmuştur; suçluların, onda yazılı olanlardan korkuya kapılmış olarak, 'Vay halimize! Bu nasıl kitapmış! Küçük-büyük hiçbir şey bırakmadan hepsini sayıp dökmüş!' dediklerini görürsün. Böylece yaptıklarını karşılarında bulmuşlardır. Rabbin hiç kimseye haksızlık etmez." (Kehf Suresi, 49. Ayet) İnsan, dünya hayatında

Akıllı kimdir Dünyayı kazanan mı, ahireti kazanan mı

"Akıllı kişi, nefsini hesaba çeken ve ölümden sonrası için çalışan kimsedir Aciz kişi ise nefsinin arzularına uyan ve Allah'tan boş temennilerde bulunan kimsedir" (Tirmizî) İnsanlık tarihi boyunca herkes akıllı olmanın peşinde koştu Kimi servet biriktirmeyi akıl saydı kimi makam elde etmeyi kimi de dünyaya hükmetmeyi Oysa Peygamber Efendimiz sallal

Kulluğun adresi değişmez

Kur'an-ı Kerim, insanlık tarihinin en büyük sapmalarından birini tek bir ayetle ortadan kaldırmaktadır: "Allah'ın kendisine kitap, hüküm ve peygamberlik vermesinden sonra hiçbir insanın kalkıp insanlara 'Allah'ı bırakıp bana kul olun' demesi düşünülemez. Aksine, 'Öğretmekte olduğunuz kitap ve yapmakta olduğunuz incelemeler gereğince Rabbin hâlis ku

Uydurulan din ile indirilen din arasındaki uçurum

İnsanlık tarihi boyunca dinler, sadece kitapların sayfalarında değil, insanların hayatlarında da sınandı. Bugün ise acı bir gerçekle yüzleşmek zorundayız: Dinin adı var, fakat ahlakı nerede Camiler doluyor, fakat kalpler boşalıyor. İbadetler çoğalıyor, fakat adalet azalıyor. Dini söylemler yükseliyor, fakat dürüstlük, merhamet ve kul hakkına riayet

Kalbin tahtında kim var

İnsan hayatı boyunca birçok şeyi sever: Anne-babasını, eşini, evlatlarını, kardeşlerini, akrabalarını, malını, mülkünü, ticaretini ve evini... Bunların hepsi Allah'ın insana verdiği nimetlerdir. Ancak asıl mesele şudur: Bütün bu sevgilerin üzerinde, kalbin tahtında kim vardır Rabbimiz Tevbe Suresi'nde şöyle buyuruyor: "De ki: Eğer babalarınız, oğul