Kelam geleneği (8)
Fahreddin er-Râzî'den sonra İslam düşüncesi neden yapısal reformları başaramadı: Urmevî ve İcî'nin önerileri defterler dolusu yazıya rağmen tarihte neden ses getirmedi?
20.04.2026
105
Fahreddin er-Râzî'den sonra İslam düşüncesi neden yapısal reformları başaramadı: Urmevî ve İcî'nin önerileri defterler dolusu yazıya rağmen tarihte neden ses getirmedi?
20.04.2026
105
Gazzâlî ve Râzî, antik düşünceyle hesaplaşırken kelam ve felsefenin sınırlarını ortadan kaldırdılar—peki bu birleşme, düşünsel yenilenme mi yoksa geleneklerin çözülüşünün başlangıcı mı?
13.04.2026
73
Gazzâlî'nin cesur tespiti: Kelam bilim değil, sadece ikna gücüne sahip retorik midir?
06.04.2026
75
Şimdiye kadar kelam geleneği hakkında kaleme aldığım dört yazıda genel olarak bu geleneğin ayrıcı hususiyetlerini belirtmeye çalıştım. Her ne kadar ayrıntıda mezhepler çok farklılaşsa da temel hususiyetlerde ortak oldukları söylenebilir. Bu sebeple ortaklıktan farklılığa doğru ilerleyen bir skalada hem genel olarak kelam geleneğinin hem de her bir
30.03.2026
122
Öncelikle Ramazan Bayramınızın feyizli ve bereketli olmasını, başta İslam âlemi ve hususen içinde bulunduğumuz coğrafya olmak üzere tüm insanlık için sükunete vesile olmasını niyaz ederim. Bugün kelam geleneğini değerlendirmeye devam edeceğim. İslam'da düşüncenin tarihiyle ilgilenenlerin iyi bildiği üzere kelam ilmi iki temel ilke üzerine kuruludur
23.03.2026
97
Bu yazıda kelam geleneğinin üçüncü hususiyetini müzakere edeceğim. Bilindiği üzere hem kelamcılar hem de filozof ve sûfîler kelamın temel işlevlerinden birinin dinî inançları savunmak olduğunu dile getirir. Hatta filozof ve sûfîler bu işlevin kelam için tanımlayıcı olduğunu düşünür. Meşhur filozof Fârâbî kelamın asıl itibariyle retorik (hatabî) bir
16.03.2026
86
Geçen yazıda kelam geleneğinin üç hususiyeti olduğunu belirtmiş ve bunlardan ilkini açıklamıştım. İkinci hususiyet, inanç esaslarının makuliyetini gösterme işi idi. Gerek bir bilim veya çalışma alanı gerekse bir tavır olarak kelamı, diğer gelenekler karşısında ayrıcalıklı konuma getiren temel özelliklerden biri, inanç esaslarının makuliyetini göste
09.03.2026
126
İslam tarihinde kelam geleneğinin diğer bütün gelenek ve akımlardan üç temel farkı vardır. Birincisi: Kelam, İslam akaidini temsil eder. İkincisi: İnanç esaslarının makuliyetinin gösterilmesi esas itibariyle kelamcıların işidir. Üçüncüsü: İnançların belirli bir dönemde savunulması işidir. Bu maddelerin sıralamasını bir tür önem sıralaması olarak da
02.03.2026
165
İslam düşüncesinin kaynak metinlerini okuduğumuzda insanın büyük sorularına verilen farklı cevaplarla karşılaşıyoruz. Geçen haftaki yazımızda kelam ve felsefe geleneklerinin verdiği cevabın temel kabullerine dikkat çeken ve bunların ana iddialarının (i) usule uygunluğunu, (ii) bugün bizim için ne anlam ifade ettiğini değerlendirmeye çalışan bir yaz
23.02.2026
185
Önümüzdeki çarşambayı perşembeye bağlayan gece ilk sahura kalkacağız, ramazan ayının herkes için bereketli geçmesini niyaz ederim. Bu yazıdan itibaren düşünce tarihimizin sorunlu alanlarından biri üzerine bir yazı dizisi başlatma niyetindeyim. İslam düşüncesiyle bir şekilde irtibat kurup okumalarını derinleştirenler hatta kelam, felsefe, tasavvuf g
16.02.2026
148
Bilindiği üzere ahlâk, bireyin kendisinde meydana gelen hal ve melekelere verilen isimdir. İnsanda meydana gelen hal ve melekeler ise pek çok etkenin katkısıyla oluşur. Çünkü canlılar gibi insan fertleri de birtakım özelliklerle donanmış olarak doğar. Bu özellikleri temelde üç grupta değerlendirmek mümkündür. Birincisi, insanın diğer canlılardan ay
09.02.2026
86
İnsan pek çok canlıdan farklı olarak bakım ve eğitime muhtaç bir varlık. Hayatını tek başına idame ettirecek melekelerle doğmuyor, kabiliyetlerle doğuyor. Yaşadığımız sürece öğrendiğimiz bilgileri, kazandığımız alışkanlıkları, edindiğimiz meslekleri düşündüğümüzde bir insan ferdindeki kabiliyetler yelpazesinin ne denli geniş olduğu hemen fark edili
02.02.2026
96
290
251
243
212
202
199
191
185
179
© 2025