Latif Bozdoğan

Latif Bozdoğan

Milat
Yaşam 322 yazı 1 takipçi

Belirsizliğin kanatlarında

Gözlerimizi kapatalım. Geçmişin tozlu raflarından indirdiğimiz verilerle geleceği kurguladığımızı düşünelim. Uzmanların sözleri kulaklarımızda ninni. "Kontrol yanılsaması" diye fısıldıyor içimizdeki ses. "Riskleri denkleme sığdırabilir, rastlantıyı susturabiliriz!" O fısıltı hepimizi uçuruma sürükleyen bir serap. Çünkü hayat, matematiğin çözemediği

Zihnin jailbreak anı

Bugün sizlere, hızla değişen bu çağın rüzgârlarında ayakta kalmakla kalmayıp, yelkenlerini açıp ilerlemek isteyen her ruhun kulağına fısıldamak istediğim bir sırrı açacağım. Etrafımızdaki dünya, özellikle de yapay zekânın her köşeyi sarmasıyla, baş döndürücü bir hızla dönüşüyor. Eskinin alışkanlıkları, o bildik düşünce kalıpları, artık birer pranga

Ateşin gölgesinde yeşeren umut

Haziran ve Temmuz 2025... Sanki bir kâbusun içinden geçiyorduk. Ülkemizin ciğerleri yandığı, gökyüzünü kaplayan dumanın, toprağın feryadının yüreğimizde derin yaralar açtığı aylardı. Ekranlara yansıyan alevler, İzmir'den Bilecik'e, Manisa'dan Sakarya'ya kadar birçok şehrimizde yükseldi, her bir kıvılcım içimize bir kor düşürdü. Bu alevler, sadece a

Dur durak bilmeyen hayat

Hayatın durmadan akan ırmağında bazen kürekleri bırakır, rüzgârın bizi sürüklemesine izin veririz. Oysa bazıları vardır, o ırmağın akışına meydan okur, fırtınalara direnir ve kendi rotasını çizer. Onların sırrı, sihirli bir değnekte değil, içlerindeki o sarsılmaz iradede saklıdır. Hayatın dehlizlerinde yıllarca aradım bu sırrı. Kimi zaman felsefe k

Toplumsal tutkalı yeniden yapıştırmak

"Güven kalmadı!" Bu çığlık sokaklarda yankılanıyor. Siyasetçisinden esnafına, komşudan en yakınımıza kadar o kırılgan bağ buharlaştı sanki. Her sözde art niyet arıyor, her kapıyı şüpheyle aralıyoruz. Peki bu karanlık labirentte çözüm daha çok güvenmek mi Yoksa o görünmez tutkalı akıllıca yeniden mi üretmeliyiz Bir düşün denizinde yol alırken, sisle

Diyalog çiçeği patikaları

Düşünsenize, elinizde bir sabun... Kaygan, bir o yana bir bu yana kaçıyor. İşte bugünkü hakikat arayışımız da böyle. Algoritmaların ördüğü görünmez duvarlar içinde sıkışıp kaldık. Nice insan, düşüncelerini sımsıkı kavramış, sorgulamaktan adeta çekinir hale geldi. Toplumsal tartışmalar, sert kabuklu inanç kalelerine dönüştü. Kendi doğrularımızı bile

Dijital mahallede tuz aramak

Dostluk, vakitle ve soğuk demlenen bir çay gibidir. Demini alması zaman alır, aceleye gelmez. Peki mesele sadece koşuşturmada kaybolan dakikalar mı Yoksa içimizdeki o kadim "dertleşme" hasletini mi kaybettik Gerçek bağlar kurma kabiliyetimiz sönüyor mu dersiniz Şu söz yüreğimin taşına vurdu: "Bizi üzen, yoran, aklımızı bulandıran her şeyden ve herk

Eski defterleri kapatıp yeni sayfalar açmak

Medya dünyası sürekli değişiyor. Her köşe yazarının sesi kaybolma tehlikesiyle karşı karşıya. Peki bu kalabalıkta nasıl öne çıkacağız Aslında cevap çok basit. Eski alışkanlıkları bırakıp yeni yollar deneyeceğiz. Eskiden her konuda yazan, genelci yazarlar revaçtaydı. Bugün bu durum değişti. Artık her şeyi bilen değil, bir konuda derinleşen yazarlar

Küçük dokunuşlarla büyük değişimler

Hayatın akışında öyle anlar vardır ki, her şey bir anda değişiverir. Bir moda akımı birdenbire zirveye tırmanır, yıllardır kanayan bir toplumsal yara beklenmedik bir hızla iyileşir ya da bir fikir, görünmez bir fısıltı gibi yayılıp ruhlarımıza işler. Bu dönüşüm noktaları, aslında yaşamımızın her köşesinde, çoğu zaman farkına bile varmadığımız küçüc

Çocukluğun solan rüyalarından kalan izler

Çocukken inandığımız o büyülü sözler hâlâ kulaklarınızda mı "Dünya adildir", "emek mutlaka karşılık bulur", "sonsuz imkânlar seni bekliyor"... Hayat sanki bir vaatler manzumesiydi. Şimdi biliyoruz: Bu sözler iyi niyetli masallardı. Zihnimiz kabulleniyor: Kimseye eşit bir ömür biçilmedi. Yine de içinizde, o masallara tutunan bir çocuk kıpırdıyor değ

İsyanları aşan Türkiye

Değerli okuyucularım, kıymetli dostlar, Bugün masamda bir kitap duruyor. İsyankar Yüzyıl. Emmanuel de Waresquiel'in o dev eseri. Sel Yayıncılık 2004 yılında Türkçeye kazandırdı. Ciltli, tam 673 sayfa. Kuşe kağıtları göz alıcı. Fransız tarihçi, 156 yazarı bir araya getirmiş. Filozoflar, sosyologlar, gazeteciler 20. yüzyılın isyanlarını madde madde i

Kabullenmenin sıcaklığı

Sabahın o ilk ışıkları odama düşerken, kahvemin buğusunda bilinç altı seyyahı Engin Geçtan'ın kirpileri canlandı gözümde. Soğukta titreşen o sevimli yaratıklar... Isınmak için yaklaşıyorlar ama dikenleri batınca geri çekiliyorlar. Sonra yeniden üşüyorlar. Ta ki birbirini incitmeden sıcaklığı paylaşacakları o mucizevi denge noktasını bulana dek. İn