Latif Bozdoğan

Latif Bozdoğan

Milat
Yaşam 426 yazı 1 takipçi

Simyacının sessiz formülü

Buz gibi bir toplantı odası ve ketum bir sessizlik. Ekranda, kimsenin ruhuna dokunmayan o malum grafik, acımasız bir veri olarak yükseliyor. Herkes bakıyor ama kimse hissetmiyor. Rakamlar var, analiz var, ama his yok. Sonra biri, sadece bir tuşa basıyor. O an, o donuk çizgi acı çeken bir gitar solosuna dönüşüyor. Grafikteki ani düşüş, bir çellonun

Ezberlenen yolların sonundaki rahle

Usta bir sedefkâr olduğunuzu hayal edin. Her sabah, o milimetrik hassasiyetle, aynı kusursuz deseni işliyorsunuz. Eliniz o kadar alışmış ki, her bir sedef parçası, ahşabın üzerindeki ezberlenmiş o yuvaya kusursuzca oturuyor. Bu, ustalığın zirvesi midir, yoksa bir sonraki aşamanın sessiz bir habercisi mi Şimdi o atölyeden çıkıp hayata bakın. Hepimiz

Muhtemelen milyarder olmayacağız

Aynaya baktığınızda ne görüyorsunuz Ben bazen şunu görüyorum: kırklı yaşlarda, orta sıralarda bir adam. Ne çok başarılı, ne çok başarısız. Ne çok özel, ne de tamamen sıradan. Tam ortada bir yerde, askıda kalmış gibi. Ve işte o an geliyor: "Bu mu yani" Ekrana bakıyorsunuz. Sizinle aynı yaşta biri, kurduğu şirketin değerlemesini, yazdığı kitabın bask

Detaylandırmak yok etmektir

"Ben kimim" sorusu, insanlık tarihinin en kadim, belki de en yorucu sorusudur. Ancak günümüzde bu soruya verilen cevaplar, genellikle öznenin kendisinden değil, çevresindeki yankılardan oluşuyor. Kendi benliğinin sınırlarını çizmekte zorlanan insan, bu boşluğu doldurmak için bir savunma mekanizmasına sarılır: Ötekinin örneklerini tekrar etmek. İfad

Aliya İzzetbegoviç'in aynasından

1995 sonbaharı, İsveç. Sosyal Demokrat Parti lideri Mona Sahlin, devletin kendisine tahsis ettiği kredi kartıyla bir Toblerone çikolata satın alır. Bu küçük, neredeyse ehemmiyetsiz harcama, bir gazetecinin dikkatiyle birleştiğinde, İsveç siyasi tarihine "Toblerone Davası" olarak geçecek bir skandalın fitilini ateşler. Başlatılan soruşturma, aylar s

Beton yetmez

Usta bir mimarın gözüyle bakın bir şehre. O, çeliğin göğe uzanan kibrini görmez; temelin toprağın kalbine ne kadar sadakatle tutunduğunu görür. Bilir ki en görkemli yapıları bile ayakta tutan şey, harcın içindeki kum tanelerinin birbirine olan bağı ve o yapının yaslandığı zeminin sarsılmaz karakteridir. Bizler de zamanın ruhunu inşa ederken, sadece

Sonuçları zorlamayı bırak

Genç bir bestekâr, ruhunun bütün tellerini akıttığı partisyonu piyanonun üzerine koyduğunda nefesini tutmuştu. Yıllarını verdiği üstadı karşısında oturuyordu ve şimdi, o son notanın havadaki titreşimi söndüğünde, dudaklarından dökülecek tek bir onayı, bir "olmuş" fısıltısını bekliyordu. Parmakları tuşlara son kez dokundu. Eser bitti. Salonda derin,

Holistik şuur frekansı

Gaziantepli bir kadayıf ustasının bakır tepsisinin başında durduğunu hayal edin. O an, ustanın elleri yalnızca birer uzuv değil, nesillerdir biriken sükûnetin, sabrın ve malzemenin sırrına ermiş bir irfanın tecessüm etmiş halidir. Tel tel dökülen hamurun cızırtısı, sadeyağın odayı dolduran rayihası ve fıstığın yeşilinin vaat ettiği lezzet arasında

Kod Adı: Milletin Huzuru

Ekim ayının ortasında haber akışına düşen başlıklar, bir milletin bünyesini saran derin bir rahatsızlığa karşı başlatılan kararlı bir müdahaleyi gözler önüne seriyor. Bir yanda hayali işlemlerle milyarlarca liralık kamu kaynağını emen finans şebekeleri, diğer yanda şehirlerin güvenliğini bozan organize suç örgütleri. Farklı görünen bu olayların hep

Kırık yerden kaynayan hayat

Güneşin henüz mahcup olduğu bir alacakaranlıkta, şehrin uykusunu bölen ilk ses, paslı bir kepengin o iç gıcıklatan gıcırtısıdır. Bir kaynak ustası, dükkânının kepengini omuz gücüyle kaldırır. Bu, sadece bir iş gününü başlatan alışılmış bir hareket değil, gecenin sırrını gündüzün telaşına devreden kadim bir ritüeldir. İçerisi loş, serin ve genzi yak

O zaman susam kokusunu da kodlayalım

Silikon Vadisi'nin 'kusursuz düzen' vaadi, sokağın 'yazılmamış anayasası' ile karşı karşıya. Bu, verimlilik ile merhamet, kod ile vicdan arasındaki bir savaşın hikayesidir. Sabahın erken saatlerinde, köşe başındaki tezgâhtan yayılan taze hamur kokusu insanın içini ısıtır. Hava serindir, şehrin betonu henüz ısınmamıştır ve kaldırıma vuran buhar, gün

Dikkatimizin satıldığı cepheler

Dikkatiniz şu anda satılıyor. Evet, tam şu anda. Bu satırları okurken bile beyninizin bir köşesi, cebinizdeki o titreşimi bekliyor. Bu bir irade sorunu değil, Silikon Vadisi'nin en parlak mühendislerinin tasarladığı bir tuzak. Ve siz, tuzağın farkında olan ama yine de içinde yürüyen ilk nesil olmanın şizofrenisini yaşıyorsunuz. Hafızanızı yoklayın: