Kâzım Güleçyüz

Kâzım Güleçyüz

Yeni Asya
Gündem 416 yazı 2 takipçi

İmanda tevhid, kalplerin birliğini ister

Hayatını vakfettiği ideallerden birini "Müslümanların kardeşlik ve muhabbeti" olarak ifade edip, bunu İttihad-ı Muhammedî (asm) için yaptığı o muazzam, kapsamlı ve son derece kucaklayıcı tarifle de ortaya koyan ve Nur mesleğinde mü'minlerin kardeşliğinin esas olduğunu vurgulayan Bediüzzaman'ın bu yaklaşımı, aynı hizmet ekolünde beraberce çalışıp ga

Düşmanlığın devri kapandı

Bediüzzaman, 1911'de Şam'da irad ettiği Hutbe-i Şamiye'yi 1950'den sonra gözden geçirip tekrar yayınlarken şunları da ilâve etmiş:"Husumet ve adavetin düşmanlığın vakti bitti. İki harb-i umumî dünya savaşı, adavetin ne kadar fena, tahrip edici ve dehşetli zulüm olduğunu gösterdi. İçinde hiçbir fayda olmadığı tezahür etti." Bu sözler, iman hizmetine

Sevgi seferberliği

Asıl fedaîliğin sevgi odaklı bir hedef ve ideal için ortaya konulması gerektiğini ifade eden Üstad, muhabbeti kâinatın mayası olarak niteleyen tahkikî iman temelli bir düşünce sistemi geliştiriyor. Ve hizmetini de bu temele bina ediyor.Muhabbet ve şefkat eksenli bu hizmetin aslî hedefi, insanların öncelikle ebedî hayatlarını kurtarmaya çalışmak ve

Muhabbet fedaîliği

Kur'ân'ın rehberliğinde ve Hz. Peygamberin (asm) önderliğinde kurulan ve bütün mü'minleri içine alan ittihad-ı İslâmın ne şekilde hayata intikal ettirileceğinin prensipleri ortada.Bu çerçevede mü'minlere düşen en önemli görevlerden biri, ilme, hürriyet ve meşverete sarılıp, bu ittihad manasını bir an önce tesis ve tahakkuk ettirmek için gayret göst

Hakka hizmet ölçülerinden

Hakkın hatırını her zaman her hal ve şartta yüksek tutma prensibiyle irtibatlı bazı önemli ölçüleri de yine Risale-i Nur'da konuyla ilgili yapılan izahlardan aktaracak olursak:Takipçisi olduğumuz hizmet metodu itibarıyla "Hakka hizmet için intisap ettiğim meslek haktır ve daha güzeldir" diyebiliriz; ancak "Hak sadece benim mesleğimdir" diyerek teke

Hakkın hatırı

Bediüzzaman'ın önemle ve ısrarla vurguladığı prensiplerden biri de şudur: "Hakkın hatırı âlîdir, hiçbir hatıra feda edilmez."Risalelerde, hakkın hatırını müdafaa ve muhafazadaki tavır ve üslûbun nasıl olması gerektiğine ışık tutup yol gösteren ölçüler de mevcut. Meselâ hakka karşı hariçten bir taarruz söz konusu olduğunda alttan alınmaz ve izzet-i

İhtilâfları bitirmek için

Haktan sapan bâtıl mezheplerin ortaya çıkmasında iki taraflı hatalar söz konusu.Bu hatalardan biri, dayandıkları "kayıt ve şartlarla sınırlı bir doğru"yu, o kayıt ve şartları yok sayarak genelleştiren o mezhep mensuplarınca yapılırken, haklı olan görüşü savunanlar da, farklı fikirdekileri baskı altına alıp dışlamak suretiyle diğer hatayı isliyorlar

İlmî istibdat ve ihtilâflar

Nasreddin Hocaya mal edilen o meşhur fıkrayı hepimiz biliriz ve yeri geldikçe sohbetlerimizde de sık sık kullanırız:Kadılık yaptığı sırada Hocaya bir adam gelip, başından geçen bir olayı anlatmış ve sormuş: "Haklı değil miyim Hocam" "Haklısın!" demiş Hoca. Biraz sonra başka biri gelmiş, aynı olayı kendi yorumuna göre anlatmış ve sonra o da sormuş:

Asr-ı Saadette açık rejim

Merhum 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in, 40 yıl önce Köprü dergimizde yayınlanan "demokrasi" konulu mülakatında yaptığı Asr-ı Saadet yorumundan:Herşeyin açıkta, alenî cereyan etmesinin çok çarpıcı, düşündürücü misalleri Hz. Ömer devrinde çok vardır. Meselâ, camide Cuma hutbesini okurken "Ey Müslümanlar, beni dinleyiniz" dediği zaman, birisi aya

Çare açık rejim

10. vefat yıldönümünde rahmetle yad ettiğimiz merhum 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in güncel tesbitlerinden: Batıda demokrasi yönündeki gelişmeler daha çok zulme karşı, idare edilenlerin idare edenlere karşı direnmesiyle meydana gelmiştir. İngiltere'de krala karşı direnmenin neticesinde Magna Carta ile başlamış, daha sonra halkın vergiye karşı

Demokrasiyi reddeden halk iradesi olur mu

Merhum 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in, güncelliğini ve geçerliliğini korumaya bugün de devam eden önemli tesbitlerini aktarmayı sürdürelim: Reaksiyonsuz bir toplumuz. Haksızlıklar karşısında sessiziz. Gidene ağam, gelene paşamcıyız. Nemize lâzımcıyız. Velhâsıl, bir miktar medenî cesaret dediğimiz çok önemli bir değerden mahrumuz. Bundaki kusu

Hürriyet ve adaleti sağlamayan bir demokrasi olmaz

Merhum 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in İslam Demokrasi Laiklik kitabındaki mülâkatlarında yaptığı hürriyet ve adalet vurgularını yeniden hatırlatalım:Demokrasi hür yaşamak, manevî ve maddî bakımdan yücelmek, gelişmek, ilerlemek, güvenlik içinde yaşamak, hakkı, adaleti, eşitliği sağlanmış olmaktır (s. 26). Demokrasi dediğimiz zaman, hak arama y