Warning: session_start(): open(/var/lib/lsphp/session/lsphp74/sess_uvq0e1t4vh05qrmigks9k6s4v7, O_RDWR) failed: No space left on device (28) in /home/koseyazarioku.com/public_html/maincore.php on line 8

Warning: session_start(): Failed to read session data: files (path: /var/lib/lsphp/session/lsphp74) in /home/koseyazarioku.com/public_html/maincore.php on line 8
Emin Pazarcı Köşe Yazıları : koseyazarioku.com
Can't create/write to file '/tmp/#sql-temptable-336-913067-8229f.MAI' (Errcode: 28 "No space left on device")Can't create/write to file '/tmp/#sql-temptable-336-913067-8229f.MAI' (Errcode: 28 "No space left on device")

Emin Pazarcı

Akşam

Gördün mü gördün mü

Bilenler vardır, hatırlayanlar çıkacaktır elbette. Bilmeyenler de internetten dinleyebilirler...Ankara Sincanlı Oğuz Yılmaz'ın "Usta" isimli bir şarkısı vardı. Bir zamanlar dolmuşların vazgeçilmeziydi. Sürekli çalar dururdu. Vatandaşın zihninde de "Bas bas paraları Leyla'ya" şarkısı olarak yer etmişti. Nakaratı aynen şöyleydi:"Bas bas paraları Leyl

Ah bir anlayabilseler!

Üstat Hakkı Öcal, sosyal medyada Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın FETÖ konusundaki farkındalığı ile ilgili olarak bir paylaşım yaptı. 2010-2013 gibi tarihlerden bahsedildiğini belirterek, "Ben şahsen biliyorum ki, 2007'de her şeyin farkında idi" dedi.Doğrudur şahidim.2006 yılı idi...Erdoğan, o günlerde Ankara Keçiören'de bir evde oturuyordu. Keçiören Beled

Hamam da aynı tas da...

Beş gündür kutsal topraklardaydık. Manevi bir iklimin içine girdik. İtiş-kakış ve kavga-dövüşten uzak farklı, huzur dolu bir atmosferi soluduk. Umre ziyaretimizi gerçekleştirdik.Döner dönmez gördük ki, içeride hiçbir değişiklik yok. Hamam da aynı tas da...Karşımıza yine sosyal medyada Ekrem İmamoğlu ve destekçileri çıktı. Hep birlikte el ele verdil

Cani geziyor dipdiri...

Sıkıntılı günlerdi... Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy bunalmıştı, "Ya Rab, bu uğursuz gecenin yok mu sabahı" diyordu...Ve ekliyordu:"Cani geziyor dipdiri... Can vermede masum,Suç başkasınındır da, niçin başkası mahkûm"Peki, "Bugün ne değişti" derseniz, aslında değişen pek bir şey yok. Belki sadece aktörler değişti. Ama eski tas, eski hamam! Yine h

CHP gözüyle!

Bülent Ecevit'i, Deniz Baykal'ı, Aydın Güven Gürkan'ı ve solun önemli isimlerinin çoğunu iyi ve yakından tanırım. Gazeteci olarak tamamını takip ettim. Gün geldi eleştirdim, ama karşılıklı saygı çerçevesinde bir ilişkimiz oldu. Ne yalan söyleyeyim, çok şey öğrendim onlardan.Güzel anılarımız var. Yeri geldiğinde ve zaman zaman da yazıyorum yaşadıkla

İstismarın dibi

Dünyadaki gelişmelerle ilgilenip Trump, Netanyahu ve Maduro'ya bakarken, içerideki kısır çekişmeleri unuttuk. Belki iyi de oldu, Ekrem'le yatıp, İmamoğlu ile kalkmıyoruz artık. Hiç hoşuna gitmiyordur, ama şovmen geri plana itildi.Biz de "Yeter artık, niye konuşturuluyor bu adam Hala niye sağa sola sataşmaya devam ediyor Cezaevinde mi, yoksa özel bi

Köksüz ve kimliksiz

Ya yaşananları bilmiyor, son 15 yıl içinde olanların tamamından habersizler. Ya da nerede olduklarının, nasıl bir yapının içinde yer aldıklarının farkında bile değiller.Haber şöyle:"CHP içindeki muhalif kanat, Kemal Kılıçdaroğlu'na gitti. Özgür Özel ve ekibini, partinin DNA'sını değiştirmekle suçladı."Kimi kime şikayet ediyor bunlar Deniz Baykal'a

Püsküllü belalar

Bir duruşları ve ağırlıkları vardı eskiden. "Solcu" ya da "sosyalist" denildiğinde, ne zaman ne yapacaklarını, hangi konuda nasıl tepki vereceklerini, iyi kötü tahmin edebilirdiniz.Zaman içinde evrilip çevrildiler, garip bir hale büründüler!Solun ya da sosyalizmin "s"si bile kalmadı bünyelerinde. Öyle bir hale geldiler ki, emperyalistlere bile gülü

Bir ülke istiyorum...

Hayat takviminden bir yıl daha koptu. Acılarıyla tatlılarıyla, kederleri ve sevinçleriyle koca bir yılı geride bıraktık. Öncekiler gibi rüzgar olup geçip gitti 2025 de.Yeni bir yıla daha girdik. Önceliler gibi o da geçecek, o da gidecek. Ama hayat devam edecek. Üzüntüler ve acılar geride kalacak; her zaman olduğu gibi umutlar ve beklentiler bir son

İflah olur mu bunlar

Habis bir virüs gibi sardı ortalığı. Yayıldıkça yayıldı. İlacı yok, tedavisi de mümkün değil maalesef. Duyarsızlık, tatminsizlik, iyi ve güzel olan her şeye düşmanlık hastalığı diyoruz buna. Sardı dört bir yanımızı...Ne yaparsanız yapın, mutlu olmuyorlar.Harikalara imza atsanız görmemekte direniyorlar.TBMM'de dahi dillendirdiler, "Dünyanın en iyi i