Belediyelerde her gün yeni bir vukuat ortaya çıkıyor. "Bu kadar da olmaz" diyoruz, ertesi gün daha beteri geliyor. Üstelik durmuyor, durulmuyor; bitmiyor, tükenmiyor. Fışkırıyor adeta...
Ve bunları alkışlayanlar, hala onların peşinde koşanlar var!
Sadece bu kadarla kalsa iyi: Bir de on parmaklarında on kara, sağa sola sürüp duruyorlar.
Kendilerine göre bir slogan bulmuşlar, "Türkiye yönetilemiyor. Seçim sandığı gelmeli, bunlar gitmeli" diye bağırıp duruyorlar...
Peki, o "yönetilemiyor" dedikleri Türkiye ne yapıyor
Bir yandan savunma sanayiinde büyük atılımların altına imza atıyor. Her geçen gün ihracatını daha fazla artırıyor. Diğer taraftan küresel gelişmelerle mücadele edip, zaman zaman yön veriyor!
Buna karşı da savunmaları var tabii: "Ne onlar, yenir mi içilir mi" gibi son derece basit bir cevaplarla karşımıza çıkıyorlar. Türk insanını mutfakla tuvalet arasında boru konumuna indirgiyorlar.
İyi ve güzel olan bütün gelişmeleri kirletiyorlar. Yaptıkları tek iş bu!
***Oysa bugün küresel çapta büyük ve zorlu bir mücadele yaşanıyor. Türkiye ise, hem bu mücadelenin içinde, hem yara almadan götürüyor, hem de akılcı dokunuşlarla kendi lehine çevirmeyi başarıyor.
ABD ve İsrail'in İran'a açtıkları savaşta bütün bölge ülkeleri yara aldı. Tek darbelenmeyen, gelişmeleri hasarsız atlatan biziz. Dikkat ederseniz kimsenin dümen suyunda hareket etmiyoruz. Bölgesel bir güç olarak kendi politikalarımızı uyguluyoruz. Kimi zaman da etkili dokunuşlar yapıyoruz.
Bazı gelişmelerin perde arkasını bilerek rahatça şunu söyleyebilirim:
Eğer Türkiye ve Recep Tayyip Erdoğan olmasaydı, Trump bugün İsrail'in çok daha fazla kontrolünde ilerliyordu. Net olarak görünüyor bu zaten. Erdoğan'ın İsrail'e yönelik çok sert sözleri ve tavrına rağmen, Trump kendisini dinleme ihtiyacı hissediyor.
İran için de aynı değerlendirmeyi yapabiliriz.
Bölge ülkelerinin aralarındaki gerilimin azaltılmasında Türkiye'nin önemli rolünün olduğu inkar edilemez. İlaveten başka adımlar da atıyoruz: Uyguladığımız mekik diplomasini ile o ülkeler arasında güven tesis etmeye çalışıyoruz. Araplar, Farslar ve

4