Yazar, son dönemdeki operasyonların başarısını suçluların kendilerini açması ile açıklıyor ve bunu tarihi örneklerle destekliyor. Tedbirsizliğin cezasını verenin hukuk mu intikam mı olduğu sorusu kalıyor. Ancak bireyin dikkatsizliğini sistem başarısıyla eşitlemek doğru mu?
Dikkat ederseniz ciddi bir temizlenme sürecinden geçiyoruz. Her alanda peş peşe operasyonlar yapılıyor. Boş geçen gün yok. Suç yapılanmaları ile ciddi ve kararlı bir mücadele sürdürülüyor...
Bu noktada emniyet güçlerimizin ve yargının ciddi başarılarından söz edilebilir. Zaten tersini söyleyen de yok. Ama önemli bir nokta daha var: O da kamuoyunun ilgisini çeken ve daha çok "ünlü" denilen kişilere yönelik operasyonlarda görülüyor. Hastalıklı bir ruh hali emniyetin de yargının da işini kolaylaştırıyor.
Hem suç üstüne suç işlemişler. Hem de marifetmiş gibi bunları arşivlemişler. Muzaffer Yıldırım'ın cep telefonundan çıktı hepsi. Bebek Otel'de düzenlenen kumar ve uyuşturucu partilerini tek tek telefonuna yüklemiş. Sanırım bunlarla da övünmüş. Sağa sola gösterip, "Bakın ben ne haltlar işledim" diye göstermiş.
Tabi bu tür davranışlar rahatlatıyor savcıların ve kolluk kuvvetlerinin işini. Ucunu yakalayınca çorap söküğü gibi geliyor her şey...
Dökülüyor hepsi ortaya.
***Bildim bileli böyledir bu iş. Suç işleyenler yaptıkları işi marifet sanırlar. Bunları yakın çevrelerine anlatmaktan da büyük bir zevk alırlar.
Mesela, Türkiye'de her gün silah seslerinin duyulduğu, bombaların patladığı 1980 öncesinde, bazı büyük bombalama olayları bu şekilde çözüldü. Çeşitli yerlere bomba koyan bazı tipler, olayın yer aldığı gazete küpürlerini kesip dosyaladılar. Altlarına da "Ne bombaydı be, adamın evindeki kalorifer petekleri bile yola savruldu." türünden notlar düştüler. Bazılarının yanına da olayın ayrıntıları ve planlama safhası ile ilgili bilgiler yazdılar.
Psikolojik problemleri olan tiplerdi bunlar. İşledikleri bu suçların kendilerine itibar ve statü kazandırdığını düşünürlerdi. Bundan büyük bir zevk alır ve tatmin olurlardı. Böyle bir süre kendilerince "hava atıp" ortalıkta gezdiler. Ama bir yenden "kaçak" olunca yakayı ele verdiler. Kolluk kuvvetlerinin işlerini o kadar kolaylaştırdılar ki, yakalandıklarında koca bir suç dosyasını adeta kendi elleriyle teslim ettiler.
Bugün de bir benzerini yaşıyoruz...
Ama devir değişti, gazete küpürleri yerine dijital materyaller ele geçiriliyor artık.

2