Yazar, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın hakkında açılan soruşturmalarda sorumluluğu başkalarına atarken, kararları iptal ettirmek için yargıya koştuğunu iddia ediyor. Yazarın temel iddiası, Yavaş'ın 'dürüstlük' söylemleri ile mahkemeden kaçınması arasındaki çelişkidir. Ancak müfettişlerin tarafsız davrandığı ve çoğu iddianın ayıklandığı gerçeği göz önüne alındığında, yazarın eleştirisi ne kadar adil?
Konumuz yine Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş. Hakkında verilen soruşturma izni ile ilgili olarak açıklama yapmış, "Benim ne alakam olabilir" diyor.
Sahi, ne alakası olabilir
Sanırım kendisi sınırlı sorumlu Belediye Başkanı. O sadece tebrikleri, destekçilerinin övgülerini ve alkışlarını kabul ediyor. Ortada bir problem varsa başkasının sorumluluğunda, Mansur Yavaş'ı ilgilendirmiyor. Sürekli takındığı tavır bu! "Soruşturma açtırdım, gereğini yaptım" diyor. Aradan sıyrılmaya çalışıyor.
Baktım, yine aynı tavrı takınmış. Hakkında soruşturma konusu yapılan 2023'teki Karabük Mitingi'nin sorumluluğunu ses teknisyeninin üzerine atmış. Gereğini yaptığını söylüyor.
İyi güzel de, belediyeyi teknisyen mi yönetiyor Belediye kaynaklarını kullanma yetkisi mi var İnsanları belediyeye ait araçlara doldurup Karabük Mitingi'ne o mu götürdü
Bu soruların hiçbirinin cevabı yok. Mansur Yavaş, "Benim ne alakam olabilir" diyor. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı sıfatını taşıdığından, o koltukta oturduğundan olabilir mi acaba
***Bir de "çifte standarttan" bahsediyor...
Müfettişler, belediyeyi denetlemeye gidiyorlarmış, hiçbir olumsuzluk bulamıyorlarmış. Durum bu olunca "Bir daha inceleyin" deniliyormuş. Öyle söylüyor.
Peki, gerçek ne
Görevli olduğu yedi yol boyunca, İçişleri Bakanlığı tarafından 49 adet araştırma-ön inceleme onayı verilmiş. Mülkiye müfettişleri tarafından belediye görevlileri hakkında 22 adet ön inceleme raporu düzenlenmiş. Bunların içinde Mansur Yavaş hakkında 32 iddia yer almış. Ardından kendisi hakkında 7 konuda soruşturma izni verilmesine karar verilmiş. 25 iddia ise ayıklanmış.
Demek ki, "Bir daha inceleyin" denilmemiş. Suçsuz görüldüğü konularda gereken yapılmış.
Mansur Yavaş'ın ne yaptığına gelince...
Her seferinde Danıştay'a koşmuş. "Benim bu konuda yargılanmam mümkün değil" savunmasıyla hareket etmiş. "Alnım açık, başım dik, gidilsin yargıya. Kararı yargı versin"

5