Kültür-Sanat

Öne Çıkan Konular | Tüm Kültür-Sanat Konuları →
Edebiyat ve Ahlak 28Gelenekle Çağdaşlık Çatışması 26Sanat ve Yeniden İçerme 20Kutuplaştırılan Tarih Anlatısı 17İmparatorluk, Cemaat ve Saflık: Körleştiren Söylemlerin Tehlikesi 9ABD'nin Dış Politika Krizleri ve Askeri Müdahaleler 6Körleştiren Söylemlerin Tehlikesi: Türk Edebiyatı Çözülmeyi Beklerken 5Batı Medeniyeti ve Ruh Krizi 4Türkiye Ekonomisi ve İstihdam 3Müzik ve Gezi: Avrupa Festivallerine Gençlik Çağrısı 3İstanbul'un Unutulan Katmanları 2
#kültür#Kapitalizm#İstanbul#sinema#direniş#Andrea Bocelli#Sanat Erişilebilirliği#nostalji#Türk şiiri#Hürmüz Boğazı#Merkez Bankası#Batı Etkisi#öfke#Tarih Politikası#Zengin Düşmanlığı

Hüsrev Hatemi

Türk şiirinin usta şairlerinden Hüsrev Hatemi, geçtiğimiz hafta (02 Nisan 2026 Perşembe) 88 yaşında dâr-ı bekaya irtihal etti. Vefat ettiğini Dergâh Yayınları'nın sosyal medya hesabından yapılan duyuruyla öğrendiğimde, üzüldüm. Kederle, gözlerim doldu. Büyüklerimiz tek tek gidiyor dedim kendi kendime. Şairler kaç yaşında ölürse ölsün daima genç ölür diye düşündüm. Hüzünlendim. Hüsrev Hatemi

Cafer Keklikçi

Futbolun sessiz ustası Mircea Lucescu

Futbol bazen bir skor tabelasına sığar bazen de bir hafızaya. Mircea Lucescu ikinci türdendi. Onun adı, yalnızca kazandığı kupalarla değil, bıraktığı izlerle, dönüştürdüğü takımlarla ve yetiştirdiği oyuncularla anılıyor artık. 80 yaşında hayata veda eden Rumen teknik adam, ardında yalnızca bir kariyer değil, bir futbol düşüncesi bıraktı. Lucescu'nun hikâyesi, klasik

Mehmet Biten

Hüsrev Hatemi için

Kimi insanlar, ilk karşılaşmada veya tanışmada, hemen dikkati üzerinde toplamasalar da duruşlarıyla, davranışlarıyla kendiliğinden güven verirler. Sanki onunla yıllar önce karşılaşılmış, tanışılmıştır, ama kısa bir aralıktan sonra yeniden buluşulmuştur. Araya giren kesintiler bir an önce birlikte olabilme duygusunu güçlendirmiştir ve imkân veren buluşma duyarlığınızı yoğunlaştırmıştır. Onunla

İsmail Kıllıoğlu

Asrın belaheti

Baştan belirtmek gerekir ki Amerikan emperyalizminin bir ülke halkını (herhangi bir toplumu) bombalamak için mazerete ihtiyacı yoktur. Bunu fütursuzca yapar; çünkü yapabiliyordur. Önünde bir engel bulunmaz. Kimi zaman kişisel tahallutu örtbas etmek için, kimi zaman kaynak sömürmek için, kimi zaman silah denemek için sağa sola saldırmakta beis görmez. Zaten ondan sadır olacak kötülüğü bir sorgulayan

İshak Koç

İspatın Gölgesinde Yiten İman!

İnsan, varlığın sırrına talip bir halife olarak gönderildiği bu yeryüzü serüveninde, ne yazık ki keşfetmenin o sancılı ama kutlu yolundan sapmış; reddetmenin, yok saymanın o konforlu fakat kısır döngüsüne evrilmiştir. Merakın yerini şüphe, hayretin yerini ise inkâr almıştır. Oysa Allah'ı inkâr etmek, mutlak varlığı yok saymaya çalışmaktır ki bu, insanın kendi zihninde giriştiği, asla nihayete erdiremeyeceği beyhude bir savaştır. Tıpkı

Fatih Yüksektepe

Bir hayalimiz var

Neyin uğrunda tükettik ömrümüzü En son neyin hayalini kurduk Borcumuzun biteceği günün hayali mi Evlatlarımızın, aydınlık geleceğinin hayalini mi Bir evin, son model bir arabanın hayali mi Sorular uzayıp gider. Hayaller kurulmaya devam eder. Herkesin bir hayali vardır. Kimisinin hayatın bir yerine tutunmak zorunda olduğu hayalleri, kiminin kendisi için istediğini kardeşi için de istediği hayalleri...

Burak Tekiner

MİLLİ GÖRÜŞ TARİHİ-19 / Kapitalizm ve Komünizm Siyonizmin birer...

"Şimdi yapacağımız konuşmalardan maksadımız doğruyu bulmaya yardımcı olmaktır" diyordu Erbakan konuşmasına başlarken. "Bu milletin 50 milyon memleket evlâdının hepsi birbirinin kardeşidir, bizim kardeşimizdir. Bu milletin evlâtları Adalet Partisi'ne veya Halk Partisi'ne oy verirken iyi niyetle oy vermektedirler. O kardeşlerimizin seçmiş oldukları milletvekilleri olarak,

İsmail Fatih Ceylan