Yaşar Değirmenci

Yaşar Değirmenci

Yeni Akit
Yaşam / Din 399 yazı 1 takipçi

Yaşanan yanlışlıkların düzeltilme çaresini kendi değerlerimizde bulalım!

Kendi kavramlarından kopukluk fikri yapımızı da etkiliyor. İslam'ın bazı temel kavramları anlamlarından uzaklaşarak daralmış veya değişmiş, sosyal medyanın müdahalelerine maruz kalmıştır. Öncelikle, değerlerin bilinmesi ile değerlerin yaşanması arasındaki kopuşa dikkat etmemiz gerekiyor. Değerlerin tamamen terk edilmesinden ziyade, değerlerin günde

İslâm olmasaydı, biz olmazdık!

İngilizler; Osmanlı'yı yıkmada baş rol oynayıp Lozan anlaşmasıyla da yaptıklarını 'Lozan Zaferi' diye bize yutturdular. İçimizdeki Batı uşakları ve onlara uyan aydın geçinenlerle, Kemalizm'i putlaştırmayı yapanlarla mücadele ve mücahede ediyor, Balkanları ve Ortadoğu'yu kan gölü hâline getirdiklerini yazıyoruz. Yusuf KAPLAN hocamızın Balkan ziyaret

Yapılan her İslâmî faaliyet ibadet hükmündedir

"Bu senin borcundur" doğrusunun arka planında şu da vardır: bu borcunu ödemen senin kârındır. Mesela namaz kılmak bir mükellefiyettir, bir borçtur: ama aynı zamanda, dengeli yaşamayı kolaylaştıran, gaflete düşmeme ikazını ve yardımını sürekli hâle getiren bir nimettir. Namaz, ahrette karşılığı alınsın diye değil, bu dünyada daha iyi daha mutlu yaşa

Dindarlaşmadan rahatsız olanlara...

Peygamberimiz, Allah'ın insanlara lütfettiği hidayet rehberidir. Bugün genel olarak, Kur'an'a yaklaşma ve onun sunduğu ebedî hakikatleri algılama biçiminde ciddi problemler var. Bugün Kur'an çoğu kimse için hayatın kitabı değil, kutsanan kültürün kutsal bir nesnesidir. Açıktır ki, Kur'an'ın hayatın kitabı olabilmesi için, Müslümanların, öncelikle o

Kültür Dertleşmesi

İnsanlığımız kayba uğramışsa, "İnsan için" olan hiçbir değer yerli yerine oturtulamaz; bütün değerler problemli hâle gelir, hatta problem hâlini alır. Düşünmeden yaşama mecburiyeti, inandığını yaşamayı da imkânsızlaştırır. Düşüncesizliğin, darlık ve bencillik getirmesi, ifratlara ve tefritlere yöneltmesi kavgaya şiddete yol açması doğaldır. İnsanın

Dinimizin ahlaki hükümlerini hayata hakim kılalım!

Bu sebeple Allah'a bağlı, anne babasına sadık ve insanlığa faydalı evlatlar yetiştirmek ebeveynlerin öncelikli sorumluluğudur. Bütün bunlar da hadis-i şeriflerde zikredilen "güzel ahlaklı bir nesil" yetiştirmektir. Peygamber Efendimizin ahlâkını hayata hâkim kılmaktır. Ahlakın gücünü her hâl ve şartta topluma yerleştirmektir. Bilgiler üzerine yoğun

Peygamber Efendimizin örnek hayatını yaşayalım yaşatalım!

Taif heyeti geldiği zaman, Müslümanların Kur'an okuyuşları, namaz kılışları, huşü ve hudu içinde ibadetleri ve İslam'ı yaşayışları kalplerini rikkate getirsin diye Peygamberimizin onları Mescidin hemen yanında misafir ettiğini biliyoruz. Bazı heyet mensuplarının, ashabın evlerine dağıtılarak misafir edilmelerinde, 'halin konuşması' Müslümanların g

15 Temmuz'u ayet ve hadis ışığında değerlendirelim!

Cemaatin ve insanımızın düştüğü/düşürüldüğü bu durum; hakikati değil, kendi tarafını yüceltmesidir. Halbuki Kur'an-ı Kerim: "Hakkı ayakta tutun, adaleti gözetin, bir topluluğa olan kininiz sizi adaletsizliğe sevk etmesin." (5 Maide 8) buyurarak aidiyetten önce adaleti merkeze koyar. Bu da gösterir ki İslâm'da sadakat, ancak hakkın ve adaletin hizme

Bireysel ve Toplumsal çürümeden kurtulalım!

Bu esaret; sadece politik, ekonomik, bürokratik, akademik çürüme, kirlenmenin sonucu. Hayatın tüm ünitelerinde, maddi manevi, ferdi içtimai bütün alanlarda kronik bir kirlenme millî manevi değerleri, kutsalları, erdemleri eritiyor, bitiriyor. Eritip bitirirken de uyuşturarak alıştırarak internet, sosyal medya ağı içine aldığı toplum da sosyal çürüm

Suça ve suçluya sahip çıkılmaz!

"Deniz Bey'in tutuklanmasını asla doğru bulmuyoruz. Sanatçı ve sanatçıyı hapse atamazsınız. Bu doğru değildir. Demokrasiye insan haklarına zarar verir. Kendisi burada özgürce düşüncelerini ifade eder. Dolayısıyla sanatçı ve sanatçıyı korumak hepimizin ortak görevidir." Hayatları, siyasi yapıları hep istismarla geçti. Oy uğruna samimiyetsiz, karakte

Mümin kimliğine insanlığın ihtiyacı olduğu dönemdeyiz

Müminler, birbirlerine selam verirler. Böylece hem onlara "selamette olun, huzur içinde güven içinde olun" derler, hem de onlara "selam yurduna kavuşun" diye dua ederler. Gerçekten iman edip, İslam'a teslim olan kişilerin kalpleri "selim" kalptir. Gerçek kurtuluşa ermek için de "selim kalp" sahibi olmak gerekir. Allah insanları Müslüman olmaya dave