Zaferleri doğru okuyalım! Tek adamla kazanılmadığını bilelim!

Osmanlı'nın, bu ruhu tarihten silmek için çökertildiğini, Türkiye'nin de bu ruha sahip çıkmaya başladığını gösterdiği için çepeçevre kuşatıldığını unutmayacaksın! Malazgirt ruhu, İslâm dünyasını toparlayan ve tarihin akışını değiştiren Ehl-i Sünnet Omurga çökerse, İslâm dünyasındaki hiçbir farklı akım, mezhep, meşrep de yaşayamaz, gerçeğinin de anlaşılmasını sağlayan ve ispatlayan, kucaklayıcı ruhtur. Ehl-i Sünnet, gök kubbemizdir. Ve tarih yapma irademizdir. Gök kubbe çökerse, hepimiz altında kalırız, tarih yapma irademiz de yok olur. Malazgirt ruhu, işte bize bu muazzam gök kubbeyi inşa etti. İslâm'ın kaderini belirledi. Ehl-i Sünnet çökerse, İslâm'ın kaderi altüst olur. Bu aziz gök kubbeyi ne kadar diri ve dimdik ayakta tutabilirsek, o kadar kendimizden emin bir şekilde bütün farklılıkları zenginlik olarak görebilir, o kadar güçlü bir şekilde yeniden gelebilir ve bir asır içinde tarihin akışını değiştirecek yolculuklara imza atabiliriz bir kez daha Allah'ın lûtfu ve ihsanıyla."

Yazımı çok önemli bir uyarı ile bitirmek istiyorum.

Yöneticilerimizin bir an önce uyanması ve gerekli kararları alması lâzım. Çürüyen kökler, çatlayan temeller, o gövdeyi ayakta tutabilir mi Bunları yazmamın asıl sebebi; ağustos ayı girdiğinde iki önemli zaferin (Malazgirt ve 30 Ağustos Zaferi) İslam'dan uzak tutularak, Kemalizm ve Sekülerizme yöneliş içinde yapılmaları sebebiyledir. Her 30 Ağustos geldiğinde Malazgirt ruhu, yok sayılır, kaskatı laik bir hava estirilir, 30 Ağustos zaferinin yegâne kaynağı da istiklal savaşının da İslâmî ruhla kazanılmasıdır. Bundan doğru dürüst bahsedilmez. 30 Ağustos toprakları emperyalistlere yem etmeyen, çiğnetmeyen bir direniş ve varoluş destanıdır. Önemli tarihi günlerimizde alıştırıldığımız; laikliğe, sekülerizme ve Kemalizm'e karşı hassasiyetimizi kaybetmemiz; bizleri düşünmeyen, sorgulamayan, sadece bakan insanlar durumuna düşürüyor. Böyle zafer günlerinin önemi "10 dakikalık" Cuma hutbesiyle geçiştirilemez! Zaferler kazandıran ruh gençlerimize verilmeden olmaz.