Şevket Rado ve Doğan Kardeş

Şimdi 1930-1940'lar Ankara'sına gitme imkânı olsaydı Karaoğlan Meydanı'nda sıralanmış dükkanların en başında bulunan İstanbul Pastanesi'nde edebiyatçıları görürdünüz. İçlerinde Sabahattin Ali, Orhan Veli, Oktay Rifat, Melih Cevdet, Sabahattin Eyuboğlu, Nurullah Ataç, Ahmet Muhip Dıranas, Cahit Külebi, Necati Cumalı ve daha birçok isim... Siz de kafanızı uzatsanız sohbetlerini dinlemekten keyif alırdınız. İşte o yıllarda Ankara'ya yolu düşen Şevket Rado 1935 -1936 yıllarında Ankara Hukuk Fakültesi'nde okurken bir yandan Akşam gazetesinin muhabiri olarak çalışır, Ankara Radyosu'nda program yapar. Devrin edebiyatçılarıyla arası iyi olan Rado, Necip Fazıl ile birlikte Sıhhiye'de daire kiralar, oturdukları bu evde Ağaç dergisini hazırlarlar. Sümerbank ve İş Bankası'ndan aldıkları maddi destekle yayımladıkları Ağaç dergisi dönemin önemli edebiyatçılarının kalem oynattığı bir mecra olur.

"YAYINCILIĞA GİRİŞ"

Şevket Rado, okumak için geldiği Ankara'da dergi çıkaracağını hiç tahmin etmez elbette. Yıllar sonra TRT'deki bir radyo programında o günleri anlatırken sırf annesinin isteğiyle hukuk fakültesinde okuduğunu, mezun olduktan sonra da hiç avukatlık yapmadığını belirtir. Rado, Ankara yıllarında birçok edebiyatçıyla dostluk kurarken Akşam gazetesinde "Hıfzı Şevket" adıyla kaleme aldığı yazılarla Garip hareketini savunur. 1946 sonrası Orhan Veli işsiz kaldığında Rado destek çıkar, tercüme işleri vererek Kanık'ın para kazanmasını sağlar. Yine Nahid Sırrı Örik ömrünün son yıllarını parasızlık ve hastalıkla geçirirken Şevket Rado destek çıkar. Örik'in Hayat mecmuasında yazarak para kazanmasını sağlar. Rado, 1950'lerde yayınladığı dergilerden özellikle Hayat ve Ses yıllar boyu evlerde baş köşede durur. Bu yayınların arasında Doğan Kardeş dergisi de vardır.

"OCUK DERGİCİLİĞİ "

1831 senesinde gazete olarak Takvim-i Vekayi'nin yayınlanmasının ardından 1860'lardan itibaren de çocuk dergileri hayatımıza girer. Cumhuriyet ile birlikte Himaye-i Etfal Cemiyeti'nin çabalarıyla başta "Gürbüz Türk ocuğu" olmak üzere çeşitli çocuk dergileri yayınlanır. Bu dergilerin içeriği yalnız çocuklara yönelik değil, ebeveynlere de yöneliktir. ocuğun nasıl yetiştirileceğine dair bilgiler paylaşılır dergi sayfalarında.

Kazım Taşkent 1939'un baharında İsviçre'de okuyan oğlu Doğan'ı bir kaza sonucu kaybeder ve evladının adını yaşatmak için kurduğu Yapı Kredi Bankası'nın sponsorluğunda "Doğan Kardeş" dergisini faaliyete geçirir. Derginin ilk sayısı 23 Nisan 1945 günü yayımlanırken dergi idaresini Vedat Nedim Tör ile Şevket Rado üstlenir. Dergi 1978 senesine kadar da çocuklarla birlikte olur.

*Doğan Kardeş'in ilk sayısı

"DOĞAN KARDEŞ'İN İERİĞİ"

Doğan Kardeş, çocukları bilgilendirirken yaratıcılığı da teşvik eder. "Gazetecilik oynuyoruz" köşesinde çocuklar uzman kişilerle röportaj yapar. ocuklar arasında bir resim – hikâye yarışmaları düzenlenir, masal köşesinde çocuklara masal anlatılır, "Ayşe Abla" yani Nusret Hızır'ın pedagog eşi Neriman Hızır yazılar yazar. Bulmaca bölümünde bulmacalar, matematik köşesinde problem çözme oyunu, "Tarzan Türkiye'de" adıyla çizgi roman bölümü, "O da bir çocuktu" adıyla çocuğa rol model olacak tanınmış bir simanın hayatı anlatılır. 1960'lara gelindiğinde dergide uzay ve gökyüzü üzerine yazılar da yayınlamaya başlar. ocukların hayal güçleri bu sayfalarda gelişir. Melih Cevdet Anday'dan, Sabahattin Eyüboğlu'na, Cahit Külebi'den Aziz Nesin'e birçok ünlü isim derginin sayfalarına yazılarıyla konuk olur.