Sorun nerede

Ankara Kitap Fuarı'nda çocuklar Turgut Özakman yerine futbolcu kitapları ve manga seçerken, PUBG oyununda saatlerce vakit geçiren öğrenciler gerçek hayatta silah kullanıyor—peki aile, medya ve okul arasındaki zincirde kimin sorumluluğu daha ağır?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, son dönemdeki gençlik şiddeti olaylarını kitap okuma alışkanlığının kaybolması, şiddet içerikli dijital oyunlar ve TV dizilerinin olumsuz etkisiyle bağlantılandırıyor. Çocukların teknolojinin olumsuz etkisine maruz kalırken silaha kolay ulaşabilmesi gerçeğini ortaya koyan yazı, sorunu yalnızca okul güvenliğiyle çözmek yerine ebeveynler, eğitimciler ve politika yapıcıların ortak çabası gerektiğini savunuyor—ama çocuklara teknoloji sunusunu tamamen kesmek pratik olabilir mi?

Geçen hafta Ankara Kitap Fuarı'ndaydık. Yayınevimiz hafta içi bir gün de gelmemi istedi çünkü okullar fuara öğrencileri getireceklermiş. Malum benim de Atatürk dönemini ele alan çocuk ve gençlik kitaplarım var. Gittim. 14.00'e kadar fuardaydım. Üzülerek söylüyorum öğrenciler kitaplara ilgisizdi. Kimi zaman standın önünden geçen çocukları durdurup konuştum. Kitap okuma alışkanlıkları yoktu. Aile, bu alışkanlığı kazandırmamış fakat çocukların ilgisi yan standaydı. Yayınevi görevlisine "Ne var orada" diye sordum. Futbolcu kitapları satılıyormuş ve futbolcu maskeleri... Sonra Uzak Doğu'da popüler olan "manga" adı verilen çizgi romanlar. Bulunduğum stantta Turgut Özakman, Muzaffer İzgi, Sait Faik gibi önemli isimlerin eserleri vardı, çocukların okuyabileceği güzel kitaplar. Bu kitapları çocuklara nasıl sevdireceğiz diye düşünürken 13 – 14 yaşlarında üç çocuk yaklaştı ve bana bir mafya liderinin adını söyleyerek "Sizde onun kitabı var mı" dedi. Kim sordu ocuk! Elbette yadırgadım.

Birkaç gündür yaşananlar ortada. Şanlıurfa'da, Kahramanmaraş... Yetmezmiş gibi Ankara'da 14 yaşındaki bir çocuk akranını bıçaklıyor. Bakanların açıklamalarının yanı sıra Özgür Özel de "Atanamayan 65 bin uzman çavuş okullara alınsın" çağrısında bulundu. Bu elbette caydırıcı bir çözüm ama asıl sorun çocukları suça yönlendiren yapıda. Şiddet sadece okul içinde değil, şiddet sokak dışında da...

BİR UZMAN YORUMU

Dün Ankara'da bir okulda görev alan Erdal Öğretmen ile görüştüm. Aktardıklarından öne çıkanları sizinle paylaşmak isterim.

"Silahlı, mafyatik dizilerin çocuklar üzerindeki etkisi büyük. Bu nedenle güce, silaha hayranlığı gelişiyor. Benim çalıştığım okulda arada bir kavga yaşanıyor. Bir keresinde 9. sınıf öğrencisinin üzerinde kesici bir alet bulduk. Disiplin cezası uygulandı. Onu okula getirmesinin nedeni arkadaşlarına 'ben güçlüyüm' mesajı verip zorbalık yapmak. Öte yandan öğretmen kurul kararı ile arama yapıyoruz ve etkili de oluyor. Ayrıca rehber öğretmen yani psikolojik danışmanlar şiddetin önüne geçmede fayda sağlayabilir. Asıl sorun silah ve şiddet içerikli bilgisayar oyunları. ocuklar bu oyunlara düşkün. Görüyoruz, bazıları sabaha kadar oyun oynamış, sınıfta öğlene kadar uyukluyor. Bu oyunları engellemek lazım. Bireysel silahlanmanın da artışı bu olayların yükselmesinde etkili oluyor. Kısa vadede okullarda güvenlik personeli koymak caydırıcılık sağlar. Sonuç olarak okulun çocuklar için cezbedici hale gelmesi lazım, çocuğun ilgisini çekecek bilimsel, eğlendirici esaslara dayanan modeller uygulanmalı, bir kurul oluşturularak kısa, orta ve uzun vadeli planlar yapılmalı, çözüm yolları muhakkak öğretmenlerin görüşleri alınarak belirlenmeli"

Öğrencilerin içinde olan bir eğitimci de bunları aktarıyor.

OYUNLARIN ETKİSİ

Erdal Öğretmenin uyarıları arasında yer alan o önemli ayrıntı da sabah saatlerinde basına yansıdı. Hem Şanlıurfa hem de Kahramanmaraş'taki olayda adı geçen öğrencilerin saatlerce "PUBG" adı verilen oyunu oynadığı ortaya çıktı. İnternette oyunun içeriğini sorguladığımda aldığım yanıt şu oldu: "Oyuncuların temel amacı çeşitli yerlerden buldukları çeşitli silahlarla diğer oyuncuları öldürüp, ölmeden hayatta kalan oyuncu olmaktır."