Taner Ay

Karar

Yıldızların karşısında, '70'ler...

Size "Barbarella" filmindeki Jane Fonda'yı 40'ıncı yüzyıldan alıp getirmeyi düşünüyordum ki, onun unutulmaz partneri Robert Redford'un ölümü televizyon kanallarında son dakika haberi olarak geçti. Nedense aklıma ilk "Kaçaklar" filmindeki Charlie "Bubber" Reeves ve Anna Reeves gelmişti, filmin öyküsü bu çiftin üzerinden Güney ruhunun ahlâksızlığına

Bir mucizeydi kadın, ismi de...

'70'li yıllarda televizyon demek, pazar sabahları kahvaltıda western filmleri seyretmekti, western demezdik de kovboy filmleri derdik. "Cehennemden Dönüş", "Kızıl Nehir", "Kahraman Şerif", "Vadiler Aslanı", "Çöller Kasırgası", "Kanlı Geçit", "Dişi Kartal", "Korkusuz Kahraman", "Büyük Ülke" ve "Kahramanın Sonu" gösterilirken, heyecândan çay içmeyi b

Faik Sabri Duran'ın 'İstanbul'dan Londra'ya Şileple Bir Yolculuk' kitabı rafta: 90 yıl geriye götüren

Coğrafya ders kitaplarıyla tanınan Faik Sabri Duran'ın, 1933 yılında Telamon gemisiyle yaptığı seyahati yazdığı 'İstanbul'dan Londra'ya Şileple Bir Yolculuk' kitabı roman tadında bir gezi ve coğrafya kitabı. Şilebe İzmir'den kuru üzüm, palamut ve lale soğanları yükleniyor. Galata'nın on beş yıl öncesine benzettiği Pire ile Atina arasıysa küçük evle

"Hey mambo, mambo Italiano!"

'72'ye kadar filmlere hep oyuncuları için gittiğim doğrudur, sinemayı severdim de sanat olarak sevmemde televiyonun ve Emin Ersoy'un rolü büyüktür. Emin ağabeyin Dost dergisinde şiirleri çıkmış, ama İngiltere'de sinema eğitimi gördükten sonra şiirden biraz uzaklaşmıştı, artık yazdığı dizeleri bir şişe Güzel Marmara şarabına Refik Durbaş'a veriyordu

Büyüyenay'dan nefis bir külliyât

Büyüyenay Yayınları'nın Sermet Muhtar'dan sonra Adnan Giz'in külliyâtına başladığını duyduğumda nasıl sevindiğimi anlatamam. Basıma 'Türk Basınında İlân', 'Esâfil-i Şark' ve 'Belgelerle Sanayi Tarihimiz' kitaplarıyla başlanmış, yayıma da Mustafa Kirenci ve Ali Giz hazırlamış. Unutturulmaya bırakılan isimleri yeniden gündeme getiren Büyüyenay gibi k

Kinova'nın boynuzlu maskesi, Conan'ın vahşî kılıcı...

Rahmetli Suat Yalaz ağabeyimiz Yeşilçam'ın tuhaf star sistemi yüzünden kafasındaki kahramanı bir türlü bulamadığına çok üzülüyordu, üzüntüsünü de her sohbetimizde defalarca dile getirmişti. "Malkoçoğlu" filmlerindeyse, Cüneyt Arkın'ın "Malkoçoğlu" isimli akıncı değil de, "Malkoçoğlu" isimli akıncının Cüneyt Arkın olması çok komiktir.60'lı yıllarda

Selçuk Altun'un yeni romanı 'Öpsem Öldürürler Öpmesem Öldüm' rafta: 12 Eylül'ün karanlığına açılan sayfalar

Selçuk Altun'un son romanı 'Öpsem Öldürürler Öpmesem Öldüm' İş Bankası Kültür Yayınları'ndan çıktı. Altun romanını 1979'da şehit edilen Tarsus Cumhuriyet Savcısı Süreyya A. Eminsoy ve 6 Şubat depreminde vefat eden torunu Berkhan Eminsoy'a ithâf etmiş. Altun'un anne ve babasını kaybeden, 'dedesinin ve kitapların büyüttüğü' Veciz And'ın hikayesini ka

Nesiller gelip geçerken her dâim genç kalanlar...

'60'larda Gümenüz'e tatile gittiğimizdeyse dayımın oğlu Salih ağabeyin biriktirdiği Ceylan Yayınları'nın "Kinova" sayılarını okuyordum, nedense "Kinova" bir türlü beni heyecânlandıramadı. Ancak, anneannemin ahşabından az ilerideki Gülser teyzemlere uğradığımda, Necmi eniştemdeki Kıral Neşriyât Yurdu'nun '57, '58 ve '59 serisinden "Pekos Bill" ciltl

Mecânin-i kütübün Londra'daki yuvası

Oliver Darkshire'ın dünyanın en eski nadir kitap satıcılarından Sotheran's Rare Books & Prints'i konu edindiği 'Bir Nadir Kitapçının Talihsiz Serüvenleri' kitabı Domingo Yayınevi'nden çıktı. Sotheran's, gidip görmesek bile muhibb-i kütüb ve mecânin-i kütüb için mitik önemdedir. Darksiher, nadir kitap satan dükkânların karakteristik özelliği mecânin

"Hamsi goydum tavaya, başladum oynamaya"

Üniversite yıllarımda Süleymaniye'deki kuru fasulyeci Ali Baba harçlığımıza uygundu. Şimdilerde turistlere hizmette. Oysa o yıllarda esnaf lokantasıydı. Etli arpacık soğanlı yahni derseniz de, Eyüp'teki Küçük Saray Lokantası tercihimdir. Lokmacı İbrahim Sokak'ta '58'den beri esnafa çalışıyor.Yok kardeşim, scaloppine alla piazzaiola, piccatina al li