Prof. Dr. Ahmet Tekin

Prof. Dr. Ahmet Tekin

Milat
Yaşam / Din 210 yazı 0 takipçi

Tarihin İbretlik Döngüsü: Gemilerle Geldiler. Gemilerle Gidiyorlar

Bir zamanlar, savaşların, zulmün ve katliamların ortasında Avrupa'dan gemilere binerek Filistin topraklarına sığınan siyonistler vardı. Kendilerini mazlum olarak tanıtan, dünyaya "bize kapı açın" diyen bir topluluk... O günlerde gözyaşı dökenler, bugün başkalarının gözyaşına sebep olan bir güce dönüştü. Tarih, bazen en acı ironilerini en sert şekil

Yol Uzun, Düşman Hileli, Dostlar Cahil… ve Bitmeyen İmtihan

Sıffin'e doğru ilerlerken Hz. Ali'nin dilinden dökülen o sarsıcı cümle, sadece bir dönemin değil, bütün zamanların özeti gibidir: "Yol uzun, düşman hileli, dostlar cahil." Bu söz, bir savaşın öncesinde söylenmiş basit bir tespit değildir. Bu, insanlık tarihinin değişmeyen denklemidir. Dün Sıffin Savaşı'nda yaşanan bu gerçeklik, bugün farklı coğrafy

Annelik dünyaya çocuk getirmek değildir; Annelik cennete çiçek yetiştirmektir

Bir çocuğu dünyaya getirmek biyolojik bir hadisedir; fakat onu imanla, ahlakla, merhametle ve Allah korkusuyla büyütmek bir ibadettir. İşte bu yüzden annelik sadece doğurmak değildir. Annelik, bir insanın kalbine iman tohumu ekmek; onu sabırla sulamak ve sonunda cennete uzanan bir çiçek yetiştirmektir. Bugün dünyada sayısız çocuk doğuyor. Fakat hep

Allah'ın Müslümanlığı mı, Amerika ve İsrail'in Müslümanlığı mı

Bugün Müslümanın önüne konulan en sinsi sorulardan biri budur. Belki açıkça sorulmuyor ama hayatın her alanında dayatılıyor: Ya Allah'ın istediği gibi bir Müslüman olacaksın ya da küresel güçlerin şekillendirdiği, zararsız, sessiz ve etkisiz bir Müslüman tipine razı olacaksın. Bir tarafta Allah'ın Müslümanlığı var... Hakkı haykıran, zulme karşı dur

Ey Arap Liderleri! Allah Kuluna Kâfi Değil mi

"Allah kuluna kâfi değil mi Öyleyken onlar kalkmış seni O'ndan başkalarıyla korkutuyorlar..." (Zümer, 36) Bu ayet, sadece bir teselli değil; aynı zamanda bir tokattır. Kalpleri titreten, insanı kendine getiren ilahi bir haykırıştır. Çünkü bugün İslam coğrafyasında en büyük hastalık, düşmanın gücünden değil; Allah'a olan güvenin zayıflamasındandır.

"Bir Başörtüsü Yere Düşerken, Bir Ümmet Ayağa Kalkmalıydı…"

Kadir Gecesi... affın ve rahmetin yeryüzüne sağanak gibi indiği o gece... İnsanların günahlarından arınmak için secdeye kapandığı, gözyaşlarının duaya karıştığı o mübarek zaman dilimi... Ve mekân: Fatih Camii... Fakat bu kez o kutsal atmosferde sadece tesbih sesleri değil, yürekleri sarsan bir uyarı yankılandı. İbadet için camiye gelen cemaat, alış

Yıkılan efsaneler ve değişen Ortadoğu

Ortadoğu'nun üzerinde onlarca yıldır dolaşan görünmez bir gölge vardı. Bu gölge sadece askeri gücün gölgesi değildi; aynı zamanda zihinleri teslim alan bir psikolojik hâkimiyetti. Bu hâkimiyetin merkezinde ise sürekli tekrar edilen bir masal yer alıyordu: "Amerika yenilmez." Bu masal yalnızca bir propaganda değildi; aynı zamanda bir teslimiyet stra

"İnkârcılar gibi olmayın!"

Müminin hayatının tamamını kuşatan İlahi uyarı Kur'ân-ı Kerîm'de bazı ayetler vardır ki yalnızca belirli bir olayı anlatmaz; aynı zamanda müminin bütün hayatına yön veren büyük bir ilkeyi ortaya koyar. Âl-i İmrân sûresinde yer alan şu ayet de böyledir: "Ey iman edenler! Sizler, sefere çıkan veya savaşa giren kardeşleri hakkında –Allah sonunda bunu

Şii-Sünni Kavgası Kime Hizmet Ediyor

Bugün İslam coğrafyası tarihin en ağır imtihanlarından birini yaşamaktadır. Filistin'den Gazze'ye, Kudüs'ten Suriye'ye, İran'dan Yemen'e kadar uzanan geniş bir coğrafyada Müslümanların kanı akmakta, şehirler harabeye dönmekte, milyonlarca insan acı ve gözyaşı içinde hayata tutunmaya çalışmaktadır. İslam beldeleri adeta siyonizm ve emperyalizmin aya

Gençliğin ruhunu hedef alan sessiz kuşatma

Bugün İslam dünyasının karşı karşıya olduğu en büyük tehlike sadece toprakların işgali değildir. Asıl tehlike, zihinlerin ve kalplerin işgal edilmesidir. Tarih boyunca Müslüman toplumları zayıflatmak isteyen güçler bazen savaşla, bazen siyasetle, bazen de ekonomik baskıyla bunu yapmaya çalıştılar. Fakat son yüzyılda çok daha sinsi bir yöntem devrey

Kur'an: Okunsun Diye Değil, Yaşansın Diye İndi

Kur'an... Duvarlara asılsın diye değil, hayatlara asılsın diye indi. Sadece hatim indirmek için değil, nefsi indirmek için nazil oldu. Sadece sesimizi güzelleştirmek için değil, ahlakımızı güzelleştirmek için gönderildi. Bugün en büyük yanılgımız şu: Kur'an'ı okumayı ibadet biliyoruz ama Kur'an'la yaşamayı ihmal ediyoruz. Oysa Rabbimiz, kitabını bi

Şahsiyet mi, cinsiyet mi 8 Mart üzerinden bir muhasebe

8 Mart 1857 kadın katliamı, yaygın anlatıya göre ABD'nin New York kentinde bir tekstil fabrikasında çalışan kadın işçilerin daha iyi çalışma koşulları için greve gitmesi ve ardından yaşanan trajik bir olayla ilişkilendirilir. Bu anlatı, özellikle 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nün ortaya çıkışı ile bağlantılı olarak sıkça dile getirilir. Ancak mesele s