Prof. Dr. Ahmet Tekin

Prof. Dr. Ahmet Tekin

Milat
Yaşam / Din 210 yazı 0 takipçi

Yaradan'ı razı etmeye bakın

İnsan, ne kadar iyi olursa olsun herkesi memnun edemez. Bu, hayatın değişmeyen gerçeğidir. En büyük hakikat önderlerinin bile etrafında memnun olmayanlar vardı. Babası, Hz. İbrahim'den razı değildi. Eşi ve oğlu, Hz. Nuh'a karşıydı. Amcası, Rasulullah'a düşmandı. Düşünün; insanlığın en şerefli, en merhametli, en dürüst insanı bile herkesi razı edeme

Zalim Yine Saldırdı, Dünya Yine Sustu!

İsrail terör şebekesi, esir takasıyla kendi adamlarını aldıktan sonra bir kez daha Gazze'ye saldırdı! Evet, esirlerini kurtardı, sonra bombalarını yeniden masumların üzerine yağdırdı. Dünyanın gözü önünde, insanlığın aklıyla alay edercesine! "Ben istersem yaparım, kimse de ses çıkaramaz!" diyen bir eda ile, bütün dünyanın onurunu ayaklar altına ald

Ateşten Koruyamadığımız Aileler

Bir zamanlar evler, rahmetin ve huzurun mekânıydı. Sofralarda bereket, sohbetlerde hikmet vardı. Baba eve geldiğinde sevinç, anne konuştuğunda sükûnet doğardı. Çocuklar, anne babalarının dizinin dibinde büyür, dua sesleri yankılanırdı. Şimdi o evlerde aynı çatı altında, ama birbirinden uzak kalpler yaşıyor. Herkes kendi ekranında, kendi dünyasında.

Vicdanın Mezar Taşı: Gazze

Dünya, birkaç Siyonist işgal askerinin cesetleri için gözyaşı döküyor... Peki ya enkazların altında kalan çocukların, bombalarla buharlaşan annelerin, gömülmeleri engellenip köpeklerin dişleri arasında saygısızca çiğnenen on binlerce Filistinli şehidin naaşına kim ağlıyor Yeryüzü bir tiyatro sahnesine dönmüş. Roller önceden dağıtılmış. "Masum" mask

Kumarın Her Türlüsü Felakettir!

Toplumların çöküşü, çoğu zaman büyük savaşlarla ya da doğal afetlerle değil; küçük gibi görünen ahlaki zafiyetlerin sessizce yayılmasıyla başlar. Bugün bunların en sinsi olanlarından biri, kumarın farklı isimler altında toplumun damarlarına enjekte edilmesidir. Eskiden "kumar" kelimesi utanılan, sakınılan bir kelimeydi. Şimdi ise "bahis", "şans oyu

Kalplere Dokunan Bir Dil

İslam davetçisi... Ne ağır bir sorumluluk, ne yüce bir görev bu. Sadece kelimeleri değil, kalpleri taşımak... Sadece cümle kurmak değil, gönüllere dokunmak... Bugün çağ değişti. İnsan değişti. Fakat ne acıdır ki, biz hâlâ dünün diliyle bugünün insanına seslenmeye çalışıyoruz. Oysa artık sokaklar başka, kalpler başka, dertler bambaşka. İnsanlar sust

Almanya'nın Tarihsel Suçluluğu Filistin Halkı Üzerinden Aklanamaz

Almanya, İkinci Dünya Savaşı'nın ardından Avrupa'nın en ağır tarihsel yüklerinden birini omuzladı: Holokost'un utancı. Bu suçluluk duygusu, on yıllar boyunca Almanya'nın siyasal ve kültürel hafızasının merkezinde yer aldı. Ancak bugün, bu tarihsel yükün ağırlığını hafifletme çabası, adalet duygusunu zedeleyen yeni bir ahlaki çıkmaza dönüşmüş durumd

Bir Nesli Güldürerek İfsad Ettiler

Yıllardır televizyon ekranlarında, bayram sabahlarında, yıl sonlarında, her fırsatta önümüze konulan bir "kült" var: Hababam Sınıfı. Evet, güldük. Belki çocukken masumca izledik. Ama hiç düşündük mü; biz aslında neye güldük, neyi meşrulaştırdık, hangi değerleri yavaş yavaş kaybettik Bu filmler, dışarıdan bakıldığında bir "okul komedisi" gibi görünü

Adı Değişen Sistem, Değişmeyen Yapısal Sorunlar

Son yıllarda Türkiye'de eğitim ve akademi alanında yapılan düzenlemeler dikkat çekici bir ortak paydada buluşmaktadır: isim değişiklikleriyle reform algısı oluşturma eğilimi. TEOG'un kaldırılıp yerine LGS'nin getirilmesi, dershanelerin kapatılıp yerlerine kurs merkezlerinin açılması, yardımcı doçentliğin kaldırılarak "doktor öğretim üyeliği" unvanı

Gazze'nin Kalbinde Atan Vicdan

Sevinciniz sevincimiz... Zaferiniz zaferimiz... Hüznünüz hüznümüz, kanınız kanımızdır... Gazze yanarken, insanlığın vicdanı küle dönüyor. Her patlama sesiyle bir bebek ağlaması yankılanıyor gökyüzünde; her molozun altından çıkan bir el, ümmetin suskunluğunu tokat gibi yüzümüze çarpıyor. Bir yanda çocuklarının cesedini kucağında tutarken "Elhamdülil

Ateşkesin Ardındaki Zafer: Yıkılan Duvarlar, Direnen Ruhlar

Şehit çok... Yıkım büyük... Gazze'nin her sokağı, her taşında kanın kokusu, yetimin çığlığı, annenin gözyaşı var. Ama bir şey daha var: Onur. Bir şey daha var: Direniş. Ve bir şey daha var ki, İsrail'in en ağır yenilgisidir: Siyonizmin ruhunun yıkımı. Batı'nın beslediği, Arap saraylarının sessizliğiyle büyüyen o siyonist canavar, bu kez çelik duvar

Çürük Ağların Gölgesinde Yaşayanlar

Rabbimiz Ankebût Sûresi'nde şöyle buyurur: "Allah'tan başka varlıkların korumasına sığınanların durumu, örümceğin durumuna benzer: Örümcek kendine bir yuva edinir, ama yuvaların en çürüğü de örümceğin yuvasıdır. Keşke bilselerdi!" Bu ayet, sadece bir benzetme değildir; bir hakikat tokadıdır aslında. İnsana, ümmete, insanlığa söylenmiş ilahî bir uya