Murat Özer

Murat Özer

Akşam
Gündem 266 yazı 5 takipçi

Şam yüzünü nereye dönüyor

Sultan Abdülhamid'in yaptırdığı Hamidiye Çarşısı'nda dükkanlar sabahın bu erken saatlerinde kapalı. 14 yıl süren büyük savaşın ardından tüm Suriye'de olduğu gibi Şam'da da artık sükûnet hakim. Birkaç saat sonra dükkanlar kepenklerini açtığında bu sessizlik birbirine karışan seslere terk edecek yerini. Ümmü Gülsüm'ün, Abdülhalim Hafız'ın, Sabah Fahr

Hani sadece türbana düşmandınız

Başörtüsüne düşmanlığın zirveye çıktığı yıllarda, yasakçı zihniyet ona bir ad verdi: türban. Hem adı koydular hem de hükmü. Bu hırçın ve öfkeli güruh, başörtüsünü bir inanç göstergesi değil, sözde bir "siyasi simge" ilan etti. Uydurdukları bu anlamla yetinmediler; kelimenin içine kendi korkularını, öfkelerini ve tahammülsüzlüklerini doldurdular.Onl

3 yılda ne yaptınız

Hiçbirimizin hatırlamak istemediği o karanlık gecenin, 6 Şubat felaketinin üzerinden tam 3 yıl geçti. Yıkılmış şehirlerin, yok olan hayatların ardından döktüğümüz gözyaşlarımız kurumadı.Ancak enkazların başında göğe yükselen ağıtlar mı daha fazla acıttı yüreğimizi yoksa daha sabahın ilk saatlerinde CHP'nin eski genel başkanının dilinden dökülen "bu

Gülben Ergen dersini iyi çalışmamış

Suriye'de mezhepçi azınlık diktatörlüğünün yıkılıp, halkın istediği bir yönetimin işbaşına gelmesinden Özgür Özel'in ne kadar rahatsız olduğunu biliyoruz. Zaten kendisi de "HTŞ'ye kravat takmakla bu iş olmaz" diyerek tavrını her fırsatta ortaya koyuyor. İnsan "papyon içinizi rahatlatmaya yeter mi" diye sormadan edemiyor doğrusu.Lakin CHP lideri bu

Kürtler rahat bir nefes alacak

SDG'nin tasfiye edilip Suriye'de toprak bütünlüğü sağlandığında aslında ilk nefes alacak olanlar Kürtler. Yaklaşık bir asırdır Suriye Devleti tarafından çoğu vatandaş bile kabul edilmeyen Kürtler artık ülkenin saygın bir yurttaşı oldular.Bu durum Terörsüz Türkiye ve Bölge vizyonumuza da çok büyük bir katkı sağlayacak. Hatta DEM'in sırtında taşıdığı

SDG nasıl çöktü

ABD'li komutanların talimatıyla "PKK'nın Suriye'deki varlığı perdeleyebilmek için" bulduğu çözüm olan SDG birkaç hafta içinde çöktü. Oysa örgüt 10 yılı aşkın süredir ülkenin petrol kaynaklarının tamamına sahip olduğu gibi elektrik üretimi yapan Fırat nehrinin üzerindeki barajların da kontrolünü elinde bulunduruyordu.Sadece bu kadar değil. Suriye'ni

Bir kere de doğru yerde dur

Özgür Özel ile Trump'ın benzer bir özelliği var. Ne söyleyeceklerini kestiremiyorsunuz. Ayrıştıkları tek bir nokta var galiba. Trump çoğunlukla hoyratça olsa da ABD'nin menfaatleri neredeyse orada hizalanıyor. Özel ise nerede Türkiye'nin menfaatine olan bir şey varsa tam karşısında.Terörsüz Türkiye sürecinde sorunun TBMM'de bir komisyonda konuşulma

Terlik ve doçka

Suriye PKK'sının kendisini gizlemek için kullandığı isim SDG birkaç gün içerisinde teslim bayrağını çekti. Bölücü örgütün gücünü olduğundan büyük gösterebilmek için yıllardır söylenen "100 bin teröristin ülkenin üçte birini kontrol ettiği" yalanı da birkaç saat içerisine çöktü.Deyrizor ve Rakka'nın ciddi bir çatışma olmaksızın saatler içinde el değ

İran neyi kaybetti

İran'daki protestolar binlerce kişinin güvenlik güçleri tarafından öldürülmesinden sonra büyük oranda durdu. Bu kitlesel kıyım internet ve telefonun kesildiği bir ortamda gerçekleştiği için ancak cenazeler morglarda yığıldıktan sonra dünya yaşananlardan kısmen haberdar olabildi. Öldürülenlerin cenaze törenleri de yeni eylemlere sebebiyet verdiği iç

İran halkı ne istiyor

İran sokakları alev alev yanıyor. Şimdiye kadar ölenlerin sayısı 500'ü geçti. Ülkeyi MOSSAD'ın ve ABD'nin karıştırdığı söylemi gerçeği kısmen yansıtsa da olanları izaha tek başına yetmiyor.Daha doğrusu halkın talebinin ne olduğu sorusunu gölgede bırakıyor. Fakat mızrak artık çuvala sığmıyor. Devlet ile millet arasındaki bağ onarılamaz boyutlara ula

Propaganda çöktü artık gerçekleri konuşalım

SDG'nin on binlerce militanı olduğu iddia ediliyordu. Hatta bazılarına göre sayıları 100 binin üstündeydi. Örgütün lideri Mazlum Abdi de bundan cesaretle olacak "Biz niye Suriye Ordusu'na katılalım. Onlardan fazla silahlı gücümüz var. Onlar bize katılsın" diyecek kadar saçmalama hakkını kullanıyordu.Oysa gerçeğin bambaşka olduğu 24 saatte ayan beya

Uluslararası hukuk mu O da ne

ABD askerlerinin Venezuela Devlet Başkanı Maduro'yu yatak odasında bir suçlu gibi derdest edip kendi topraklarına götürmesi sonrasında en çok duyduğumuz şey cümle "uluslararası hukukun öldüğü" oldu. Ekranlarda arz-ı endam eden birçok kişi sözlerine böyle başlıyor: "Dünya artık orman kanunlarıyla yönetiliyor"Güldürmeyin. Duyan da dünyanın bugüne kad