Ramazaniyelik adetimizdir. İftar davulunun sesi duyulmadan önce kuyruklarına basılanların sesi yükselir. "11 ay boyunca Müslümanlara dert olduk, bari bir ay rahat bırakalım" demezler. Üç aylar gelince bağırsaklarda başlayan sancı, Ramazan'la birlikte gırtlağa ulaşıp etrafa sıçrayan necasete dönüşür.
Hiç ıskalamazlar. Bu sene Milli Eğitim Bakanımız Yusuf Tekin'in yurt genelindeki tüm okullara "Ramazan'ı coşkulu etkinliklerle kutlama" talimatı göndermesiyle hepten çıldırdılar. Olsun. Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanelerimiz kimlerle ilgilenmiyor ki
168 kişi oturup bildiri yayınlamışlar. "Laiklik yine elden gidiyormuş." Zaten ülkede ne zaman güzel bir şey olsa, başını alıp gider meret.
İçinde şarkıcısından gazetecisine, sendikacısından siyasetçisine farklı meslek gruplarından kişiler bulunan bu örgüte göre "Türkiye hızla Ortadoğu'nun gerici bataklığına sürükleniyormuş". Hatta iş o noktaya varmış ki "gerici azınlığın provokasyon ve saldırıları göz ardı edilip, laikliği savunanlar cezalandırılıyor"muş.
Öğrenciler Ramazan kutlayınca gerici, Cadılar Bayramı kutlayınca ilerici oluyor yani. Bu kişilerin bir gün olsun Noel ya da Sevgililer Günü kutlamanın laikliğe aykırı olduğunu söylediğini duydunuz mu Oysa her ikisi de Hıristiyan azizler adına kutlanıyor: Aziz Valentin ve Aziz Nikola.
Ortadoğu'ya bataklık diyen listede Ali Balkız, Sabahat Akkiraz, Timur Soykan, Zafer Arapkirli gibi Beşar Esat'a toz kondurmayan, Rusya'ya kaçtıktan sonra ise "Aleviler öldürülüyor" diye modası geçmiş yalanları tekrarlayanlar var.
Bunlara göre Ortadoğu'yu Esat gibi kan dökücüler yönettiğinde sorun yok. Yüzbinlerce insan pres makinelerinde ezilip cesetleri çukurlara doldurulduğunda Ortadoğu harika bir yer.
Ne zaman ki insanlar başlarına musallat olan Sovyet artığı mezhepçi diktatörden kurtulup rahat bir nefes alıyor, işte o anda Ortadoğu bir anda bataklık oluyor.
Sinelerinizde yatanı çok iyi biliyoruz

6