Türkiye'de kendisini tutuklayabilecek hakimin olmadığını söylüyordu. Tutuklandı. Kimsenin kendisini yargılayamayacağını, kitlesinin buna izin vermeyeceğini söylüyordu. İmamoğlu artık yargının önünde.
Yolsuzluk, irtikap ve casusluk gibi suçlardan mahkeme huzuruna çıktığı ilk anda alışık olduğu gibi şov yapmaya yeltendi. Mahkeme salonunu bir miting alanına çevirmeyi hesaplamıştı. Ancak hakim bu şova izin vermedi.
Aylarca hazırlanan o şov, hakimin jandarmaya verdiği tek bir talimatla dağıldı: "Salonu boşaltın."
Şimdi hesap zamanı.
Aslında savunmasına aylar öncesinden "Ekrem'in üzerine toz konmaz" diyerek başlamıştı. Çünkü insanı en iyi tanıyan yine kendisidir. Hangi işlere giriştiyse, hangi ilişkiler ağını kurduysa, bunu en iyi bilen de odur.
İmamoğlu'nun beklemediği şey ortaya bu kadar çok itirafçının çıkması oldu. Şimdi hepsiyle yüzleşmek zorunda kalacak. İtirafçılar savcıya verdikleri ifadeleri mahkeme huzurunda tekrarlar hatta daha fazla detaylandırırken, karşılarında İmamoğlu olacak.
Bu yüzleşme suçlamaların ne kadar gerçek olduğunu ve hangi delillere dayandığını da ortaya koyacak.
Artık İmamoğlu "Bana bakan Mustafa Kemal'i görür" gibi sözlerle kamuoyunu yanıltmak imkanına da sahip değil.
CHP'lilerin çoğunun iliklerine işlemiş olan "yargılanmadan muaf" olma durumu geçmişte, tek parti döneminde kaldı. Fakat hala bazıları rüyalar aleminde yaşamını sürdürüyor.
İşte yargılamanın ilk gününde Türk Milleti adına

3