İran'a yönelik savaşın başlamasının üzerinden henüz bir ay geçmeden Irak savaşa dahil oldu. Bu durum Ortadoğu'daki gelişmeleri yakından takip edenler için bir sürpriz değil. Çünkü Irak, ABD işgalinden bu yana İran etkisinin belirleyici olduğu bir yapıya dönüştü.
Bağdat yönetimini hür, Irak'ı bağımsız bir ülke sananlar fark etmese de İran'ın sınır komşusu üzerindeki varlığı Lübnan ve Yemen'deki uzantılarıyla kıyaslandığından çok daha derin ve çok daha güçlü.
ABD güçleri günlerdir Irak'taki Haşdi Şabi Karargahlarını yerle bir ediyor. 23 yıldır Irak halkına korku salan örgütlerin liderlerini eliyle koymuş gibi bulup, infaz ediyor. Peki nasıl oluyor bu Çünkü onları oraya "kendi eliyle" koydu.
İran'ın 47 yıldır sürdürdüğü geleneksel dış politikası görünürde ABD karşıtlığı üzerine kurulu olsa da saha gerçekliği aslında bunun tam tersiydi. Bu çarpıcı hakikati göz ardı eden tüm değerlendirmeler boşlukta "gülünç bir yankıya" dönüşüyor.
Pek çok ülke tarafından bileşenleri ayrı ayrı terör örgütü olarak kabul edilen Haşdi Şabi bir çatı yapılanması. İçinde irili ufaklı "Bedir Tugayları, Irak Hizbullah'ı, Asa'ib Ehl el-Hak, Ali Tugayları ve Horasan Tugayları" gibi Şii örgütleri barındıran yapının gövdesini Bedir Tugayları oluşturuyor.
Saddam Hüseyin yönetimini devirmek üzere teşkilatlanan Devrim Konseyi'nin silahlı kanadı olan Bedir Örgütü 1982 yılında İran'da Devrim Muhafızları tarafından kuruldu.
Bu sırada İran ile Irak arasında bir savaş sürüyordu. Bedir Örgütü İran saflarında kendi ülkesine karşı savaştı. 1988'den Irak'ın işgalinin başlayacağı 2003 yılına kadar ise askerî açıdan İran eliyle güçlendirilip büyük bir milis örgütüne dönüştürüldü.
Irak işgal edilmeye başladığında ABD birliklerine yol açarak ilerlemesini sağlayan Bedir Örgütü oldu. Böylece Amerikan Kuvvetleri Basra'dan Bağdat'a kadar 550 kilometrelik yolu 19 günde tamamlayabildiler. Ancak ABD'nin örgütle olan işbirliği henüz yeni başlıyordu.
Üç yıl boyunca Bağdat ve Musul başta olmak üzere Irak'ın Felluce, Diyala, Ramadi ve Tikrit gibi Sünni şehirlerindeki güçlü direnişi bastırmak için ABD bu örgütü sahada aktif olarak kullandı. Karargahlarını kurdu. Silahla donattı. Örgüt mensuplarını ABD'li subaylar eğitti. Onlara gelişmiş sorgulama yöntemlerini ve meskûn mahal operasyonlarının nasıl yapılacağını Amerikan askerleri öğretti.
Sahada tüm bunlar olurken örgütün siyasi kanadı Devrim Konseyi lideri Abdülaziz el Hekim Irak'ın yönetimini bir diğer Şii yapı olan Dava Partisi'yle birlikte devraldılar. Doğrudan Hamaney'e bağlı olan Bedir Örgütü'nün mensupları, tasfiye edilen Irak Ordusu ve polisinin yerini alırken, Bağdat yönetimi de 20 yıl boyunca İran'da örgütlenen bu iki Şii parti tarafından ele geçirildi.

4