İsmail Müftüoğlu

İsmail Müftüoğlu

Milli Gazete
Yaşam / Din 42 yazı 0 takipçi

Reis: Geçme Nâmerd köprüsünden ko aparsın su seni

İnsan olarak birinci ve en önemli vazifemiz, iyiliği emretmek ve kötülüğü nehyetmektir. Çünkü "İnsanlar kötülük karşısında tarafsız kalma hakkına sahip değillerdir." (Maday) "İyi insan olmak için kimseye kötülük yapmamak yetmez, (insan) iyilik etmesini de bilmelidir. (François F.) Kötülüklerden uzak durmak, erdemli kişilerin işidir. Bunun için ata

Ağabey diyor ki üç şeye sahip çık; eline, beline ve diline

Ülkemizde, maalesef yanlışlar hüküm sürmektedir. Onun için siyasetimiz de kirlenmiş durumdadır. Unutmamak gerekir ki, yanlışın hüküm sürdüğü bir ortamda, doğru insanlar hep geri saflarda kalır. Zira iyi ve dürüst insanın ahlâk ve adalet sınırları vardır. Ama dürüst olmayan ve ahlâksız olanların hiçbir sınırı yoktur. Onun için hiç kimseye boyun

Ağabey diyor ki; Akrabaydık, Akrep olduk biz bize

Toplumların çektiği eziyet, yöneticilerin aklını kullanmamasından kaynaklanmaktadır. Tüm yöneticilerin ve bilhassa siyasilerin şaşkınlığı, akıl tutulmasından ileri gelmektedir. Oysa aklın tarafsız ve adilane kullanılması durumu, tabanda huzura vesile olur. Malum, Peygamber Efendimiz'in: "İnsanı insan yapan akıldır. Aklı olmayanın dini de yoktur" b

Ağabey diyor ki "süte su karıştı"

Bir ülkede iktidar olanlar, derde derman yerine sadece konuşmakla yetinirse, o ülkede sosyal ve siyasal olaylar zuhur eder. Böyle iktidarların dış politikada müessir olabilmesi son derece zordur. Zira cereyan eden olaylara taraf olabilme imkânı çok azalır. İktidarın söylemleri askıda kalır. Bunun önlenmesi güçlü liderlerle mümkün olur. Hemen belir

Ağabey diyor ki; aldanmayalım

"Ey Âdemoğulları! Şeytana kulluk etmeyiniz diye beyan etmedik mi O, size apaçık bir düşmandır." (Yâsîn/60) Ülkemiz, 23 yıldan beri, maalesef rahat nefes alabilmiş değildir. Zira yönetenler hep inanmadıklarını söyleyerek icraatlarına devam edegelmişlerdir. Ekonominin kusursuz işlediğini, paylaşımın adilane yapıldığını, sosyal alanda katmanların bar

Ağabey diyor ki tok olanları besler doyarız

İnsanlar her konuda ve her fiilinde Allah korkusundan bihaber davranırsa, nefsi taşkınlıkların önüne geçemez, o zaman da Allah korkusu söylemi havada kalır. Bir insanda Allah korkusu bulunmazsa, kuldan da utanmazsa nereden bilsin ki namusu, şerefi, edebi, adabı, itibarı Bu gibi değerlerden bihaber olanların bildiği, sadece zevk ve keyif almaktan i

Ağabey diyor ki; liderler erkek olmalı/ürkek olmamalı

Bir insanın lider olabilmesi için, önce gerçek ve kuvvetli bir imana sahip olması gerekir. Çünkü: "İman hem nurdur, hem kuvvettir. Hakiki imana sahip olan kâinata meydan okuyabilir." Bu imana sahip olanlar, ufukları aşmış bir kahraman olarak yaşamış ve bugün dahi kahraman olarak bilinmektedir. Ancak kendisinde din ve iman gayreti olmayan Müslümanl

Ağabey diyor ki korkunun ecele faydası yoktur

İsrail, uzun zamandan beri, kudurmuşçasına, Ortadoğu ülkelerine bahaneler uydurarak ve ABD'yi de yanına alarak saldırmaya devam etmektedir. Önce Filistin'den Gazze'ye, ondan sonra Lübnan'a, daha sonra Suriye'ye, arkasından İran'a ve daha sonra da Katar'a saldırma cüretinde bulunmuştur. Bütün bunlara rağmen hâlâ Müslüman(!) ülkeler suskunluğunu mu

Ağabey diyor ki; âkil sıfatında budalayız

Bir ülkede siyaset yozlaşırsa, her gün şaibelerle çalkalanırsa o ülkede istikrar olmaz. Böyle bir ülkede huzur sağlanamaz, refah ve saadet beklenemez. Hele hele iktidar ve muhalefet devamlı birbirini ağır suçlamalarla itham ederse, böyle bir ülkede rahat nefes alınamaz. Böyle bir ülkenin, dış ülkelerde de itibarı olmaz. İktidarlar ve muhalefet par

Ağabey diyor ki; ya kâfir ol ya tam müslüman

Bugünkü siyasetimizde, maalesef milletimize doğrular söylenmiyor. Tam aksi, milleti aldatan konuşmalar yapıldığını görüyor ve dinliyoruz. Hz. Ali buyuruyor ki: "İnsanları aldatan, onlara düzen kuran, onları kandıran kimse (kim olursa olsun) bizden değildir. Şüphesiz o (onlar) lanetlenmiş bir melundur." Onların peşinde koşanlar, onları destekleyenl

Ağabey diyor ki; insan edebi kadar akıllı, aklı kadar şerefli, şerefi kadar da kıymetlidir

İnsanlar mal yığmak için, rütbe ve makam sahibi olabilmek için, fani bir ömür ve geçici bir dünya için çırpınıp durmaktadır. Bazen yalan söylemekte, bazen de çalmak için her türlü hale ve bukalemun gibi her renge girmede mahsur görmemektedir. Bu hal, insanı fıtrat dışına itmektedir. Böylece kul olma özelliğini de kaybetmektedir. Onun için de dünye

Ağabey diyor ki uyanmamız gerekmiyor mu

Bir ülkenin ayakta kalabilmesi için, öncelikle ahlâk ve maneviyata önem vermesi, arkasından da sanayileşmesi gerekir. Ahlâkı dejenere edilen milletlerin ayakta kalması son derece zordur. Hele hele ar ve hayâ damarları kurumuş veya kurutulmuş bir milletin payidar olması mümkün değildir. Ayrıca sanayileşmesi başlamamış ülkelerde, üretim olmayacağı iç