Yazar, toplumda bulunduğu iddia ettiği münafık ve cahil insanların vicdanlarının kuru olması nedeniyle zararlı olduğunu savunmaktadır. Bu insanları belirlemek ve onlardan uzak durmak gerektiğini söylemek için geniş bir dini ve edebî kaynak kullanmaktadır. Ancak kişilerin iç dünyasını tamamen kapalı olarak değerlendirmek ve adil olmak arasındaki çizgiyi nasıl çekeceğiz?
Uzun zamandan beri makaleler yazmaya, insanları da uyarmaya çalışıyoruz. Hiç kimseden iltifat beklemiyoruz. Çünkü niyetimiz Allah'ın verdiği nimetlere mazhar olmaktır. Bununla ilgili Yümnî (Emin) der ki:
İstersen eğer mazhar-ı eltâf-ı Hak olmak
Daim hazer et fâsık olan ehl-i riyâdan
Yani, Cenab-ı Hakk'ın sonsuz nimetlerine mazhar olmak istersen, sapık, isyankâr ve ikiyüzlü insanlardan daima sakın ve onlardan uzaklaş. Bu gibilerle hemhal olma. Zira bunların ihanetini kestirmek kolay iş değildir.
İnsanoğlu hilebazdır, kimse bilmez fendini
Her kime iyilik edersen, sakla ondan kendini
Nitekim iyi niyetle el uzatılanların, zaman içinde akrepleştiğini görüyoruz. Yapılan iyilikler unutuluveriyor. Bu gibiler haksız da olsalar, kabadayıca davranıyor.
Onun için denir ki;
Câhil ile sohbet ederse kişi
Ârifin yanında hacel(utanma, kızarma)dir işi.
Yani cahil hem nadan olur hem de münafık olur. Sözü ile özü bir olmaz. Böyle insanlara iyilik yapmak boşuna zahmettir. Bunların özünde sıkıntı vardır.
Nitekim:
Câhilin âlim katında, sözünün mikdârı yok
Kendi eşek, giydiği çul, başının yuları yok
Bu gibiler insanlıktan anlamaz. Zira yalan konuşur, hırsızlık yapar, helal lokmadan uzak durup haramla beslenir. İftira atar, terbiyesiz mahlûklardır. Bu gibilere insan demek, aslında zulümdür. Bu gibiler aynı zamanda nankördür. Bunlarla uğraşmak zaman kaybıdır.
Malum:
Kişiye her işi âlâ görünür
Kuzguna yavrusu Anka görünür
Ayrıca hemen belirtmekte fayda vardır ki;
Kâşâne-i gerdûn yıkılır, âha dayanmaz
Canlar yakanın sanma ki bir gün canı yanmaz
Yani iyiliğe kötülük ile cevap vermek, kişiyi değeryap kılmaz. Yapılan kötülük yerde kalmaz, can yakar. Unutmamak gerekir ki, "insafı bırakmamaktır insaf" denir. Tabii ki anlayana, idrak edene...
Susuz değirmenlerin ne ile döner çarkı,
Kerem etmeyen beyin fakirden nedir farkı
Onun için konuşurken temkin esastır. Beyni iyi kullanarak, yol kat etmek gerekir. Ben bilirim havasını estirmek budalalıktır. Çünkü demekle olmaz, icraat gerekir.
Toplumumuzun içinde maalesef böyle lüzumsuz insanlar da barınmaktadır ve varlıkları zararlıdır. Zira bunlar bencildir, hak-hukuk tanımaz, yobazdır. Malumdur ki;
Nâdân ile sohbet etmek güçtür biline,
Çünkü nâdân ne gelirse söyler diline.
Bu gibilerin dili acı verici ve utandırıcıdır. Haksızlık yapmak işine gelir, yalan mesleği gibidir. Böyle insanlara selam vermek bile israftır.
Hakşinas olmayan, vicdanı kararmış insandan hayır gelmez. Çünkü vicdanı kurumuş insanlar topluma ayak uyduramaz, yalana, dolana saplanır. Eğer vicdan, insanı kötülüklerden alıkoymuyorsa, o kişilerden hayır ummak boşunadır.

4