Haşmet Babaoğlu

Sabah

Gecenin bir vakti İstanbul

Dünya hâlleri kasırga gibi bastırdı... İnsan acısı ne giydiğinizi, ne yediğinizi, ne içtiğinizi bile unutturuyor. Öyle günler ki... Uzak nedir, artık bilmiyorsun... "Kendinin ücrasında" yaşamak mümkün mü Uyuyamıyorsun... Nasıl getirilir uyku Koyunları atlatmak işe yaramıyor; çocuk değilsin... Karanlıkta cep ışığında sosyal medyaya falan takılmak f

Haftanın notları: Anlayın artık!

Gün gelir; sözler sadece gürültü çıkarır, bilgiçlikler hiçbir şeyi açıklayamaz hâle gelir... Gün gelir; iletişim sarhoşluk olup çıkar, ticaret denilen faaliyet korku ve kibir alışverişine dönüşür... O zaman tek soru kalır geriye... Zulmü görüyor musun; mazlumun yanında duruyor musun Tartışacak bir şey yok! "Bu işletmede BOYKOT ürünleri kullanılmam

Açıklamalar açıklamıyor

Bir... İsrail, Lübnan'da giriştiği operasyonla dünyaya saldırdı. Ne demek istiyorum İki dakika durun, düşünün... Kendinizi ve herkesi... Biraz TV haberlerini, biraz da sosyal medyayı karıştırın... Göreceksiniz ki, her ülkenin sade vatandaşları elektronik haberleşme cihazlarına şüpheyle bakmaya başladı... Her kafadan başka bir ses çıkıyor ama hepsin

Birleştirilmiş Milletler...

Artık kabul edelim... Birleşmiş Milletler fostur. Devletlerin, siyasetçilerin, diplomatların avuntu platformudur... Akıbeti de az çok bellidir. Hiç şüpheniz olmasın... KÜRESELCİ OLİGARŞİ izin verdiği an, tıpkı Cemiyet-i Akvam (1920-1946) gibi tarihin çöplüğüne karışacaktır. BM Güvenlik Konseyi daimi üyelerine verilen veto hakkı, diğer devletler iç

"Hastayım, öyleyse varım" zokası

Masmavi denize karşı kıyıya atılmış bir şezlong.. Boş... Oturup keyif çatacak birini bekliyor... Belli ki ortalarda öyle birisi yok... Sosyal medyada rastladığım bir fotoğraf bu... Üzerine de "hayatın lüksleri"ne dair bir not düşülmüş... En başta "sağlık" yazıyor. "Lüks" kavramı burada mecazen kullanılmış... "Ulaşılması zor konfor" ve ancak belli

"Ne yapıyoruz biz abi ya!"

"Artık kimseyi düşünemiyorum" diyor... "Ne akrabalarımın dertleri, ne ülke, ne de dünya!.. Tek bir günde başka biri oldum... Tv'de Ortadoğu haberleri başlayınca zaplıyorum; gazete okumak istemiyorum; biraz sosyal medyaya bakıyorum, başım ağrımaya başlıyor. Tek korkum var; işimde bir sıkıntı çıkması... Geçen kırk yıllık arkadaşım küçük bir miktar bo

'Hâlâ dünyanın sonu gelmedi'

"Aydınlık ama ilkbaharın, yaz mevsiminin aydınlığı değil, besbelli ki sonbahar ışığı bu..." Stefan Zweig'ın, Tolstoy'un romanlarını bu sözlerle tarif edişini çok sever Kemal Tahir... "Bu aydınlık yüreği ısıtmıyor, hayata hız vermiyor, tam tersine yaklaşan kışın mukadder olduğunu inatla hatırlatıyor... Gaddar bir dünya bu!" Çok değer verdiğim rom

Haftanın Notları: Bizi 'hasta' eden atmosfer

Tamam! Sosyal medyasız olmaz. Yapamayız... Geçti Bor'un pazarı; zaten eşek falan da kalmadı... Hiç değilse nasıl bir yerde olduğumuzu bilelim! Sosyal medya ya uyutuyor ya da kaygılarımızı, korkularımızı, haset ve nefret gibi en aşağı duygularımız uyandırıyor... Sosyal medyada geçirdiğimiz vakit bizi "hasta" eden bir enformasyon ve manipülasyon rüzg

İsrail, Türkiye, geçmiş, bugün...

1922 yılı hem Anadolu için hem de Filistin için kritik yıl... Haziran 1922'de Milletler Cemiyeti'nde Filistin'de İngiliz Manda Yönetimi kabul edilip ilan edildi. Artık Ortadoğu'nun eskiye dönmesine ilişkin bütün kapılar kapanmış; siyonizm treni son durağa yaklaşmıştı. Bu arada kuzeyde Fransızlar ve İtalyanlar bütün mevzilerini terk ederken "Anadolu

Tiksindim

Aralarında tanıdıklarım da var... Hala bayramlarda seyranlarda haberleştiklerim var... Ne yalan söyleyeyim... İçim bulanarak izliyorum hepsini... Bir kız çocuğunun cesedi üzerinde tepiniyorlar. Pervasız ve yüzsüz bir ısrarla yaptıklarının siyaset olduğunu sanıyorlar... İnsanların inanç dünyasına, devlete, uzak oldukları kültürel ve sosyal çevrelere