Yetenekli Kalemler

Yetenekli Kalemler

Türkiye
Kültür-Sanat 635 yazı 0 takipçi

Helal süt emmek

Anadolu'nun kadim kültüründe bir insanın karakterinden bahsedilirken söylenirdi: "Helal süt emmiş." Aslında bu söz, sıradan bir övgüden çok daha fazlasıydı.Helal süt emmek yalnızca helal lokmayla büyümek değildir. Bir annenin evladına sevgiyi öğretmesi, bir babanın dürüstlüğü örnek olması, büyüklerin duasıyla büyümek, küçüklere merhamet göstermeyi

Antepli Kumandan Firdevs Ana

Bir milletin tarihini yalnızca cephede savaşan askerler belirlemez. Gaziantep'in kurtuluş mücadelesi, işte böylesine görünmeyen ama unutulmaması gereken kahramanlarla doludur. Bu kahramanlardan biri de Antepli Firdevs Anadır.1870 yılında Gaziantep'in Şehreküstü semtinde dünyaya gelen Firdevs Ana, sıradan bir hayat sürerken tarih onu milletinin en z

Onlara değerli olduklarını hissettirin

Sevgiyle büyüyen bireylerin ruh sağlıkları yerinde olur. Sevgi, saygı, empati ve anlayışın hâkim olduğu bir ailede büyüyen çocuk kendini ve çevresindekileri seven, kendisiyle ve hayatıyla barışık, öz güveni yüksek bir birey olarak yetişir.Çocuğun davranışlarının ve huyunun temelleri evde atılır. Anne-babası tarafından sevildiğini hisseden çocuk ken

Kutladığımız kadar anlayabilmek

Baba olmak, öncelikle bir erkeğin kalbinde ve zihninde çocuğuna yer açmakla başlar. Çocuk, kitapların yazmadığı, öğretmenlerinin öğretmediği pek çok hayat bilgisini babasından öğrenir.Çocuk dünyayı babasının gözleriyle görür, onun gibi yürümeye, onun gibi davranmaya, onun gibi konuşmaya çalışır.Babasız evlerde akşam erken olur. Babasız bir ev, duva

Toprağa ait oluşumuzu unutunca

Bundan elli sene öncesinde hemen her köyde hemen her ailenin koyunları, keçileri, inekleri, öküzleri vardı. Tavuk kaz ördek gibi küçük evcil hayvanların esamesi bile okunmuyordu... Yumurtaya para verilmezdi. Tere maydanoz soğan marul herkesin bahçesinden sofraya taze kopartılıp getirilirdi. Hemen her ailenin evi yanında sebze ve meyve bahçesi vardı

Doğruyu söylemek gerekirse

Bir tarihte Yenibosna-Sefaköy arasında çıkma oto parçacıları vardı. Orada ihtiyacım olan parçayı ararken bir köpek gördüm. Dev gibi cüssesi vardı ama ona rağmen saldırmadı. Dikkat ettim köpek ağzını tam kapatamıyordu. Çünkü çok yaşlıydı. Sahibine sordum:"Nasıl besleniyor" dediğimde "özel yiyecekleri var" demişti. "Demek ki dünyada vefa ölmemiş" dem

Kabir taşında kendi adımı görünce

Kabir ziyaretleri insana ölümü hatırlatır, ölüden ibret alıp ahireti düşündürür. Hatalarını akla getirir, pişman olur. Böylece kişi, kendisinin de bir gün bu hâle düşeceğini hatırlayıp kimseye kötülük etmeyi düşünmez. Bundan sonra hâl ve hareketlerine daha dikkat edip daha iyi bir Müslüman olmaya çalışır.Bizim köyümüzdeki caminin kabristanında bir

"Sen niye varsın ki bu dünyada"

Dünyanın bütün kazançlarını bir kez gönül almakla kıyaslasanız... Terazinin bir kefesine dünyanın bütün kazançlarını, diğer kefesine bir insanının gönlünü kazanmayı koysanız, gönül almanın derecesi Allah katında hepsinden değerlidir. Kalpleri Kâbe olarak görürsen hiçbir kalbi kırmaya cesaret edemezsin. Zaten kalpler de Allah'ın nazargâhı değil midi

İnsanın insana emanet edildiği saha

Eskiler sabah namazı sonrası şafağın serinliğinde, çarşıda dükkânların kapısını anahtarın yanı sıra "Bismillah" diyerek halis niyetle açarlardı. Şimdilerde ticaret denilince akla sadece rakamlar, kâr marjları ve soğuk hesap kitaplar geliyor.Oysa ticaret, rakamların eşyayı kovaladığı bir koşturmaca değildir. Bu meydanın yıkılmaz iki ana direği vardı

Karar verme gücüne inanın

Hayatımızın belirli dönemlerinde kararlar vermek zorunda kalırız. Büyük tereddütler yaşar, hata yapmaktan korkarız. Ama kararsızlık en kötü karardan bile daha zarar verebilir. O halde;1-Karar vermenin gerçek gücünü unutmayın. Aslında hayatınızı değiştirmeye, o yeni kararı verdiğinizde başlıyorsunuz. Unutmayın ki bir kararın gerçek olup olmadığı yen

Dert yarıştıranlar kulübü

Çevremizde bu tarz insanlar hep vardır. Biraz sizde bir sızlanma emaresi görsünler, hemen kendi acılarını ceplerinden yerlere döküverirler. "Senin çektiğin ne ki Bak bendekilere" deyip sizin acınızı, sızınızı ayaklarının altına alır ve kendi acılarını yeniden parlatıp ceplerine doldururlar. O cepler de yetmez! Neden Çünkü yeniden anlatınca acıların

Güneş hayattır, hayatın kaynağıdır...

Bir tarihte bulunduğum ilçede arkadaşlar denize girerken hasta olduğum hâlde ben de girdim. Öğrenilmiş korkuma göre hastalığın ilerlemesini beklerken, ertesi gün kendimi öyle hissettim ki, sanki günlerce hastalık çekmemişim. Bunu bir alanında uzmana sorduğumda "hastalık etkisini kaybetmek üzereymiş" demişti. Ne diyelim, başarı bütünseldir.Denildiği