Kahvenin başına gelenler pişmiş tavuğun başına gelmedi! İnsanoğlu kahve içmeye başladığından beri kahve aynı kahve ama etrafındaki dünya epey değişti. Eskiden bir tepsiye fincan, yanına su ve bir lokum konur, kahve gelirdi. Şimdi kahvenin gelişi için epey hazırlık yapılıyor.
Kahve makinesinin modeli, kahvenin çekirdeği, öğütülme derecesi, fincanın şekli, sunum tepsisi... Suyun bile artık bir karakteri var. İçine kuru gül mü koysak limon dilimini bardağa mı saplasak Yakında su "ben zaten suyum, beni rahat bırakın" diyecek.
Fincanlar zaten ayrı mesele. Bir kahve içeceğiz ama fincanın da ruh hâline uygun olması gerekiyor. Sabah başka, misafir gelince başka, özel günlerde başka... Dolapta fincan sayısı aile nüfusunu çoktan geçmiş durumda.
Kahve makinelerinin fiyatları da cabası. Bazılarını görünce insan, "Bu makine kahve mi yapıyor, yoksa çekirdeği tarladan kendisi mi topluyor" diye düşünüyor.
Dışarıda kahve içmenin de artık ayrı bir hesabı var. Kahveyi içerken keyif, hesap gelirken kısa süreli bir muhasebe toplantısı yaşanıyor.
Bütün bunları seviyoruz. Güzel fincan, güzel sunum, kahve köşesi... İnsanın gözünü de gönlünü de hoş ediyor. Mesele bunların olması değil. Sadece bazen kahvenin etrafında o kadar çok şey birikiyor ki, kahvenin kendisine sıra gelmesi biraz gecikiyor.
Eskiden kahve bahane, sohbet şahane derdik. Şimdi kahve de şahane, fincan da şahane, tepsi de şahane... Muhabbet biraz figüran kalmış galiba; başrolü sunum kapmış. Neyse, dekorun arkasında bekliyorsa çağırıverelim, kahve soğumadan biraz da muhabbet edelim.
Yoksa yakında kahve içmek için önce kahve köşesine randevu almamız gerekecek!
İlknur Şahin
ŞİİR
Aynayı kırma
Başkasında kusur, arama gönül,
Kendi hâline bak, ey güzel gönül.
Ayna sana söyler saklı olanı,
Doğruyu kendinde ara ey gönül.
Bir hata işlersen hemen dön geri,
Vicdanın seslenir, dön yine geri.
Nefsin bahaneler dizer önüne,
Hakkı kabul eyle, hemen dön geri.
Yanlışa alışır günbegün insan,
Vicdan susar sonra, aldanır insan.
Günahına bir gün ibadet derse,
Kendi eliyle de yıkılır insan.
Kusurunu bilmek büyük devlettir,
Eksiğini bilmek güzel nimettir.
Nefse ağır gelir açık bir ikaz,
Hatasını görmek gerçek servettir.

16